metrika yandex
  • $44.73
  • 51.42
  • GA51500

Haberler / Dünya

Eski Siyonist Başbakan: Önümüzdeki 4-8 yıl son şansımız

24.06.2026

Siyonist İsrail'in eski Başbakanı Naftali Bennett, katıldığı bir televizyon yayınında işgal rejiminin 7 Ekim sonrasında içine düştüğü askeri, ekonomik ve demografik çalkantıları ele aldı. Eylül ya da Ekim ayında İsrail'de gerçekleşecek seçimlerde Bennett, Netanyahu ve Gadi Eisenkot'la birlikte en güçlü isim olarak öne çıkıyor.

Direniş Ekseni'nin Siyonist rejime dayattığı yıpratma savaşının işgal devleti için varoluşsal bir tehdit oluşturduğunu kabul eden Bennett, İsrail'in stratejik olarak uzun bir savaşı kaldıracak kapasitede olmadığını şu sözlerle dile getirdi:

 

"Her şeyden önce, uzun savaşlar olmamalı. Savaşı yıllarca sürdürme doktrini veya yöntemi tüm anlayışımıza aykırıdır ve İsrail'e uygun değildir. Biz küçük bir devletiz; bu durum ekonomiyi yıpratıyor, yedek askerleri tüketiyor ve uluslararası konumumuzu bitiriyor."

"Tarihimizde İlk Kez ABD'de İstenmeyen Durumdayız"

Sahadaki tıkanmışlığın uluslararası arenaya, özellikle de en büyük hamileri olan ABD'ye yansımalarını değerlendiren Bennett, Siyonist varlığın küresel desteğini kaybettiğini vurgulayarak şunları söyledi:

 

"İsrail devleti tarihinde ilk kez Amerika Birleşik Devletleri'nde (kamuoyu nezdinde) negatife düştük. Devletin kuruluşundan bu yana İsrail, Amerikan algısında her zaman olumsuzdan çok olumlu olmuştur. Bugün ise İsrail olumludan çok olumsuzdur. Bütün bunlar birbiriyle bağlantılı. Eğer konumunuz aşınırsa bu durum eninde sonunda askerlerimizin ellerini kollarını bağlar."

"Karnıma Bir Bıçak Saplanmış Gibi... Ülkeyi Terk Ediyorlar"

Yayının en can alıcı kısımlarından biri ise Siyonist toplumdaki "tersine göç" gerçeğiydi. İşgal devletini ayakta tutan elit tabakanın (yüksek teknoloji çalışanları, doktorlar ve akademisyenler) ülkeyi terk edişini çaresizlikle anlatan Bennett, bu durumu "dünyadaki en korkunç şey" olarak tanımladı:

 

"Bunu (ülkeyi terk ettiklerini) duyduğumda dünyadaki en korkunç şey olduğunu düşünüyorum. Karnıma bir bıçak saplanmış gibi... Benim çevremde de gidenler var. Dünyanın en harika insanlarından biri, sinirbilim uzmanı (ülkeyi terk etti). Onlara nedenini sordum. Bana dedi ki: 'Ben rasyonel bir insanım. Rasyonel olarak burada benim için bir gelecek yok.'"

Gelecek göremeyen Siyonistlerin "İstenmiyoruz, bizi ezecekler" diyerek akın akın yurtdışına gittiğini belirten Bennett, özellikle uzman açığının gelecekte yaratacağı yıkıma dikkat çekti:

 

"Bu durum özellikle üç grubu vuruyor: Yüksek teknoloji (hightech) çalışanları, akademisyenler ve doktorlar. Montreal'e gittim. Orada 40-50 İsrailli uzman doktor vardı ve bize 'Geri dönmüyoruz' dediler. Arkanızda duracak bir piyadeniz olmadığında, vasat veya üçüncü dünya standartlarında bir çocuk doktoruna kaldığınızda, bir sonraki gelir kapısı Amerika'da açıldığında ve gelirler düşüp üçüncü dünya ülkesine dönüşmeye başladığımızda bu bize nasıl yardım edecek?"

"Ya Şimdi Ya Hiç"

Siyonist rejimin birçok alanda krizi içerisinde olduğunu ifade eden Bennett, “Sadece askeri hizmet veya ekonomiyle ilgili değil, özellikle Siyonizm ve demokrasiyi korumak adına önümüzdeki dört-sekiz yıllık süreci son şansımız olarak görüyorum. Artık ya şimdi ya hiç. Demografik değişim öyle bir noktaya geldi ki, Siyonizm ve demokrasi karşıtı nesiller yetiştirmemizi kaldıramayız. Ben asla kimseye "İsrail'de kalmanın anlamı yok" demem. Ancak nesnel durum öyle bir noktaya gelir ki, insanlar ülkeden ayrılmayı tercih eder.” dedi.

İran’a Yönelik Planları

Bennett, İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik planlarına da değinerek şu ifadeleri dile getirdi:

 

"İran'a karşı savaşın süresini uzatmanın bir anlamı yok. İran'da daha fazla inisiyatif alarak askeri (kinetik) eylemlere girişmenin bir mantığı yok. Benim İran'a yönelik yaklaşımım, rejimin çöküşünü hızlandıracak eylemler yapmaya dayanan uzun vadeli bir stratejidir. Çoğunlukla askeri olmayan; ekonomik, diplomatik, siber, Mossad, etki (operasyonları) ve sanayi odaklı..."

Bu yıkıcı stratejiyi 2018'den beri kabinede savunduğunu ve başbakanlığı döneminde uygulamaya koyduğunu belirten Siyonist siyasetçi, Reagan dönemi ABD'sinin Afganistan ve Polonya'da uyguladığı iç isyanları fonlama ve muhalifleri silahlandırma taktiklerini "incelediğini" belirtti.

30 Bin Starlink Cihazıyla İsyan Planı

Bennett'in açıklamalarındaki en çarpıcı kısım ise, İran'daki sokak olayları ve Batı destekli isyan girişimleri sırasında Siyonist rejimin oynadığı aktif roldü. İran'ın kendi iç güvenliğini sağlamak amacıyla aldığı tedbirleri delmek ve sokaktaki kaosu sürekli kılmak için bizzat devlet eliyle yürüttükleri "Starlink" operasyonunu şu sözlerle ifşa etti:

 

"Size desteklediğim, süreç içinde olan ama sonradan durdurulan bir şeyden örnek vereyim. Şunu söyledim: Orada her birkaç yılda bir rejimi tehlikeye atan devasa protestolar oluyor. Peki rejim her seferinde ne yapıyor? İnterneti kapatıyor. O zaman (2021'den bahsediyorum) dedim ki; şimdi 30.000 Starlink (uydu interneti) alıcısı tedarik edelim. Bunları içeri sokalım ve rejim interneti bir dahaki sefere kapattığında interneti bizim açacağımızdan emin olalım. Bu mümkün. Rakipleri (muhalif grupları) güçlendirelim. Hangi gruplar olduğunu söylemeyeceğim..."

“Filistin Arap Liderlerin Umurunda Bile Değil”

Bennett, bölgesel normalleşme süreçleri ve işbirlikçi Arap rejimlerinin Filistin davasına yönelik ikiyüzlü tutumları hakkında çarpıcı ifadeler kullandı. 

Röportajda sunucunun, "İsrail ve Suudi Arabistan'ın parçası olduğu stratejik bir ittifakı nasıl kurarsın? Suudilerin çok temel bir şartı olduğunu hatırlıyoruz. Çok istiyorlar ama bize 'Önce Filistinlilerle olan bu meseleyi çözmeye başlayın' diyorlar" şeklindeki sorusunu yanıtlayan Bennett, bu şartın 7 Ekim Direnişi'nden sonra dayatıldığına dikkat çekti:

 

"Doğru. Bu talep 7 Ekim'den önce yoktu. Bu sonradan şekillenen bir talep. Hükümetin aşırı ve mantıksız davrandığı durumlarda, bakanların soykırım algısı yaratan veya tahrik edici söylemlerde bulunması talep çıtasını yükseltiyor."

Bölgedeki atmosferi değiştirerek Arap rejimleriyle yeniden anlaşabileceklerini belirten Bennett, "Hiçbirinin (Filistin) gerçekten umurunda değil." dedi.

Siyonist lider, "Peki Arap liderlerin ne umurunda?" diyerek kendi sorusunu şu sözlerle yanıtladı:

 

"Kendi sokakları! Bütün Arap liderlerinin umurunda olan şey kendi sokaklarıdır. Ve eğer sokakları şu anda İsrail'e karşı bir hezeyan içindeyse, onlara bir Filistin devleti sözü versen bile bu onları getirmez."

Normalleşme uğruna dahi olsa asla bir Filistin devletinin kurulmasına izin vermeyeceğinin altını çizen Bennett, işbirlikçi rejimlerin önceliğinin sadece para ve kendi güvenlikleri olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:

 

"Her halükarda yapmayacağım tek bir şey var: Bunun için bile İsrail Devleti'ni bir Filistin devleti ile tehlikeye atmayacağım. Çıkaracağımız yeni bir hikayeyle; doğru ekonomik, diplomatik ve halkla ilişkiler yönetimiyle onlara da çok hizmet eden bu şeyi (anlaşmaları) elde etme ihtimalimiz yüksek. Çünkü onlar için de iş dünyası, ekonomi ve bölgesel güvenlik mimarisi açısından bu çok kârlı."
 
Kaynak: İslami Analiz

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş