Öncelikle başlığı tırnak içinde yazma sebebini açıklayalım, daha doğrusu bir hakkı teslim edelim. Başlık benim de GYK üyesi olduğum Hak İnisiyatifi Derneği’nin 3 Ekim 2026 tarihinde Diyarbakır’da yapacağı panelin adı. Panel konuşmacıları Akademisyen Salim Orhan, Akademisyen Cuma Çiçek, Hak İnisiyatifi Derneği Genel Başkanı Fatma Bostan Ünsal ve Akademisyen ve derneğimizin GYK üyesi Adem Kılıç, ben de sükseli adıyla kolaylaştırıcı, bilinen adıyla moderatör, yani panel yöneticisiyim. Vakti ve zamanı müsait olanları panelimize bekleriz.
Hertaraf.Com’daki yazı hayatımıza bir nevi reklam mahiyetindeki dernek faaliyetimizin duyurusuyla başlamış olduk hakkınızı helal edin ama mesele mühim. Yarım asrı bulan PKK terörünün bitirilmesi ve Kürtlerle eşit vatandaşlık ve demokrasi temelinde kalıcı bir barışa doğru atılan çok önemli adımların başında, barış yolunun tam ortasında, kritik bir dönemeçteyiz. Umutlar ve pek tabi beraberinde riskler de arttı.
Umutları saymaya gerek var mı bilmem ama en başta artık çocuklar ölmeyecek ve anneler ağlamayacak inşallah. Tek başına bu bile yeter de artar bile. Ocaklarına ateş düşen binlere yenileri eklenmeyecek. Memleketimin her köşesine herkes hiç çekinmeden yolculuk yapabilecek, yıllardır insana hasret kalmış yaylalar güzelim ovalar şenlenecek. Bu ülkenin kürdü de Türkü de doğum yerinden ve anasının farklı oluşundan bir ayrımcılığa uğramayacak veya kimliğini bir üstünlük vesilesi ve bir çeşit imtiyaz gibi kimseye dayatamayacak. Eşit vatandaşlık anayasal bir metin olmaktan öte bir gerçeklik olarak yaşama geçecek. Ülkenin çok da bol olmayan ekonomik kaynakları teröre değil, insanlarımızı öldürmeye değil, yaşamına ve yaşam konforuna harcanacak. Burada saymakla bitiremeyeceğimiz daha nice güzellikler ortaya çıkacak, gerçek bir barışa kavuştuğumuzda hep beraber göreceğiz inşallah.
Biliyorum ey okuyucu, yavaş git, bu kadar güzelliği bize yedirmezler diyorsun. Şimdiye kadar kaç kez denedik olmadı, şimdi olacağı da çok şüpheli diyorsun. Terörle büyümüş bir nesil olarak onun yokluğunu kabulde zorlanıyorsun, haklısın barış iki hece Mehmedim lafta (O zindan iki hece Mehmedim Lafta değil miydi? Özür dileriz Üstad Necip Fazıl’dan.) diyorsun belki de vallahi ne diyeyim onda da haklısın.
Ama gel seninle risklerden önce umutları, fırsatları konuşalım ey okur. Çerçeve yasa mecliste % 80 oyla, Anayasayı değiştirme çoğunluğundan daha fazla bir sayıyla geçti. Bu umudu artıran, bu sefer olacak galiba dedirten en önemli ve somut veri değil mi? Bu defa barış sürecini önceki barış sürecine karşı en büyük muhalefeti yapan Türk Milliyetçisi Parti MHP ve onun lideri Bahçeli başlattı ve inatla, ısrarla takipçisi oldu. O kadar ki ağır hasta yatağından sırf bu işi sonuca erdirmek için kalktı desek abartmış olmayız. MHP’nin, Bahçeli’nin bu gayreti seni de ümitlendirmiyor, hadi inşallah dedirtmiyor mu? İmralı’sı, Kandil’i, Avrupa’sı ve hatta Suriye’si ile PKK’nın tüm bileşenleri artık silah devri bitti siyaset dönemine geçiyoruz söyleminde birleşti bu da elbet umutları artıran bir unsurdur. Bana göre en önemlisi de terör destekçisi devletler de artık örgütün fişini çekme kararı almış görünüyorlar. Kısacası, iç ve dış şartların barış için bu kadar müsait olduğu başka bir vasat bulunamaz.
Devleti, hükümeti ve halkıyla, Kürdüyle, Türküyle bu defa bu fırsatı kaçırmayız inşallah. Her iki taraftan çözüm sürecine iyi niyetli oldukları halde yaşanmışlıklardan hareketle endişeyle, şüpheyle bakanlar olduğu gibi terörün sürüp gitmesini, önce insanımızın sonra vatanımızın bölünüp parçalanmasını isteyenler de var elbet. Şeytanın da kendince görevleri var, o görevlerini sonuna kadar yapacak. Biliyorum barış savaştan daha zor olacak ama olacak inşallah.
Bu mesele parti siyasetinin üstünde milli bir meseledir ve ne mutlu bize ki barışın kapısını büyük bir toplumsal destekle araladık. Hele silahlar bir sussun, gerisi de gelir yavaş yavaş. Önce demokrasi mi barış mı sorusunun cevabı ideal anlamda olmasa da bugünün gerçekliğinde önce barış sonra demokrasidir. Hele önce bir barış gelsin, Selahattin Demirtaş da evine döner, Ahmet’ler de görevine döner. Barış kaim olunca kayyumun da mumu söner.
Barışa omuz verelim dostlar.
Maduro'nun Eşinden Ev Hapsi Talebi
15.09.2026
Kur’an dervişi Kemal Kelleci vefat etti
16.09.2026
Kasıt ve Kusur: Süleymancılık AHMET GÜRBÜZ 24.08.2026
YENİ BİR EĞİTİM MODELİ ÖNERİSİ ORHAN GÖKTAŞ 26.08.2026
Ezherli Kuytul AHMET GÜRBÜZ 02.09.2026