İsrail, kuruluşundan itibaren bölgede barış açısından temel risk unsuru olmuştur.İsrail yönetiminde zaman zaman daha barışçıl politikaları tercih eden sol siyasi aktörler etkili olsa da, yaygın olarak aşırı sağ partilerin İsrail siyasetinde merkez sağ ve liberalleri de baskı altına alması, tüm bölgenin ilişkilerini şekillendirmiştir.
Bölgedeki birçok çatışmalı alan ve kriz üzerinde İsrail'in askeri politikalarının etkisi olmuştur.
Etiyopya ile Mısır arasındaki su sorunundan, Irak'taki gerilimlere, Golan tepelerinden, körfezdeki enerji nakil ilişkilerine kadar, çoğu sorunlu alanda İsrail'in yayılmacı politikasının yansımaları görülür.
Son dönemde özellikle Suriye ile ilgili işgal ve müdahale stratejisi, Filistin ve Lübnan'daki saldırılar kadar ciddi bir risk oluşturmaktadır.
Kıbrıs ve Adalar konusunda da Türkiye karşısında açık pozisyon alan Netanyahu yönetimi, Suriye'de doğrudan savaşa zemin oluşturacak oldu bittilerini uygulamaya çalışmaktadır.
İsrail'in Suriye ile ilgili fiili kara işgali ve havadan yaptığı saldırılar, bir süre sonra Türkiye tarafından doğrudan Türkiye'ye dönük tehdit olarak okunacaktır.
Türkiye'nin, muhtemelen Suudi Arabistan ve Pakistan sonrasındaki en yakın ittifak stratejisi ve güvenlik işbirliği anlaşmalarının odağı, Irak Suriye hattı olacaktır.
Dolayısıyla Suriye'ye yönelik saldırıları, Türkiye'nin kendisine yönelik saldırı olarak kabul etmesinin vekalet savaşına dönüşme riski son derece yükselmiştir.
Bunun bir sıcak çatışmaya dönüşme ihtimali kadar, farklı alanlarda kontrollü gerilim düzeyinde kalması bile, iç politik süreçleri etkileyebilir.
İsrail'de yaklaşan seçim ve Netanyahu'nun kaybetme ihtimali, bu tip hamleleri sıklaştırabilir.
Türkiye'nin bir yandan buna fırsat vermemesi ama diğer yandan da Türkiye'nin imajına zarar verecek gelişmelere seyirci kalmaması bir zorunluluk olarak görünüyor.
Bu dengeyi gözetmek, Türkiye'nin orta ve uzun vadede bölgede etkili bir aktör olmasının önündeki en önemli sınavdır.
Türkiye iç siyasetinde yaşanacak bloklaşmalar ve gelecek planlamalarında, İsrail tehdidinin nasıl okunup okunmadığı son derece belirleyici olabilir.
Milliyetçi, liberal, muhafazakar ve sol siyaset içerisinde yaşanacak kırılmalar, ayrışmalar, arka planda İsrail ile ilgili okumaya dayalı alt kırılımları beraberinde getirebilir. Görüntüde başka nedenlere dayalı ayrışmaların arka planı İsrail konusuna yaklaşım ve İsrail ile ilgili geliştirilecek tutum dan ciddi düzeyde etkilenebilir.
Umran dergisi Eylül 2026 sayısı çıktı
05.09.2026
ABD uçağı pistten çıktı: 5 ölü
07.09.2026
Dindarlaşarak Gavurlaşma|Fuat Durgun
13.08.2026
GÜNDEMDEKİ KONULAR|DAVUT GÜLER
18.08.2026
Kasıt ve Kusur: Süleymancılık AHMET GÜRBÜZ 24.08.2026
Genç, Musa ve Hakîm’in hikayesi OSMAN KAYAER 19.08.2026
YENİ BİR EĞİTİM MODELİ ÖNERİSİ ORHAN GÖKTAŞ 26.08.2026
Ezherli Kuytul AHMET GÜRBÜZ 02.09.2026