metrika yandex
  • $21.3
  • 22.92
  • GA1445

Ne Yapmalı?

CAVİT OKUR

11.03.2023

 

Son günlerdeki olaylar ve insanların gerek sosyal medyada, gerek gazete ve televizyonlardaki konuşmaları ve tartışmaları, yazıları; yalanların ve iftiraların ne kadar normalleştiğini göstermektedir. İnsanlar düzelmeden, toplumun düzeleceğini düşünmek bence abesle iştigaldir. Meşhur hikâyedir; işçi bir baba yorgun argın eve gelir. Kapıda babayı, çocuğu karşılar. “Baba beni parka götürecektin, haydi gidelim.” der. Yorgun babanın hiç niyeti yoktur. Orta yerde bir harita durmaktadır. Onu yırtar, parçalar ve çocuğuna der ki; “Al bunu düzelt, o zaman seni götüreyim.”. 3-5 dakika sonra “baba, düzelttim” diye getirir. Baba şaşar, “nasıl yaptın bunu” der, Çocuk; “Baba, o haritanın arkasında bir insan resmi vardı, insanı düzelttim, Türkiye düzeldi.” der. Türkiye’nin şu anki durumu buna benzemektedir.

200 yıldır bu ülkede, iflah olmaz, yıkıcı bir zihniyet hüküm sürmektedir. Kendini batıcı - seküler olarak ortaya koyan bu zihniyet, önce koskoca imparatorluğu yıkmış, İslamî yapıyı ortadan kaldırmış, kardeşi kardeşe düşman etmiş, ithal kanun ve kurallarla, her türlü baskıyı Müslüman kitleye reva görmüş bir zihniyettir.

Son günler ve deprem felaketi göstermiştir ki bu zihniyet hiç değişmemiştir. Kökünü ve tohumunu batı Hıristiyan ve sömürü kültüründen alan bu zihniyet, asla ne ülkesini ne de halkını düşünmediğini eylem ve söylemleri ile göstermiştir. Nifak tohumlarını yaymak için İslam dinini ve kutsallarını kullanmak ve dayanak yapmaktan hiç çekinmemektedirler. Bu zihniyet aslında İSLAM VE HALK düşmanıdır ama erkekçe çıkıp biz buyuz diyemedikleri için, kişilerin hataları ve yanlış tefsirlerle, bir takım uydurma tasavvufçuların hezeyanları örneklendirerek kendilerine göre bir din icat etme cesaretini bile gösterebilmektedirler. 28 Şubat’ta bunu denediler ama başaramadıklarını gördüler. Şimdi batılı babaları ile birleşip bu işi halletme çabasındalar. Savundukları düşünce ve ortaya koydukları eylemlerle “gerici ve yobaz” olan bu zihniyet, kendi ihanet ve sıfatları ile hep Müslümanları suçlamışlardır. İnsanlık tarihi kadar eski ilah sistemlerini savunan gerici, ülkenin ilerlemesini istemeyecek kadar çağdışı ve yobaz… İslam cahiliye tabirindeki her türlü cehaleti üstlenmiş bu zihniyet, haksızca zaman zaman ele geçirdikleri ülke yönetimini, her türlü gayri meşru yollarla tekrar ele geçirmek için yola çıkmışlardır. Bu konuda batının ajanlığını ve işbirliğini bile açıkça savunan gruplar türemiştir. Payandalarına, direklerine bu sefer birkaç tane de kendilerini “Müslüman âlim” olarak addeden direkler bulmuşlardır. Ne yazık ki sistemden ve yönetimden faydalanan ve susanlar da onların yanında.

Elbette bu zihniyet ortam bulursa, tekrar güç kazanacak, batılı, gayr-i meşru da olsa babaları ile birlikte intikam almaya çalışacaktır. Bu deprem hadisesi gösterdi ki Müslüman’ın Müslüman’dan başka dostu yoktur. Yıllarca Arapları düşman gösterenlerin, Müslümanların birleşmesindeki en büyük engel oldukları ortaya çıkmıştır. Bizi arkadan vuranların Araplar değil, içimizdeki uşakları ile beraber batılı devletler ve Amerika’dır. Bu kiralık zihniyet de bunu biliyor ki bu konuda sussalar da, şahıslar üzerinden saldırılarına devam etmektedirler. Fırsat buldukları an, çağdaş din adamları fetvaları  ile daha katı bir zulüm ve sömürü, halkı beklemektedir.

Ülkeyi yönetenler iyi bilmelidirler ki; sustukça, yapay çözümler ürettiğiniz müddetçe ve bu sistemi değiştirmedikçe tam bir devrim yapamazsınız ve özgürlüğe kavuşamazsınız. Hele hele makamı, parayı, şöhreti kendine kalkan edinmiş, ırkçılık ve hamaset sloganları ile bu çıkarcı, adaletsiz ve merhametsiz kadro ile hiç yapamazsınız. Bu değişim tek adamla veya onun sırtına binmekle de olmaz.

Bu ithal zihniyetle mücadele; derhal, başta eğitim olmak üzere değişim yapılarak başlatılmalıdır. Geçmişin köhne zihniyetini ihya etmekle bu halkın problemini çözemezsiniz. Geç kalıp, eyvah demek bir şey kazandırmaz. Bütün yıkıcı zihniyetler eğitimini, öğretimini Türk okullarında almaktadır. Demek ki bu eğitim sistemi birçok hain de yetiştiriyor. İçerdeki maşalar ithal değil, eğitim ve öğretim ithal. Bu zihniyet salt siyasal değil, düşünsel ve inançsal bir zihniyettir. Kurdukları bu zulüm, kayırıcı ve üstün tutucu düzen, nerede olursa olsunlar onları rahatsız etmemektedir.

Kendimizce, yapılan zulümlere sövmekle, hakaret etmekle, lanetle tatmin oluyorsak vay halimize! 28 Şubat paylaşımları gösteriyor ki, biraz da öyle. Kurumsallaşıp kendi insanınızı yetiştiremezseniz böyle gelmiş böyle gider ama böyle gitmemeli!

Var mısınız bu zihniyete karşı malınızla mülkünüzle cehde, gayrete, mücadeleye, yardımlaşmaya, uykularımızı terk etmeye? İnsanlar bizi öldürmeye geldiklerinde, bizde dirilecekleri bir ahlak medeniyetini kurmaya var mısınız? Sözde, amelde, düşüncede yanlışlarla mücadeleye var mısınız?

Belki o zaman, sallanınca yıkılan binaların olmadığı, bir katliam gibi insanların ölümlerinin olmadığı günlere de kavuşuruz…

Peygamber buyurur ki; İslam güzel ahlaktır.

Haydi, ahlak ve medeniyete… Kurmaya…

HODRİ MEYDAN…

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
Çok okunan haberler