metrika yandex
  • $44.73
  • 51.42
  • GA51500

Hicrî 1448 Sene-i Devriyesi ve İslâm Âlemi

AHMET SEMİH TORUN
15.06.2026

Ahmet Semih Torun

Bizleri Hicrî 1448 senesine ulaştıran Rabbimize hamdolsun. Allah ü Teâlâ kullarına günahlardan arınması için fırsatlar sunmakta. Muharrem Ayı da bu fırsatlardan. Yeni seneyi verimli geçirmek için hayat planımızı yaparak kararlar almalıyız.

Efendimiz İslâm'ı tebliğ etmeye başlayınca, gönülleri imanın nuruyla aydınlananlar oldu. İlâhî mesaja ilk kulak veren o kutlu Müslümanlar, müşriklerin işkencelerine rağmen davadan dönmediler. Hazreti Yâsir ile kıymetli zevcesi Sümeyye validemiz, İslâm'ın ilk şehitleri oldular.

Asr (Asır) Sûresi'nde; "İman edip sâlih (Mevlâ'nın rızasını kazanacak sevaplı) ibadet (ve hareket)lerde bulunanlar ile birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye eden" insanların dışındakilerin zararda oldukları vurgulanmakta. Ashâb-ı kirâm birbirlerinden ayrılmadan önce bu sûreyi okuyup selâm verdikleri kaynaklarda bildirilmekte.

Mehmed Âkif, sahâbenin bu durumunu ve Asr Sûresi'nde övülen; hakiki iman, hak yolda yapılan mücadele, karşılaşılan eziyetlere karşı sabr u sebat ve kurtuluşu şu mısralarla dile getirmekte:

"…Hani ashâb-ı kirâm, ayrılalım derlerken

Mutlaka Sûre-i Ve'l-Asr'ı okurmuş bu neden?

Çünkü meknûn o büyük sûrede esrârı felâh

Başta îmân-ı hakîkî geliyor sonra salâh

Sonra hak, sonra sebat, işte kuzum insanlık

Dördü birleşti mi, yoktur sana hüsran artık."

Zulüm vesair sebeplerden dolayı dinini yaşayamayan Mü'minlerin vatanlarını terk etmesi veya yurdundan uzaklaştırılmasına Hicret denmekte. Hadis-i şeriflerde, zulme boyun eğenlere; "Allah’ın arzı darmıydı da zalimlerin bulunduğu toplumu terk etmedin?" deneceği bildirilmekte.

İşkenceler dayanılmaz hale gelince Müslümanlar iki defa Habeşistan'a hicret ettiler. Kureyşliler Habeş Kralı Necaşi'den onları geri istediler ama o âdil kral Müslümanları teslim etmedi. Habeşistan'daki muhacirler, Peygamberimizin hicretinden sonra Medine-i Münevvere'ye gittiler.

Hicret; Efendimizin "İslâm’ı yaşamak-yaşatmak ve hayata hâkim kılmak için memleketini terkedip Yesrib'e yaptığı kutlu yolculuktur. Müslümanlar; Mekke'deki mal-mülk, makam-mevki ve ailelerin terketmek zorunda kaldılar. Yeni vatanda, yeni devlet kuruldu. Daha güçlü dönmek için gitmek gerekti.

Peygamberimiz ile ashâb-ı kirâm, tâbiîn ve sonraki Müslümanlar gönülleri fethetmek için seferler yaptılar. İslâm’ın güzelliklerini diğer insanlara ulaştırmak için yollara düşüp gittikleri yerlerde vefat ettiler ve o beldeleri şereflendirdiler.

Hicret iyi idrak edilmeli. Efendimizin doğum, hicret ve vefatı Rabîulevvel Ayı'nda gerçekleşmiştir. Bazı kaynaklarda hicretin Safer Ayı sonlarında gerçekleştiği yazılmaktaysa da merhum Asım Köksal Hocaefendi, Hicret'in 1 Rabîulevvel Cuma gecesi başladığını bildirmekte.

Efendimiz ile Hazreti Ebubekir 1 Rabîulevvel Cuma gecesi Sevr Mağarası'na ulaştılar. Müşrikler mağaranın ağzına kadar gelince Hazret-i Ebubekir, Rasûlullah'a zarar gelecek diye telaşlanmış, Âlemlerin Efendisi ise candostunu; لا تحزن ان الله معنا "Hüzünlenme! Allah bizimle beraberdir." diye teselli etmişti. Bu durum Tevbe Sûresi 40. âyet-i kerîmede bildirilmektedir.

4 Rabîulevvel'de tekrar yola çıkan Efendimiz ile candostu, yolda Süraka ile karşılaştılar. Süraka gördüğü mucize karşısında Müslüman oldu ve Efendimiz ona bir emanname verdi. 12 Rabîulevvel'de (23.09.622) Kuba’ya varan Efendimiz, ilk Cuma namazını Ranuna Vadisi'nde kıldılar. Bu esnada Hazreti Ali de Efendimiz'e yetişmişti. Efendimiz ile yanındakiler, 16 Rabîulevvel'de Yesrib'e ulaştılar ve "Talea'l-bedru aleynâ" ilahisinin sözleriyle coşkulu bir şekilde karşılandılar.

"Talea'l-bedru aleynâ
Min Seniyyeti'l-Vedâ
Vecebe'ş-şükru aleynâ
Mâ de‘â lillâhi dâ‘

Ay doğdu üzerimize
Veda Tepesi'nden
Şükür gerekti bizlere
Allah'a davetinden

Eyyühe'l-meb‘ûsü fînâ
Ciʾte bi'l-emri'l mutâ‘
Ciʾte şerrafte'l-Medîne
Merhaben yâ hayra dâ‘

Ey, bizden seçilen elçi
Yüce bir davetle geldin
Sen bu şehre şeref verdin
Ey sevgili, hoş geldin!

Hazreti Ali'nin teklifi üzerine Hicret'ten 16 yıl sonra, Hazreti Ömer başkanlığında toplanan istişare heyetinde hicrî takvim oluşturulmasına karar verilmiş ve Hicret'in esas alındığı takvimin ilk ayı Muharrem olarak kabul edilmişti. Bu vesileyle 1 Muharrem hicrî sene-i devriye (yılbaşı), 10 Muharrem de "Aşura" olarak kabul görmektedir.

Yesrib Medîne-i Münevvere, muhacir ile ensar kardeş oldu. Medîne-i Münevvere İslâm Devleti kuruldu ve devletin korunması için savunma savaşları yapıldıktan sonra fetihlere başlandı.

Gönüller fâtihi Efendimiz ile ashâbının çektikleri sıkıntıları ve hicreti daima hatırımızda tutup hayatımızı hicret şuuruyla şekillendirmek Yüce Mevlâ'nın rızasını kazanmaya vesile. Hicrî 1447 yılı hüzünle geçti. Filistin başta olmak üzere dünyanın çeşitli yerlerinde gözyaşları aktı ve akmaya devam ediyor. Mazlumların âh u figânı Arş'a yükselmekte. Bizler ise zulme alıştık ve keyfimizden vazgeçmeye niyetimiz yok.

Ahmet Semih Torun Ahmet Semih Torun

 

Ne demişti adaletiyle meşhur olan Halife Ömer:

"Dicle kenarında bir kurt aşırsa koyunu,

Gelir adl-i ilâhî Ömer'den sorar onu."

Müminler birbirlerine zulmetmezler ve kardeşlerini de zalimlerin eline bırakmazlar. Bir Müslüman kardeşinin yardımına koştuğu müddetçe Allâh ü Teâla da ona yardım eder ve sıkıntılarını ortadan kaldırır.

1448 senesinin, mazlumların yüzlerinin güldüğü bir yıl olması temennisiyle hicrî yılbaşınızı tebrik eder, sözü Üstad'a bırakmak isterim.

"Beri gel serseri yol!
O'nun ümmetinden ol!
Sel sel kümelerle dol!
O'nun ümmetinden ol!

Sen hiçliğe karşı yön
Hep sıfır arka ve ön
Dosdoğru kıbleye dön!
O'nun ümmetinden ol!"


 

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
Sayenizde Kurban