metrika yandex
  • $44.73
  • 51.42
  • GA51500
Yolcu

‘’ astlarını ısırıp, üstlerine kuyruk sallarlar.”

MUSTAFA AKMEŞE
01.04.2022

yılların emeği olan büyük babadan  kalan çok büyük özveriyle işletilen 
şu mikro kobi'ler varya! ,
kendi yağıyla kavrulan, bir türlü büyük organize sanayisine zıplayamayan 
hani "ne ondu ne de battı"denilen şu küçük ekonomik  işletmelerden 
bahsediyorum dost.
tam da anlatacağım konu için iyi bir örneklik taşıyor;
 
bu işletmelerin düşe kalka ekonomik hayatlarını devam etmesinin elbet bir çok sebebi vardır. ben esas önemli gördüğümü bir tanesini söyleyeyim ki konuya giriş olsun ;
 
böylesi yerlerde işin sahibi arkadaş,
işletmenin başına 
yardımcı veya yönetici hatta çalışan kim varsa mümkün oldugu kadar
 güvendiği kişiyi getirmeye çalışır.. 
öyleki,  aile şirketlerinde  büyüme arzusu olanların en iyisinde bile 
patron çocuklarını genelde ite kaka   okutulur ,
veya 
‘’haylaz işte’’ diye işaretlenen çocuk zoraki paralı bir üniversite  bitirtilir 
sonra baba ocağında baba gözetiminde işe başlar.
 
niye öyle demeyin.çünkü böylesi yerlerde 
duygular insanın karar verme mekanizmasını etkiler 
"sadakat" her şeydir 
çocuğa iş kapısı açılırken aynı zamanda 
yönetici veya etkin bir mevkiye de güvenilir birisi getirilmiş olur 
daha önemlisi  ,
yakın olanın bir çok  yetersizlikleri olsa da hainlik yapmaz anlayışı hakim görüştür.
şirket çalışanlarının liyakatı ikinci sıradadır. 
onun için kendi yağında kavrulan bir yer olarak debelenir dururlar.
 
derdim elbette küçük işletmeleri yazı konusu etmek değildi dost...
şimdi gelelim esas konuya ;
söylediklerim size bir şeyler çağrıştırıyor mu?
evet tebessüm ettiniz sanki! 
"hemde öyle çok yaşıyoruz ki  anlamamak  ne mümkün mü konuyu diyorsunuz.?"
 
mesela iktidar sahipleri 
koltukları,makamları ,memurlukları, ne varsa kamuya iş adına  alacağı kişileri 
veya 
sonra evet tam da o işte! 
yılların cemaat, tekke , vakıfları , dernek gibi  
sivil toplum  kuruluşlarıda dahil 
önemli bir çok işin damada veya oglana veya ekipten,
yani "bizden" dediklerine devredilmesinin sebebini anladık değil mi? şimdi! 
zihniyet aynı. 
yeterlilik,yani ehliyetten önce 
sadık olanlara, bizden olanlara 
kendinin sulbünden olanlara 'iş’ ikram edilir. veya aynı görüşün adamlarıyla kurum doldurulur.
 
 
siyasi partilere bakın ,
eş dost kim varsa yakın olan 
güvendiği,emin olunan tercih edilme kriteri olmuşsa 
of ki of..
küçülmeye ve erimeye başlanmıştır ilgili kurum demektir.
sendikadan, partiden, teşkilattan vs gelen 'hamisi yakınımız' kartı 
makam, mevki ve işe girmek için yeterli sebep oluverir. 
şişen bürokrasinin hantallaşması kaçınılmazdır. 
ve esas sebep ehliyetsiz kişilerin göreve getirmesidir. 
çapı neyse kişinin okadar işler yürür,
 veya yürümez diyelim. 
 
bu mantık imparatorluk batırır 
bilirsiniz değil mi? 
"bizden’’ olanın iş sahibi ,makam sahibi olması anlayışı ,
liyakatsız adamların kamu işgal etmesi demektir ki 
bu adaletsiz yaklaşım nedeniyle 
iş üretemeyen hizmet üretemeyen hoyrat kişilerin varlığı ve elbette 
sayılarının çokluğu ülkeyi batırması için yeterli sebep oluverir.
 
“layık olmadan makam sahibi olanlar,
 astlarını ısırıp, üstlerine kuyruk sallarlar.”
diyor ya imam gazali! , öyle bir şey işte… 
 
daha can sıkıcı olanı söyleyeyim;
kişinin kendi iş yerinde yaptığı işe alma tercihi sonuçta ilgili kişiyle sınırlıdır ve 
hesabı kolaydır.
peki söyleyin allah aşkına !
kamunun koltuklarını ,
sırf ‘’bizden’’ oldugu için liyakatsız kişilere dağıtırken,
milyonlarla nasıl bir hesaplaşma yapar ki insan rabbi katında
ah ki ah! 
 
 
birde 
büyük işletmeler bakın lütfen.
holdinglere..hepsinin başında veya çalışanı olan ehliyetli kişilerdir.  
yönetici olmak için akrabalık , yakınlık değil 
yeterlilik önemlidir ve 
güven dediğiniz şey devasa bir ekonomik gücün içinde kıymeti olmaz zaten. 
çünkü, o ara 
‘’güven’’lik bile satın alınır..
anlatabiliyorum değil mi dost?
kurum kendi içinde güvenliğini tesis eder ve ehliyetli kişilerle 
şirket veya devlet adeta dev olur büyür ..
 
sadık olmakla liyakat sahibi olmayı yarıştırmak değil benim derdim. 
liyakat adaletin gerçekleşmesi için 
olmazsa olmaz dır 
buna dikkat eden bütün yapılar büyümeye, hizmet üretmeye ve güç kazanmaya adaydır 
 
‘’hem yakın olsa hemde liyakatlı olsa olmaz mı?’’ diyorsanız eğer 
konu anlaşılamamış demektir ki,
 bir daha okusak yazıyı mümkünse! 
 
ey yolcu 
 
yürüdüğün yolu elbette 
güvendiğin, sadık 
kişilerle yürümek gerek 
bu ayrı 
 
işi 
liyakat sahibi kimselere vermek ayrı… 
öyle işte. 
 
Not;  yazılarımın, dilediğiniz kısmı dahil, dilediğiniz şekilde dostlarınıza ikram etmeye açıktır.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
Sayenizde Kurban