metrika yandex
  • $44.73
  • 51.42
  • GA51500

Haberler / Yorum - Analiz

Kızlarımızı Neden Okutuyoruz? / Hatun ÖZKÜMÜŞ

31.12.2022

Kız veya erkek çocuklarla, gençlere, gerekli ve yeterli eğitimi vermeyi ihmal etmek, bu çağda doğal afetlere karşı önlem almamaktan daha yıkıcıdır. Özellikle yeni nesillere doğru ve güvenilir eğitimi vermemek onları baskın anlayışların rüzgarına terk etmek anlamına gelmektedir.

Kız ve erkek çocuklar, sadece bir meslek sahibi olsunlar ve ekonomik başarı sağlasınlar diye okutulmamalıdır. Çocukların ve gençlerin, fikir üretme, yorum yapma, sorun çözme kabiliyetlerinin gelişmesi de eğitimle kolaylaşır.

Gençlerin kendi kültürlerine sahip çıkmaları, korumaları ve bu kültürü taşıyabilmeleri de eğitimle mümkündür.

Eğitimin, insanın ve insanlığın hatta tabiatın iyiliğine olduğu bilindiğinden, özellikle çocuklara ve gençlere eğitim verilmesi amacıyla tarihi süreçte kurumsal yapılar yani okullar ortaya çıkmıştır. Şüphesiz bütün çocukların yeterli, temel bir eğitimi alabilmeleri önem taşımaktadır. Söz konusu eğitim olunca, cinsiyet, din, dil, ırk ayrımı gözetilmeyecektir.

Öğrenme, anne karnında başlayıp insanın ölümüne kadar devam ederken, eğitim kişilere hayatın erken dönemlerinde verilirse daha verimli olur. Eğitim almaya yatkınlık ileri yaşlarda azalır. Bu nedenle hayatın erken dönemlerinde temel eğitimi almak her insanın haklarındandır.  

Eğitim, insanın insan olma sürecinde vazgeçilmez yapıcı bir güçtür.

Eğitim, kişilere istenilen davranışları, mesleki becerileri kazandırma, değiştirme, geliştirme, pekiştirme gibi amaçlara yönelik uygulanabilir ve planlanmış bir süreçtir. Eğitim almış olmak, kişilerin tutum, anlayış ve kavrayışlarını da etkiler.

Çocuk, yetişkin, kadın, erkek, genç, yaşlı demeden her insana veya gruba yönelik eğitim süreçleri geliştirilebilir.

Eğitimde bir amaç vardır. Nereye varmak istiyoruz? Neyi hedefliyoruz? Amacımız nedir? Verilen eğitimin çıktısı ne olmalıdır? Gibi soruların eğitim planlamalarına başlanmadan cevaplanması gerekmektedir.

Günümüzde eğitimin öne çıkan hedefi kişilerin bir meslek sahibi olmalarını sağlamak şeklinde algılanmaktadır. Eğitimin, kendisiyle ve çevresiyle uyumlu bireyler yetiştirmeye etkisi ise göz ardı edilmektedir. Oysa eğitimin, toplumların kendi geleceklerini teminat altına almaları, sosyal ve kültürel varlıklarını sürdürülmeleri yönünde bir fonksiyonu da vardır. Sosyal ve kültürel değerler, yeni nesillere ailenin yanı sıra, eğitim aracılığı ile de aktarılabilmektedir. Ayrıca iyi planlamış ve uygulanabilir eğitim modelleri, toplumların bilimsel, kültürel ve ekonomik gelişimlerini de destekleyecektir.

Eğitim, içinde disiplini de barındırıyor olması nedeniyle bir alanda eğitim alan kişilerin birden fazla kazanım elde etmeleri beklenir. Mesleki, teknik, sosyal, ya da bilimsel bir amaca yönelik eğitim alan kişiler, bireysel ve toplumsal açıdan pek çok kazanım elde ederek bu eğitim ortamından faydalanırlar.

Çocukların ve gençlerin eğitim ortamlarına katılamamış olması veya onlara yeterli eğitim desteği verilmemesi halinde ilgili çocukların dezavantajlı büyüme riski artacaktır. Bu nedenle öngörü sahibi olmak ve eğitim uygulamalarını zamanında yerine getirmek gereklidir.

Kız çocuklarının eğitimleri, sorumlu yöneticiler tarafından iyi planlanmadığı, ebeveynlerin kız çocuklarının eğitimi hususunda sorumluluk alıp yeterli desteği vermediği durumlarda ise onların okumasının sekteye uğradığı bilinmektedir.

Savaşlar, yoksulluk, göç ve doğal afetler gibi nedenlerle toplumların eğitim çalışmaları zaman zaman aksama görülebilir. Bu gibi hallerde toplumları veya toplulukları yöneten liderler, ebeveynler, yetişkinler insanın gelişimi ve eğitimin önemi konusunda sorumluluk duyuyorlarsa çok zaman kaybetmeden eğitimle ilgili kayıpları gidermelidirler.

Toplumların, eğitim alanına yeterli çabayı harcayıp beyin gücünden ve işgücünden fire vermeme başarısı, onların uyguladığı eğitim modelleri ile de yakından ilgilidir.

İyi planlanmış ve uygulanmış eğitimin getirileri kız veya erkek ayırmaksızın bütün çocuklarla, gençler için vazgeçilmezdir. Gruplardan birini eğitimden mahrum bırakmak yalnız ilgili grubu değil, o toplumun bütününde bir açıklık meydana getirecektir.

Ancak, kız çocuklarının, yoksulluk içinde olan çocukların, diğer eğitim alma hususunda şansı az olan (göç, engel durumları, ebeveyn yoksunluğu gibi) çocukların eğitimleri için gerekli önlemler alınmalı ve izlenmelidir. Bu çocuklar eğitim ortamından kolayca kopabilmekte veya farklı nedenlerle eğitime dahil olamayabilmektedirler.

Yaratan Rabbimizin her insanı ayrı bir değer olarak yarattığının bilincinde olunmalı ve bir değer olarak insan heba edilmemelidir.

Toplumun, insan neslinin geleceğinin öncelikle kız çocuklarımıza verilen eğitimle doğrudan bağlantılı olduğunun farkında varılmalı hatta kız çocuklarına özgü eğitim programları geliştirilmelidir.

Eğitim mutluluktur.  Huzur getiricidir. Eğitimli insan, karşılaştığı problemleri çözme maharetini kullanma yeterliliğine sahip olmalıdır. Böylece eğitimli insanlar sayesinde küçük şeyler dert edinilmeyecek, büyük sorunlar da çözümlenerek yola devam edilecektir. Tek başına eğitimin böyle bir getirisinin olacağının düşünülmesi bile kız veya erkek hiçbir ayrım yapmaksızın bütün çocuklara onların iyiliğini artıracak, hayata hazırlanmalarını kolaylaştıracak eğitimlerin verilmesi için gerekçe oluşturmaktadır.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş