Bir tarafta aile bütünlüğünden söz eden bir devlet politikası, diğer tarafta üç yıldır eşinden ve yuvasından ayrı yaşayan öğretmenler… 2023 yılında göreve başlayan ve üç yıllık çalışma süresini 1 Eylül 2026 itibarıyla tamamlayan binlerce öğretmen, aile birliği mazeretiyle tayin hakkı bekliyor. Üstelik Millî Eğitim Bakanı tarafından, bu öğretmenler için eylül ayında özel bir mazeret tayini süreci oluşturulacağı açıkça ifade edilmişken… Eylül geldi. Peki söz ne zaman tutulacak?
Bazen bürokratik bir düzenlemenin arkasında binlerce insanın hayatı vardır.
Bir yönetmelikteki birkaç kelime; bir ailenin üç yıl boyunca ayrı yaşaması, çocukların anne veya babasından uzak büyümesi, eşlerin yıllarca birbirinden ayrı kalması anlamına gelebilir.
Tam da bu nedenle öğretmenlerin eş durumu tayinleri meselesine yalnızca “personel hareketliliği” olarak bakılamaz.
Burada söz konusu olan aile bütünlüğüdür.
İnsanların en temel sosyal bağlarından biridir aile.
Devletin görevi de bu bağı gereksiz yere zayıflatmak değil, mümkün olduğunca korumaktır.
2023 yılında göreve başlayan sözleşmeli öğretmenlerin önemli bir bölümü, 1 Eylül 2023 tarihinde fiilen görevlerine başladı.
Bu öğretmenler 2026 yaz dönemindeki mazerete bağlı yer değiştirme sürecinde, üç yıllık çalışma süresinin hesaplanmasına ilişkin düzenleme nedeniyle aile birliği tayininden yararlanamadı.
Buraya kadar hukuki ve idari bir tartışma yürütülebilir.
Fakat asıl mesele bundan sonra başladı.
Çünkü Bakanlık, bu mağduriyetin farkında olduğunu gördü ve kamuoyuna açık bir açıklama yaptı.
Millî Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin, 23 Haziran 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, 1 Eylül 2023 itibarıyla göreve başlayan öğretmenlerin yasal çalışma süresini eylül ayında tamamlayacaklarını belirterek, bu öğretmenlere mazerete bağlı yer değişikliği talepleri için özel bir duyuru yapılacağını açıkladı.
Bu açıklama binlerce aile için önemli bir umut oldu.
Öğretmenler yaz döneminde ailelerine kavuşamadılar.
Ancak “Eylül ayında yeni bir süreç başlayacak” denildi.
Onlar da beklediler.
Şimdi takvim eylül ayını gösteriyor.
Peki nerede bu duyuru?
Kamuoyuna açık şekilde verilen bir söz, sadece bir açıklama olarak kalmamalıdır.
Devlet yönetiminde güvenin temeli budur.
Bir kamu görevlisine “bekle, eylülde hakkını kullanabileceksin” deniliyorsa o insanın hayatını buna göre planlaması son derece doğaldır.
Evini kapatır, taşınma planı yapar, çocuklarının eğitimini planlar, eşinin yanına dönmek için hazırlık yapar.
Sonra eylül gelir…
Ve yine sessizlik.
Bu kabul edilebilir değildir.
Binlerce insanın hayatını ilgilendiren bir konuda belirsizlik üretmek, mağduriyeti uzatmaktan başka bir işe yaramaz.
Burada altı çizilmesi gereken önemli bir husus daha var.
Öğretmenler devletten bir ayrıcalık istemiyor.
Mevzuatın tamamen kaldırılmasını istemiyor.
Başka öğretmenlerin hakkının ellerinden alınmasını istemiyor.
İstedikleri şey gayet açık:
Üç yıllık çalışma şartını tamamlayanların, açıklanan özel düzenleme kapsamında aile birliği mazeretiyle başvuru yapabilmeleri.
Bu talebi “tayin istiyorlar” diyerek küçümsemek, meselenin özünü görmemektir.
Aile birliği, insan hayatının merkezindeki en temel değerlerden biridir.
Devletin aile politikası ile personel politikası birbirinden tamamen kopuk düşünülemez.
Yaz döneminde eş durumu tayini beklentisiyle yaşayan aileler, sonuç çıkmayınca yeniden görev yerlerine dönmek zorunda kaldı.
Kimi evini kapattı.
Kimi yeniden kiralık ev aradı.
Kimi çocuklarını bir şehirde, eşini başka şehirde bırakmak zorunda kaldı.
Kimi ise üç yıl boyunca zaten taşıdığı psikolojik yükü daha fazla taşımak zorunda kaldı.
Şimdi aynı insanlara yeniden belirsizlik yaşatılıyor.
Bunun adı artık sadece “beklenti” değildir.
Bu, yönetilmesi gereken bir mağduriyettir.
Millî Eğitim Bakanlığı'nın yapması gereken şey son derece basittir.
Yeni bir açıklama için haftalarca bekletmek yerine;
Özel mazeret tayini duyurusu hemen yayımlanmalıdır.
Başvuru şartları açıkça ilan edilmelidir.
Başvuru ve tercih tarihleri belirlenmelidir.
Atama takvimi açıklanmalıdır.
Ve süreç, ailelerin daha fazla mağduriyet yaşamayacağı şekilde bir an önce tamamlanmalıdır.
Çünkü burada birkaç günün, birkaç haftanın hesabını yapan bürokratlar olabilir.
Ama karşı tarafta üç yıldır ayrı yaşayan insanlar vardır.
Bu konu yalnızca öğretmenlerin veya eğitim sendikalarının meselesi değildir.
Aile kurumunu savunan herkesin meselesidir.
Aile bütünlüğünü önemseyen herkesin meselesidir.
İnsan haklarını ve insan onurunu önemseyen herkesin meselesidir.
Siyaset kurumunun, milletvekillerinin, sendikaların, sivil toplum kuruluşlarının ve basının bu konuda sessiz kalmaması gerekir.
Çünkü hak aramak yalnızca mağdurun görevi değildir.
Hak ihlaline veya mağduriyete karşı toplumun tamamının ses vermesi gerekir.
Bugün öğretmenlerin sorduğu soru çok basit:
“Eylül ayında özel tayin yapılacak” denildi. Eylül geldi. Ne zaman yapılacak?
Bu sorunun cevabı daha fazla geciktirilmemelidir.
Millî Eğitim Bakanlığı, öğretmenlerin önüne yeni bir belirsizlik koymak yerine, verdiği sözün gereğini yerine getirmelidir.
Aileleri daha fazla bekletmenin, insanları yeniden şehirler arasında savurmanın, eşleri ve çocukları birbirinden uzak tutmanın kimseye faydası yoktur.
Devlet ciddiyeti, sadece kural koymakla değil, verdiği sözün arkasında durmakla ölçülür.
Buradan Millî Eğitim Bakanlığı'na açık çağrımızdır:
Üç yıllık çalışma süresini tamamlayan öğretmenlerin aile birliği mazeretiyle yer değiştirme sürecini daha fazla geciktirmeyin. Verdiğiniz sözü tutun. Duyuruyu yayımlayın. Takvimi açıklayın. Aileleri birleştirin.
Çünkü öğretmenler devletten bir ayrıcalık istemiyor.
Sadece görev yaptıkları ülkenin, ailelerini de görmesini istiyorlar.
Ve unutmayalım:
Bir devlet için aileleri birleştirmek, herhangi bir idari işlemden çok daha fazlasıdır.
Bu, insanı merkeze alan devlet anlayışının gereğidir.
Saadet Partisi'nden hükümete 3 şart
29.08.2026
Kalibaf’tan ABD’ye: Büyük Şeytan
02.09.2026
İktibas Dergisi’nin Eylül 2026 sayısı çıktı
02.09.2026
Otomobil Satışları Durdu
02.09.2026
Silivri Gemi Kazası
03.09.2026
Ezherli Kuytul AHMET GÜRBÜZ 02.09.2026
AA’NIN FİLİSTİN SÖZLÜĞÜ YAYINDA ESRA DURU 01.09.2026
BİLGİNİN İNSANİLEŞTİRİLMESİ - 6 ÜSTÜN BOL 04.09.2026
Yurtta Sulh Cihanda Sulh AHMET GÜRBÜZ 10.08.2026
MEKKE İTTİFAKI SÜLEYMAN ARSLANTAŞ 09.08.2026
Kasıt ve Kusur: Süleymancılık AHMET GÜRBÜZ 24.08.2026
Genç, Musa ve Hakîm’in hikayesi OSMAN KAYAER 19.08.2026