Bazı insanlar vardır, isimleri pasaportlarından, dilleri ana kucağından, idealleri yaşadıkları coğrafyalardan taşar. Onlar, bazen Arapça, bazen Farsça bazen de Peştuca konuşurlar. İhtiyaç halinde tüm dünya dilleri onların dili, yeryüzünde yaşayan herkes kardeşleridir. Dünyanın neresinde bir adaletsizlik ve zulüm varsa orayı vatan belleyen, neresinde bir çocuk ağlıyorsa oraya siper olan pazarlıksız, umarsız yiğit insanlardır. Brezilyalı insan hakları savunucusu Thiago Avila gibi.
Thiago, Sumut Filosu’nun okyanusları aşan vicdan yükünü omuzlayanlardan biriydi. Deniz yoluyla Gazze’ye ulaşmaya çalışan ikinci filoya yapılan baskında gözaltına alındı. Mahkeme salonuna getirildiğinde görüntüsü, Siyonist işgalciye yakışan fakat insanlık onuruna da sürülen kara bir leke gibiydi. Şiddetten uzak bir hak mücadelesinin onurlu duruşuyla uluslararası sularda esir alınan ve tek suçu yeryüzünü yaşanabilir kılma mücadelesi vermek olan Thiago’nun, hem elleri hem ayakları prangalıydı.
Ancak o prangaların ötesinde, daha ağır bir gerçek duruyordu. Thiago’nun bedenindeki ağır işkence izleri, sadece bir fiziksel saldırının değil, bir "ortaklaşmanın" deliliydi. O, davasını ve kavgasını paylaştığı Filistinli direnişçilerle ve Filistin halkıyla artık sadece aynı idealleri değil, aynı hücreleri, aynı acıları ve aynı zulme muhatap olmayı da paylaşıyordu. Onun mahkeme salonundaki dik duruşu, cellatlarına verilmiş en büyük cevaptı. Thiago o duruşuyla aslında kendisini esir alan bu terör yapılanmasına, zincir vurulan bedeninin taşıdığı ruhun, türlü işkencelere rağmen Filistin’in sembolü olan zeytin ağaçları kadar hür olduğunu haykırıyordu. Aslında o da yeryüzünün hür kalabilmeyi becerebilmiş yüreklerinin sembolü değil miydi?
Thiago, geride iki yaşında kızını bırakarak yeryüzünün en acımasız cellatlarına karşı yürüyen bir baba. Kızına yazdığı mektuptan anlaşıldığına göre geride, babasının gitarından dökülen nağmelerle uyumaya alışmış minik bir kız çocuğu ve artık o kız çocuğunu bir başına teskin etmeye çalışan bir anne bıraktı. Thiago, kızına yazdığı o mektupta, belki de onun henüz anlayamayacağını da bilerek; "Filistin’i ve Filistinli çocukları asla unutma" diyor. Bu vasiyet aslında sadece küçük bir kıza değil, vicdanı olduğunu iddia eden tüm insanlık âleminedir.
Thiago’nun bu duruşu, dinden, dilden ve her türlü etiketten bağımsız, saf bir insanlık cevheridir. İnanç bu cevheri besler, evet, ama o cevher insanın içinde yoksa, en kutsal kelimeler bile birer slogandan öteye gidemez. Eğer öyle olmasaydı, Müslümanlar olarak bugün sadece elimize aldığımız bir kova suyla bile Siyonist işgalciyi haritadan silecek bir güce sahip olduğumuzu unutmazdık. Esasen, koruduğumuzu iddia ettiğimiz dindarlıkla, sahip çıkmamız gereken cevherin arasını açmışız da farkında değiliz.
Rachel Corrie de o cevherin kurbanı değil miydi? O cevher ki, insanı evindeki konforlu koltuğundan kaldırıp bir dozerin önüne, bir zindanın soğuğuna iter. O cevherde pazarlık yoktur, "mış gibi" yapmak yoktur.
Thiago ve onun gibiler, arka kapı tüccarlığıyla, konfor için yapılan ihanetlerle, zulme alkış tutan sıradanlıkla asla birleşmezler. Onlar, düşmanının çöplüğünde eşelenmeyi reddeden, izzetini her türlü bedelin üzerinde tutanlardır. Tıpkı, 7 Ekim’den bu yana direnen Gazze’nin yiğit direnişçileri ve cesur, fedakâr halkı gibi.
An itibariyle, Brezilya’da ailesinin ve sevdiklerinin yanında olmak yerine Siyonist işgalcinin soğuk ve işkenceli zindanlarını tercih eden Thiago Avila’ya, onun yolunu gözleyen ailesine ve o minik kıza selam olsun. Onlar bize, insan kalabilmenin bedelinin bazen ağır işkencelerden geçtiğini ama onursuz bir yaşamın her türlü işkenceden daha ağır olduğunu bir kez daha hatırlattılar.
Unutmayalım ki dünya, zalimlerin gürültüsü ve onlara eşlik eden mışımtrakların ihanetleri ile değil, Thiago ve Rachel gibi susturulamayan vicdanların ezgisiyle ayakta kalıyor.
İnancımız, zulmün payidar olamayacağı ve hakkın galip geleceğidir. Allah’ın izniyle o gitar bir gün yeniden çalacak ve bu kez sadece Filistin için değil, Filistinli sanatçıların da eşliğinde tüm dünya çocukları için özgürlük şarkıları söyleyecek.
MHP İstanbul Teşkilatı feshedildi
06.04.2026
Rus Büyükelçiliği'nden Montrö mesajı
06.04.2026
Amasya'da MHP-CHP ittifakı
08.04.2026
Rachel Corrie'nin Yolunda Yürümek-III KADİR ÇİÇEK 10.04.2026
Green Card Sevdalıları CYRANO DE BERGERAC 07.04.2026
Kişilik ve Söz Üzerine AYTEN DURMUŞ 06.04.2026