
Topkapı Sarayı’nda resmî erkânın Padişah ile bayramlaşması.
Kurban Bayramı öncesinde; memleketimizin nadide vilayetlerinden olan Kütahya’da Dumlupınar Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nin tertip etmiş olduğu Uluslararası Din, Tarih, Kültür ve Toplum Boyutları ile Bayram Sempozyumu yapıldı. 20-21 Mayıs’ta yapılan Sempozyum; beş ülkeden elli ilim erbabını bir araya getirdi ve sempozyumda bayramlarla ilgili çok önemli tebliğler sunuldu. Bana da Arşiv Belgeleri Işığında Dînî Bayramlar, Ru’yet-i Hilâl ve Bayramların Osmanlı Toplumu Üzerindeki Etkileri başlıklı tebliği sunmak nasip oldu.
Özlenen gerçek bayramlar, bayrama hasret mazlum Müslümanlar, tatil olarak değerlendirilen bayramlar, kurbansız Kurban Bayramı tehlikesinin yaşanmaması için kurbanların tamamının vekâlet usulüyle kestirilmeyip evlerde de kurban kesilmesinin uygun olacağı, dijital bayramlaşmaların yeterli olmayıp yüz yüze bayramlaşmaların yapılması gerektiği, Osmanlı toplumundaki selâtîn camileri ve musallalarda bayramlaşma usulünün tekrar canlandırılması ve sair konuların vurgulandığı sempozyum samimi bir ortamda geçti.
Muhabbetin zirvede olduğu sempozyumda, ömrünün 40 senesini Hicaz’da geçirmiş olan Mimar Mühendis Nureddin Acar gibi değerli büyüklerimiz de bulunmaktaydı. Beni Kütahya Garı’nda karşılayan soyadı gibi tatlı olan Mustafa Tatlı hocamla ve üniversite öğrencisi gençlerle tanışmak, yıllar önce Osmanlı Arşivi’nde beraber çalıştığımız Dumlupınar Üniversitesi hocalarından Abdullah Erdem Taş ve diğer hocalarla beraber vakit geçirmek benim için mutluluk vesilesi oldu.
Üniversitenin idari kadrosu ile hocaları mütevazı ve candan insanlardı. Sempozyumun kısa sürede hazırlanması; rektör, rektör yardımcısı, dekan, Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Süleyman Sarı hocalar ile diğer akademisyenler ve öğrencilerin gayretleriyle mümkün olmuş. Rektör Bey başta olmak üzere organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ederim.
Kurban kelimesi, Allâh ü Teâlâ’nın rızasını kazanmak gayesiyle kesilen hayvanı ifade etmekte. Teslimiyet ve fedakârlığın timsalidir kurban. Kurbanlık koçlara, gelinlere, askerlere kına yakarlar. Âşıklar, “Kınalı koçum yoksa da canım sana kurban.” diyerek Rabbine olan aşkını dile getirmişlerdir.
Bayramlar sevinç kaynağı. Mevlâmızın rızasını kazanmaktır gerçek bayram. Zulüm ve gözyaşının olmadığı yerlerde gerçek bayramlar kutlanır. Hacı Bayram-ı Velî, Mevlâsıyla beraber olduğu anları bayram kabul ederek ne güzel söylemiş!
Bayramım imdi, bayramım imdi.
Bayram ederler yâr ile şimdi.
Hamd ü senâlar, hamd ü senâlar.
Yâr ile bayram kıldı bu gönlüm.
Dinî bayramlar; toplumda sevinç, huzur ve kaynaşmaya vesile olmakta. Bayramlar vesilesiyle fakirler gözetilip dostluklar pekişmekte. Büyüklere hürmet edilip küçükler sevindirilmekte. Devlet ile ahali bayramlara değer vermekte, her iki cihan mutluluğunun kazanılmasında dinî bayramların etkisi büyük olmakta.

Sizleri merhum Abdürrahim Karakoç’un dizeleriyle baş başa bırakıyor, en kalbî duygularımla Kurban Bayramınızı tebrik ediyorum. Gerçek bayramları göreceğimiz günlerin çok yakın olmasını niyazıyla…
Bayram af günüdür, barış günüdür
Bayramlar rahmete giriş günüdür
Bayram, hak menzile varış günüdür
Gönlümü verdiğim bayramlar hani?
GÜNDEMDEKİ KONULAR|DAVUT GÜLER
18.08.2026
Hac kesin kayıtları yarın başlıyor
29.07.2026
Ne Karma Ne De Zorunlu Eğitim|Özkan Yaman
30.07.2026
Genç, Musa ve Hakîm’in hikayesi OSMAN KAYAER 19.08.2026
sessiz savaşlarımız MUSTAFA AKMEŞE 20.08.2026
BİLGİNİN İNSANİLEŞTİRİLMESİ- 4 ÜSTÜN BOL 19.08.2026
CHP, REJİM VE DEVLET SÜLEYMAN ARSLANTAŞ 26.07.2026
Yurtta Sulh Cihanda Sulh AHMET GÜRBÜZ 10.08.2026