Geçenlerde kıymetli bir hocanın tivitini görünce her yerde ve her fırsatta söylediğim problemin sadece benim tarafımdan görülmediğini anladım. Hem sevindim hem de üzüldüm açıkçası. Sevindim çünkü gözlemimin doğru olma ihtimali güçlenmiş oldu ve daha isabetli reçeteler üzerine çalışabilecektim. Üzüldüm çünkü bu hastalık tüm toplumu sarmış olacak ki fıkıh alanında uzman bir hoca bu konuda yazmak zorunda hissetmiş.
Hocamızın tiviti şöyleydi: Muhafazakâr erkek-kadın tanımı sürekli istismar ediliyor. Karısının endamı, cilvesi, yüzü, sesi üzerinden izlenme ve takipçi kazananlar muhafazakâr olamazlar. Kadın peçeli de olsa böyledir erkek bol giyinse de böyledir. Adam karısının endamını erkeklerin beğenisinden muhafaza edemiyor daha neyin muhafazakârlığı bu. Adam söz geçiremiyordur, kadın kapılmıştır bu sanal âleme o adama dua edilir ama adam karısının videolarında rol alıyorsa orada adamlık bitmiştir.
Evet, tivitte vurgulanan şey muhafazakârlığın şekilden ziyade bir anlayış ve davranış biçimi olduğu. Yani başına örtü örten her kadın, namaz kılan her erkek muhafazakâr değildir. Muhafazakârlık belli değerler çerçevesi içerisinde kırmızı çizgilere sahip olmak ve bu kırmızı çizgileri koruma iradesi ortaya koymaktır. Bu irade erkekte de kadında da olmak zorundadır. Muhafazakârlık elbette her değişime karşı olmak değildir. Kırmızı çizgiler dışında kalan alanlarda asıl olanların bozulmaması şartıyla elbette hayatta ve düşüncede değişimler olacaktır bu kaçınılmazdır. Ama bu değişimler karısının işvesini, cilvesini, dişiliğini kullanarak takipçi kazanmasını içeremez mesela. Bunun aynısı erkek için de geçerli. Tesettür iki cinsiyete de farz.
Biraz da işin psikolojik ve sosyolojik yönünü incelersek burada da tvitin son kısmı dikkatimi çekiyor: “Adam söz geçiremiyordur, kadın kapılmıştır bu sanal âleme o adama dua edilir ama adam karısının videolarında rol alıyorsa orada adamlık bitmiştir.” İşte burada “toplumun en önemli sorunu” olarak gördüğüm noktaya işaret var. Evet, birçok çift hesabına baktığımızda erkeğin genel olarak bir figüran ve aksesuar olarak kullanıldığı, kadının ise asıl olduğu bir durumla karşılaşıyoruz. Kadın, kocasını sadece bir aparat olarak kullanıp dişiliği sayesinde daha fazla takipçi kazanma yoluna gidiyor. Erkek ya söz geçiremiyor ya zamanla para kazandıkları için başka erkeklerin karısına nasıl baktıklarını bildiği halde buna ses çıkarmıyor ya da maskülenliğinde yani erkeksi duruşunda bir problem var.
Erkeklerin günümüzde en büyük problemi maskülenliklerini yani adamlıklarını kaybediyor oluşları bence. Bu durumun toplumun başına açtığı bela ise sosyal çürüme. Erkek sağlam bir beyefendi duruşuna sahip değil. Güven, sadakat, hamilik, saygı, sorumluluk, örneklik ve ağırlığı yok. Hal böyle olunca kadın erkeğin boş bıraktığı alanları biraz da mecburiyetten doldurup hayatta çok daha fazla aktif rol alıyor. Kendi işlerini zaten yaparken erkeğin almadığı sorumlulukları da almaya başlıyor. Bu durum onu zamanla daha cüretkar, daha umursamaz ve daha rahat hale getiriyor. Erkek ise para kazanma dışında bir fonksiyonu olmayan, ekran başından ya da cafelerden ayrılmayan pasif bir role bürünüyor.
Durum bu olunca kadının dışarıdan etkilenmesi daha da kolaylaşıp “biz de yapalım” arzusu gittikçe güçleniyor. Hanımı ve evi üzerinde söz kuvveti zayıflayan erkeğin ise buna itiraz hakkı pek kalmıyor. Sonuç ise karısının yanında aksesuar olarak takılan figüran erkekler oluyor işte. Erkeklerin kendine gelip “adam” olmaları gerekiyor. Aksi halde sosyal çürümenin en büyük sorumluları erkekler olmaya devam edecek maalesef. Allahın “kavvamlık” görevi verdiği erkeğin, Allah’a kavvamlıktan da hesap vereceğini hatırlaması gerekiyor bir an önce.
Mehmet Yaşar Soyalan ile Derkenar...
05.06.2026
İktibas'ın Haziran 2026 sayısı çıktı
07.06.2026
2026 yaş çay alım fiyatı belli oldu
13.05.2026
Şehit yakınlarına iki asgari ücret verilecek
13.05.2026
Rasim Ozan Kütahyalı gözaltına alındı!
14.05.2026
Sülfürik asit krizi bütün dünyayı etkiliyor
13.05.2026
BOSNA GÜNLÜKLERİ - 5 ÜSTÜN BOL 23.05.2026
oyaladı dost… MUSTAFA AKMEŞE 21.05.2026