metrika yandex
  • $44.73
  • 51.42
  • GA51500

Haberler / Yorum - Analiz

Çocuklarda Beslenme Düzenini Oluşturmak Hatun ÖZKÜMÜŞ

23.12.2022

Beslenme, canlıların canlı kalabilmek için ihtiyaç duydukları besinleri bünyelerine almalarıdır. Yiyip, içmek, canlıların temel ihtiyaçlarındandır. Beslenmenin, bütün canlıların varlıklarını sürdürebilmeleri yönünde bir görevi vardır. İnsanların doğru beslenmeleri, onların sağlıklı yaşamalarında belirleyici rol alır.

Bu nedenle ekmek kutsaldır, kazanılması, korunması ve paylaşılması için emek harcanması gereklidir.

Ayrıca insanların neyi, nasıl yedikleri, içinde yaşadıkları toplumun sosyal, kültürel, davranış ve tutumlarını etkileyen bir unsurdur.

Toplumların yemek kültürü, yeni nesillere aktarılarak eden ve kaybolması da istenmeyen bir özellik taşır.

 ‘’Yaşamak için mi yiyoruz? Yoksa yemek için mi yaşıyoruz’’?

 ‘’Zamanımızın ne kadarını yemek işlerine harcıyoruz’’? Sorularının da ara sıra hatırlanması için bir köşede durması faydalı olabilir.

İnsanların fazla besin tüketmelerinden kaynaklanan sorunları veya hastalıkları ile gereğince beslenemeyen yetişkin ve çocukların problemlerine getirilmiş çözüm önerileri yeterli midir?

İnsan beslenmesine, sağlık, ekonomi ve paylaşım açılarından bakıldığında yeterli ve kapsayıcı çözümler getirilmekte midir?

Gereğinden çok gıda tüketiminin, insan sağlığına verdiği zarar kadar, israf ve yardımlaşmanın azaltılmasına nasıl etkilediği konusu da düşünülmelidir.

Çocuk ya da yetişkin her insanın bünyesinin ihtiyaç duyduğu besinlerden yeteri kadar alması sağlıklı beslenmenin kurallarındandır. İnsanların temel ihtiyacı olan besin çeşitleri ise, karbonhidratlar (şekerler), proteinler, vitaminler, su ve diğer madensel maddeler şeklinde sıralanabilir. Şişmanlık, obezite benzeri hastalıklara sahip olan insanların problemi bu temel besinlere ulaşamamaktan ziyade, genellikle bünyelerinin ihtiyacı olandan daha fazla besin tüketmeleri ve yeterince hareket etmemeleridir. İşlenmiş gıdalardaki artırılmış lezzetler de fazla besin tüketimini körüklemektedir.

Oysa ihtiyaç duyulan besin maddelerini ihtiva eden besin türlerine işlenmemiş gıdalara yönelerek daha ekonomik bir şekilde ulaşmak mümkündür.

Düzenli ve doğru beslenmek, boy ve yaşa uygun bir kiloya sahip olmak sağlıklı yaşamak için istenen bir durumdur.

Çocukların sağlıklı gelişimlerinin sağlanmasında onlara düzenli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırılmalıdır. Çünkü beslenme gelişim çağındaki çocukların, büyüyüp gelişmelerine, zihinsel ve sportif aktivitelerine, sosyal ve kültürel yönlerine etki eder.      

Büyüme çağı, aynı zamanda sosyalleşme dönemi de olduğundan çocukların boyları ile uyumlu kilolarının olması kendi özgüvenlerini korumalarına yardım eder. Bu nedenle çocuklara doğru beslenme yöntemi küçük yaşlardan itibaren verilmelidir.

Çocukların yeme bozuklukları, onların fiziksel gelişimleri ile birlikte, psiko sosyal gelişimlerini de olumsuz etkilemektedir. Çocuklardaki uyumsuz davranışları, okul başarısını, sosyal aktivitelerini düzenlemeye çalışırken ne yiyip, ne içtikleri de dikkate alınmalıdır. Böylece, düzenli ve dengeli beslenme alışkanlığı olmayan çocukların, öncelikle bu problemlerinin ortadan kaldırılması sağlanabilir.

Çocuklar ne yiyip, içeceklerini aileden öğrenir. Damak tadı küçük yaşlarda ailede gelişir. Çocuğa küçüklüğünden itibaren hangi tadı öğretirseniz büyüdüğünde o tada yatkın olacaktır. Mesela anne sütü ile beslenen bebeklerin yetişkinliklerinde fazla şeker tüketme eğiliminde olmadıkları bilinmektedir. Bu nedenle doğal besinlerin kızartma, yağlama, tuzlama, tatlandırma gibi farklı yöntemlerle tatlarının değiştirilmeden çocuklar tarafından tüketilmesi, onlarda bu besinlere yatkınlık oluşturur. Ayrıca, onların boy, kilo ve fiziksel dinamiklik yönünden uyumlu gelişmelerini de destekler.

Yeme alışkanlığının sosyal yönü vardır. Çocuk sofrada adabı öğrenir. Yemekte fazla konuşmamak, kendi önünden almak, konuşan diğer insanları dinlemek, el, yüz temizliğini yapmış olmak, yemekten sonra sofrayı ve ortamı toparlamak bunlardan bazılarıdır. Evde yemek saatlerini, aile üyeleri arasındaki iletişimin artırıldığı, aileyi ilgilendiren konuların değerlendirildiği paylaşım ortamları haline dönüştürülmelidir.

Aile üyelerinin beslenmesinde hazır gıdalara fazla yer açılması da ayrı bir problemdir. Çocuklar için cazip hale getirilen ambalajlı hazır gıdalar, lezzeti artırılmış çocuk menülerinden de erken yaşlarda uzak durulmalıdır. Zira çocuklar da ömür boyu kullanabilecekleri yeme düzenini büyüme çağında öğrenmelidirler.

Hareketlilik, hızlı büyüme, sporla uğraşma, aktif zihinsel faaliyetler çocukta besin ihtiyacını artırır. Ancak ihtiyaç duyulan besinlerin doğal gıdalardan, evde pişmiş yemeklerden karşılanması gerekmektedir. Aksi halde yeme ihtiyacının kızartma, yağlı ve atıştırmalık yiyeceklerle veya gazlı, çok şekerli içeceklerle giderilmesi çocuklarda fazla kilo alımına neden olabilmektedir.

Çocukların büyüme çağında besin ihtiyaçlarının yeterince karşılanması, yetersiz veya aşırı beslenme sorununun önlenmesi onların fiziksel ve ruhsal gelişimlerini olumlu etkileyecektir. Bu nedenle boyuna göre kilosu fazla veya az olduğu düşünülen bir çocuk için yapılması gereken ilk çalışma ilgili çocuğun beslenme şekli ile boy ve kilo dengesinin değerlendirilmesidir.

  Ailede tüketilen besinlerin, daha çoğunun evdeki mutfakta doğru bir şekilde hazırlanmış olması çocuklara örneklik teşkil eder. Evde yemek hazırlamak, evin bütçesini korurken, aile üyelerinin de ekonomik ve sağlıklı beslenmelerinin önünü açar.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
Sayenizde Kurban