ne olacaksa olur, bırak olsun...
insan ömrünün en büyük yanılgılarından biri,
her şeyi kontrol edebileceğini zannetmesidir.
oysa hayat, avuç içine sığacak kadar küçük değildir.
insan hesap eder, tedbir alır, plan kurar; fakat kader bütün hesapların üstüne kendi hükmünü yazar.
işte tam da böyle zamanlarda yorulur insan.
“evlatlarım” demişti ya Yakup peygamber.. “şehre farklı kapılardan girin
girin ki güvende olun.”
olacak olacaktı ve nitekim oldu...
ama Yakup’un gönlü hoş olsun işte
çünkü bazı yükler omuzda değil, zihinde taşınır.
değiştiremeyeceği şeyleri değiştirmeye çalışmak,
kapanmış kapıları zorlamak,
bitmiş hikâyeleri yeniden başlatmaya uğraşmak...
bunların her biri ruhun sırtına vurulmuş görünmez ağırlıklardır.
oysa teslimiyet, vazgeçmek değildir.
teslimiyet; kul olduğunu hatırlamaktır.
her şeyin sahibi olmadığını, her düğümü çözmek zorunda bulunmadığını,
her yarayı iyileştiremeyeceğini kabul etmektir.
bazı insanlar sürekli mücadele etmeyi hayat sanır.
durursa kaybedeceğini düşünür. oysa bazen durmak da bir ibadettir.
bazen beklemek de bir hikmettir.
bazen susmak, yüz cümleden daha doğru bir cevaptır.
çünkü hayat sadece koşanları değil,
tevekkül edenleri de taşır.
nice fırtınalar gördük be müslüman.
bilmez misin işte...
o günlerde sanki hiç geçmeyecek sandık.
gecenin sabahı yokmuş gibi geldi. kalbin yükü omuzlardan ağırdı.
fakat dönüp baktığımızda hepsinin geçtiğini gördük.
insanın içinde kıyamet koparan nice acı, bugün hatıranın sessiz bir köşesinde duruyor.
demek ki hiçbir şey sonsuza kadar sürmüyor.
ne hüzün... ne korku... ne darlık... ne de çaresizlik...
allah, zamanı yarattığı gibi çıkış yollarını da yaratmıştır.
belki de insanın öğrenmesi gereken en büyük hikmet budur:
her şeyi taşımaya çalışmamak.
rabbine bırakmak.
çünkü hayatın akışına güvenmek, aslında onu akıtan kudrete güvenmektir.
ve bazen en büyük güç,
direnmekte değil;
razı olabilmektedir.
ökkes tebessüm etti ve:
"her kapıyı sen açmaya kalkarsan yorulursun be dost.
bazı kapılar vardır ki anahtarı sende değil,
vakitte saklıdır.
vakti gelince açılır. sen yeter ki kapının önünde isyanla değil, sabırla beklemeyi öğren."
dedi ve sustu
KEMENÇE Mİ KUMANÇE Mİ|KEVSER KIRAN
04.07.2026
Hayır ve Şer|Mukaddes Özkan
21.06.2026
İlkel “komünal” toplum|Vahdettin İnce
21.06.2026
Sait Çamlıca ile Derkenar
14.06.2026
Amerika Kaybetti / Mehmet Taşdöğen
26.06.2026
iman vitrine değil mihraba aittir. MUSTAFA AKMEŞE 04.07.2026
bırak da olsun be dost! MUSTAFA AKMEŞE 10.07.2026
TEBDİL-İ MEKÂNDA FERAHLIK VARDIR! AYTEN DURMUŞ 10.07.2026
Dindarların Çelişkileri YUSUF YAVUZYILMAZ 13.06.2026
İnsan, Ahlak ve Siyaset YUSUF YAVUZYILMAZ 21.06.2026
BOSNA GÜNLÜKLERİ - 7 ÜSTÜN BOL 19.06.2026
Bireyselleştikçe Tükenen Vefa AHMET GÜRBÜZ 15.06.2026