metrika yandex
  • $44.73
  • 51.42
  • GA51500

Haberler / Yorum - Analiz

KADIN KONUSUNA YENİDEN BAKMAK / HATUN ÖZKÜMÜŞ

05.04.2023

Kadın konusuna nasıl bakmalıyız?

Yetişkin ve sağlıklı bir birey olarak yaşadığı toplumda yerini almış olan kadınla ilgili sorunların çözümüne, yine kadının kendisinin aktif katkı sağlaması beklenir. İyi yetiştirilmiş, sorumluluk alabilen, kadınlar bunu başarabilmektedirler.

Toplumunun bir bireyi, ailesinin üyesi, çevresinin parçası olarak kadınlar da sosyal, ekonomik ve kültürel yönden bir yetişkinin yerine getirmesi beklenen yükümlülükleri taşımaktadırlar. Normalde her ferdin bu yetkinlikte olması beklenir.

Hayatın olağan ve normal akışı içerisinde kadın, erkek, çocuk, yaşlı sorunu şeklinde tanımlamalar akla gelmeden, zaman akıp gitmektedir. Günler ayları, aylar yılları izleyerek hayat devam etmektedir.  Böylece kadınlar da erkekler de insanın yeryüzündeki serüvenini sürdürmektedirler.

Kadın veya erkek olsun yaratılmışların en güzeli olan insana(İsra;70), sorun penceresinden bakmak hüzün verici değil midir?

Ancak doğal afetler, göç, ölüm, kazalar, insanların işlediği suçlar gibi nedenlerle insanlar mağdur hale gelebilmektedirler. Yaşanan mağduriyetler daha çok toplumların zayıf kişi veya gruplarına olumsuz etki eder. Her durumda insanların mağduriyetlerden korunması için, kişiler kendileri, aileleri, yakın çevreleri ve Kamu Görevlileri önlemler alırlar. Bu doğrultuda insanın korunmasına yönelik geliştirilen tutum, davranış kalıplarından başlayıp, örf, adetle şekillenen ve ilgili mevzuatlarla işlerlik kazanan hatta gerektiğinde cezai yaptırımları uygulayan insanları mağduriyetlerden koruyucu araçlar ortaya konmaktadır. Bu amaçla insanın lehine olan koruyucu araçların geliştirilmesi insanın varlığı ile birlikte devam etmesi beklenir.

Kadın, çocuk, engelli ve yaşlı kişilerin, kırılgan grupta olduğu savaş, göç, afet ve şiddet durumlarında ise kırılganlığın arttığı göz önüne alınmalıdır.

İnsanın varlığına bir bütün olarak baktığımızda, kadınlar, çocuklar, yetişkin erkekler, yaşlılar, engelliler gibi grupları olumsuz etkileyen sorunların hayatın geneline zarar vereceği bilinmektedir. Bu nedenle özellikle kırılgan gruplar dediğimiz kadınlar, çocuklar, engelliler ve yaşlılarla ilgili problemler üzerinde çalışılıyor olması anlamını korumaktadır.Bir bütün olarak insanın iyiliğine çaba harcamak Kamunun olduğu kadar, sivil toplumun ve gönüllülerin de görevidir. Çocuklar, engelliler ve yaşlılara bakım, sağlık ve eğitim hizmetleri öncelendiğinden bu gruplara hizmetlerin sunumunda hemfikir olunması kolay olmaktadır.

Ancak, kadınlara yönelik politikaların belirlenmesi, onlara destek hizmetlerinin sunumu konusunda çok seslilik oluşabilmektedir.

Bir konu, yorumlara gereğinden fazla bırakıldığında o konu hakkında diğer insanların yanlış değerlendirmeler yapmalarına neden olunur. ‘’Yorumcular insanı her zaman aldatırlar. Bilerek değil tabi. Onlar kendi tarihsel çerçevelerinin dışına çıkamazlar’’(Yalom;1998).

Lafın ve sözün bir yığınak haline dönüşmesi halinde, sadece yığının üstüne gelen ve ışığın yardımıyla parıldayan zerrecikler ilk göze çarpanlardır. Oysa bir sorunun anlaşılmasında daha fazlasına ihtiyaç vardır. Bir konunun çok konuşulması o konunun anlaşılmasının önünde bir engel oluşturabilir.

Gündemdeki yerini koruyan, üzerinde yapılan yorumların insanların hayatını etkilediği için hassasiyet içeren konuları konuşup, yorumlarken daha itinalı davranmak sorumluluk ister.

Kadın sorununa gelince;

Kadının anne, eş, evlat olma konumu ve sorumluluğu onun kendine mahsus tanımlanmasını ve ona ayrı bir değer verilmesini gerektiriyor olmalı ki; kadın konusunun farklı yönleri her toplumda ve tarihin her evresinde tartışılagelmektedir.

‘’Medeni dünyanın belirleyiciliğinde kadınların rolü büyüktür. Bu nedenle kız çocuklarının eğitiminde, onların kendi biyolojik ve psikolojik doğaları da dikkate alınmalıdır’’(Carrel;1912).

Kadınlarla ilgili sorunlarının çözümünde yine onların sorunları önleme ve çözme sürecine aktif katılımları ile daha verimli sonuçların alınacağının farkına varılmalıdır.

Kadın ve erkek cinsini, öncelikle insan türünün birbirini tamamlayan iki ayrı çeşidi olarak görmek ve insanın yaratılıştan gelen yapısını bozmamak temelinde düşünmek doğru olur.

Çocuklarıyla birlikte yaşayan kadınlarve çocukları mutludurlar.Bu nedenle kadının olduğu yerde genellikle çocuklar da vardır. Kadın konusunu konuşurken anneliği ve çocukların gelişimini düşünmek de unutulmamalıdır.

Çocukları için çabalayan, onların sağlığı, gelişimi ve mutluluğu için emek harcayan kadınlar yorgunluklarını çabuk unuturlar. Evde olduğu kadar para kazanan kadınların gelirlerini öncelikle aile üyelerinin ihtiyaçlarına harcadıkları bilgiside araştırma raporlarına yansımaktadır. Bu durum kadınların beşeri sermayeye olumlu katkısı açısından değerlendirilmekle birlikte, aile üyelerinin sağlığı, eğitimi, gelişimi ve paylaşımında kadın emeğinin harcandığı alanın aile odaklı oluşu da görülmelidir.

Problemlerin çözüme gidebilmesi için öncelikle onlara analitik bir gözle bakıp değerlendirmek, konuyla ilgili gerekirse genel de olsa bir araştırma yapmak ve ilgili problemin çözümüne katkı sağlayacak öneriler geliştirmek gereklidir. Bu yöntem genel bir kaide olmakla birlikte güncel kadın tartışmalarında duygusallığın yanında sorun çözen, problem üretmeyen, bütüncül görüşü sağlayan bakış açılarına ihtiyaç olduğu fark edilmelidir.

Güncel sorunlarla ilgili kısa sürede çok fazla yorumun yapılması bir konunun sorun teşkil eden yönlerinin bile anlaşılmasını zorlaştırmaktadır. Özellikle sosyal bir problem, hassasiyetle değerlendirilmediğinde yeni mağduriyetlerin oluşabileceği düşünülmeli ve sorun alanları ilgililerce titizlikle ele alınmalıdır.

Kadınlara ve çocuklara yönelik mağduriyetlerin oluşmasını önlemek, ailelerin ve bireylerin yararına olan konularda, sorumluluk taşımak, bilgisiz ve basiretsiz olmamak en önemlisi de tembel davranıp aktüel fikirlerin peşine düşmektense yapıcı, sağlam önerilerin gelişmesine yardımcı olmak için çalışılmalıdır.

KAYNAKLAR:

 1-İsra Suresi; 70. Ayet.

2-Yalom; Irvın D.1998, ‘’Nietzsche Ağladığında’’, İSTANBUL, Ayrıntı Yayınları.

 3- CarRel; Alexİs, 1973, ‘’İnsan Denen Meçhul’’ İSTANBUL, Yağmur Yayınevi.

 

Yorum Ekle
Yorumlar (1)
Hatice Altuntaş | 09.04.2023 00:06
emeğine sağlık Hatuncum bir konu yu çok kíşi konuşabilir sorun tesbit edip çözūm ūretebilir ama hikmet ve insanlar ın doğası göz önünde bulundurulmazsa kuru bilgi olr kalır yarayı saracağına azdırır.Alex Carrel iyi çok hikmetli söylemiş insan cinsin psikolojisi biyolojisi cinsiyeti ile beraber konumu yaşı şakilesi,fıtratı hepsi önem arzeder diye dūşūnūyorum
Sayenizde Kurban