Özgürlük ve güvenlik kavramlarını birbirine karşı ve hatta birbirinin alternatifi gibi sunma eğilimi 11 Eylül 2001 tarihinden sonra çok daha netleşmiştir. 11 Eylül saldırılarını gerekçe göstererek, "ya özgürlük için güvenliğinizden feragat edeceksiniz ya da güvenliğiniz için özgürlükten vazgeçeceksiniz" dayatması, bizzat baba Bush'un temel politik perspektifini oluşturmuştur.
Gerçekte de özgürlük ve güvenlik birbirinin alternatifi midir, yoksa birbirinin tamamlayıcısı değerler midir ?
Özgürlüğü, bireye ve topluma ait bir değer, güvenliği ise devlete ait bir alan olarak tarif ettiğinizde, devletle toplumu karşı karşıya oturttuğunuzda, bu durum anlaşılabilir hale gelir.
Oysa devletle toplumun uyumlu bir ilişki kurabilmesi durumunda, bu kavramlar başka bir boyutta ele alınabilir. En az devlet güvenliği kadar, insan ve toplum güvenliği de son dönemin önemli güvenlik politikası tartışmalarındandır.
Toplumu güvenlik ihtiyacı üzerinden ve güvenlik politikalarının uygulamasına katılımı ekseninden ele almadığınızda, zaten toplumu sadece dış tehditlerden değil devletten de korumanız gerekir.
Aynı şekilde özgürlük konusu da tıpkı güvenlik gibi bir haktır ve insanı, toplumu özgür kılmayı kapsamaktadır. Güvenliğin olmadığı bir ortamda özgürlüğün hayata geçirilmesi de imkansızdır.
Güvenlik ve özgürlüğü bir yol ayrımı gibi tarif etmek yerine, birlikte var olabilecekleri değerler olarak ele almak, insan fıtratıyla da doğrudan ilişkilidir. İnsan, güven içerisinde yaşama hakkı gibi, özgürlüğünü koruma ve geliştirme hakkına da sahip olduğu ölçüde ilerleyebilir. Toplumlar için de aynı durum geçerlidir.
Umran dergisi Eylül 2026 sayısı çıktı
05.09.2026
ABD uçağı pistten çıktı: 5 ölü
07.09.2026
Dindarlaşarak Gavurlaşma|Fuat Durgun
13.08.2026
GÜNDEMDEKİ KONULAR|DAVUT GÜLER
18.08.2026
Kasıt ve Kusur: Süleymancılık AHMET GÜRBÜZ 24.08.2026
Genç, Musa ve Hakîm’in hikayesi OSMAN KAYAER 19.08.2026
YENİ BİR EĞİTİM MODELİ ÖNERİSİ ORHAN GÖKTAŞ 26.08.2026
Ezherli Kuytul AHMET GÜRBÜZ 02.09.2026