metrika yandex
  • $44.73
  • 51.42
  • GA51500

Haberler / Yorum - Analiz

Söz'ün Hakimiyeti-Zeynep Taş

09.07.2026

Hayatımızı sözler üzerine inşaa ederiz. Kendimize verdiğimiz sözler, anne babamıza , eşimize vesair.
Söz, kimliğindir...
Söz, senettir...
Söz, hakkın yolundan izler taşımalıdır..

Söz diyince akla ilk gelen gelmesi gereken Rabbimize verdiğimiz söz olmalı. Araf Suresi 172-173.ayette buyurduğu gibi :
" Hani Rabbin Âdem oğullarının bellerinden zürriyetlerini almış, onları kendilerine şâhit tutarak: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” diye sormuştu. Onlar da: “Evet, şâhitlik ederiz ki sen bizim Rabbimizsin” demişlerdi. Böyle yaptık ki kıyâmet günü: “Doğrusu bizim bundan haberimiz yoktu!” demeyesiniz. "
Bu bizim elest bezminde verdiğimiz büyük sözdü. Şahitlik de etmiştik üstelik. Bundan sonra bağlayıcılığı olmalıydı bu sözün. Kime ve neye hakim olacaktı bu söz ?

Müslüman insan teslim olandır, teslim olmak hakkı yerine koymaktır. Söz vermek sözleşmek Kur'anın ifadesi ile şahitlik ettiğin hakikate sadık kalmaktır.

Modern dünyanın keşmekeşi içinde boğulan insan her şeyden evvel Allah azze ve celleye verdiği sözü unutmaktadır. Dünyanın cazibesi ve nefsin şehvetleri insana sadakatsizliği aşılamaktadır.

Zihnimizde bir karmaşa, kalbimizde bir karmaşa hakim iken biz hangi sözün hakimiyetinden söz edebiliriz. Yeryüzünde gelmiş geçmiş en yüce söz " La ilahe illallah "olduğu halde biz üzerimize hangi sözün söz hakkını verebiliriz.

Yüreklerimizi yakan sapmalar, haddi aşan yalanlar, istikamet üzere olamayan kalplerin sayısı artarken 'Söz' ün önemi tam da burda açığa çıkıyor.

Varlığın yegane sahibine, yerlerin ve göklerin hakimi olan Allaha söz vermek ve o sözünü hatırlamak ve hatırlatmak üzere gönderildiğin bu alemde sözü yüceltmekten başka ne gibi bir işi olabilir insanın ?

İnsanoğlu verdiği sözü hatrından çıkarmaz ve uğruna elini taşın altına koyarsa Rabbi onu karşılıksız bırakmaz. Öyle ya muhakkak Allah azze ve celle vaadinden dönmez.

Rabbi Rahman verilen söze ve sözün doğruluğuna o kadar önem veriyor ki bir gün  Ka’b -radıyallâhu anh- şöyle der:

“Allâh’a yemin ederim ki, İslâm ile şereflendirdikten sonra Cenâb-ı Hakk’ın bana verdiği en büyük nîmet, Peygamber Efendimiz’in huzûrunda doğruyu söylemem, böylece yalan söyleyenlerle birlikte helâk olmaktan kurtulmamdır. Çünkü Allâh Teâlâ, Tebük Seferi’ne katılmayıp da (mâzeret uydurarak) yalan söyleyenler hakkında, hiç kimse için kullanmadığı ağır sözleri vahyederek şöyle buyurdu:

«…Onlardan yüz çevirin, çünkü onlar necistirler...» (et-Tevbe, 95)” (Buhârî, Meğâzî 79, Vesâya 16, Cihâd 103; Müslim, Tevbe 53, Müsâfirîn 74)

O halde hayatına hakim olacak söz nedir ve sen bunun neresindesin ?

Yüce Allah ; biz sözümüzü tutunca bize ne gibi vaad sunuyor. Bakınız :

Rasulullah Muâz İbni Cebel’e:

- “Ey Muâz! Allah’ın kullar üzerinde, kulların da Allah üzerinde ne hakkı vardır?” diye sormuş, Muâz’ın:

- Allah ve Resûlü daha iyi bilir, demesi üzerine de şu cevabı vermişti:

- “Allah’ın kulları üzerindeki hakkı, onların sadece  kendisine kulluk etmeleri ve hiçbir şeyi O’na ortak koşmamalarıdır.

Kulların da Allah üzerindeki hakkı, kendisine hiçbir şeyi ortak koşmayanlara azâb etmemesidir.”

Yerlerin ve göklerin Meliki olan Allah kullarının sözünde durması ve Mümin olarak yaşayıp Mümin olarak ölmeleri sonucunda kullarına nasıl bir söz veriyor...

O halde sen adanırken ve adarken şahitlik yaparken ve Eş-Şehid olanın gözetimi altında yaşarken hangi sözün hakimiyeti altına girdin?

"Lâ ilahe illallah "mı dedin yoksa lâ dediklerinin emri altına mı girdin?

Hakim olan Allah hakimiyetini hiç kimse ile paylaşmayacağını taa en başından beyan etmişken tali yolların Allah ile yaptığın bu sözleşmeyi bozacağını hiç düşünmedin  mi ? 

Yeryüzünün en mübarek sözü mü sana hakim olacaktı yoksa hakim olan sahte ilahların sana dayattığı sözler mi ?

Dünya hayatı oyun ve oyalanmadan ibaret ise bu dünyanın metaası ve sahte ilahlarının sözleri de oyun ve oyalanmadan ibaret olacaktı..

Öyle bir söz ve o öyle bir hakimiyet ki o...Yeryüzünün tüm müstekbirleri bir araya gelse o yüce sözün hakimiyetini yıkamaz...

Yıkılması mümkün olmayan hakimiyetin ; eksik olan, aciz olan zillet içinde olan insanı nasıl izzete kavuşturacağını düşünüyorum ve secde secde :
 

Allahummağfirli verhamni Ya Rabb diyorum ...

Kalbimize ve dahi hayatımızın her alanına hakim olan o söz uğruna çatlasın kalemler, feda olsun canlar, dökülsün istiğfarlar dillerden, aksın gözlerden yaşlar... 

 Söz'ün hakimiyeti sarstı benliğimi, sadırlar lezzetli, sığmıyor akla tefekkür, kelimeler benden istekli... 

 Subhan Allahi. Vebihamdihi... 

Zeynep Taş

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş