Vahyin temel amaçlarından biri varlığın üzerine inşa edildiği mükemmel uyuma ve dengeye/adalete, insanoğlunu da adapte etmektir. Zira huzurun, mutluluğun ve yeryüzünde yaşanabilir bir hayatın yegâne teminatı adalettir.
Her şey bir’e/tevhide endeksli mükemmel uyumun zorunlu bir parçasıyken, bu zorunluluktan muaf tutulan tek varlık insandır. Dolayısıyla bu uyumu ve dengeyi bozacak yegâne varlık da insandır. Bunun içindir ki vahyin insanı inşa sürecinde adalet,değişmeyen en temel değerlerden biri olarak karşımıza çıkar.
Kur’an’da adalet kavramı aynı ehemmiyette ve birçok yönüyle yer alır. Bunların hepsinin ortak hedefi,adil bir insan, adil bir sistem ve adil bir yaşamdır…Şüphesiz bu sürecin ilk ve temel basamağı da adaletin temel bir değer olarak insana aşılanmasıdır… Bu meyanda adalet, zıddı olan zulüm ile ele alınarak, örnek ve kıssalarla özenle işlenmiştir. İnsanın kendisine zulmetmesinden tutun da kavimlerin, zalim hükümdar ve yöneticilerin sebep olduğu zulme ve bunun yarattığı felaketlere kadar zulmün her boyutuna sıklıkla değinilerek, adaletin ne kadar hayati bir değer olduğu ısrarla vurgulanmıştır.
Bu sebepten inananlar için tevhid ile birlikte olmazsa olmaz bir değer olan adaleti, hayatımızın merkezine yerleştirmeli ve erdemli bir davranış olarak ilke edinmeliyiz. Ayrıca bizi adaletten uzaklaştıran nefsin bencil tutkularına karşı da ayrı bir parantez açarak, uyanık olmak zorundayız. Zira genelde bizim dengemizi bozan şey nefsin terbiye edilmemiş bencil tutkularıdır… “…Bir topluluğa karşı olan kininiz sizi adaletten alıkoymasın…(5/8)” ayetinde buyurulduğu gibi birilerine karşı beslediğimiz her türlü duygu(iyi-kötü) bizi adil olmaktan alıkoymamalı. Birilerine kızdık diye, birilerini kıskandık diye, kinlendik ya da sevdik diye veya çıkarımızadır diye terazimiz şaşmamalı…
Hayatımızın her alanında; evde, okulda, işyerinde hakkı ayakta tutan şahitler olmakla yükümlüyüz(6/152, 4/135, 58). Çoğu zaman basit çıkar hesaplarıyla zedelediğimiz adalet için Allah katında sorumlu olduğumuzu unutmamalıyız. Adalet duygusunu zedelememe hususunda son derece duyarlı olmalıyız, zira çoğu defa basit haksızlık ve yanlışlardır diye göz yumulan bu duygu, kişiyi zamanla daha büyüklerini de rahatlıkla yapar hale getirebiliyor. Bu sebepten en ufak bir haksızlığa dahi izin verilmemeli, bu konuda birbirimizi en güzel şekilde uyarmalı; adil davranış ve tutumları ödüllendirip ön plana çıkarırken, zalimane tavır ve davranışları da cezalandırarak yermeliyiz.
Bir ilişkinin sağlıklı yürümesinden tutun da bir ailenin, toplumun veya devletin hayatiyetini devam ettirmesine kadar en temel kıstas hep adalettir. Adaletin bozulduğu yerde huzursuzluk ve kargaşa başlar. Bu meyanda Allah adil olanları sevip, takdir ettiğini ifade ederken(49/9, 60/8), zulmedenleri de sevmediğini ve onları şiddetle cezalandıracağını ifade eder.(6/47,93)
Adaletsiz davranmakla yalnızca kendi dengemizi, huzurumuzu ve mutluluğumuzu bozmakla kalmayız. Aynı zamanda birlikte yaşadığımız bütün canlıların da dengesini, huzurunu ve mutluluğunu bozarız. Zira adalet, evrenin sağlığıdır… Bu sağlık bozulduğunda hepimizin menfi anlamda etkileneceği (bizim sağlığımızın da bozulacağı)aşikârdır. Çünkü biz varlıkla bir beden gibiyiz. Bir örümcek ağı gibi birbirimize bağlıyız. Bedenin herhangi bir azası nasıl ki rahatsızlandığında(bedenin ahenk ve dengesinden uzaklaştığında) bedenin tamamı bundan huzursuz oluyorsa, adalete aykırı her davranışımızda da evrenin tamamı bir şekilde bundan etkilenip huzursuz oluyor.
Bundan dolayı ancak ve ancak, muhteşem bir ahenk ve denge içerisinde olan varlığın bu uyumuna iştirak etmekle yani adil olmakla huzur bulabiliriz.
Siyonist Katz Erdoğan'ı hedef gösterdi
12.04.2026
Masonlara kayyum atandı
12.04.2026
Tayvan ile Çin arasında 'tarihi' temas
13.04.2026
İSRAİL SONA YAKLAŞIYOR - Mehmet Taşdöğen
19.03.2026
Tom Barrack'tan Epstein itirafı
19.03.2026
Eleştiri ve Ahlak YUSUF YAVUZYILMAZ 11.04.2026
Mezhebin Kadar Savaş! DERVİŞ ARGUN 13.04.2026
OKUL, EĞİTİM VE ŞİDDET YUSUF YAVUZYILMAZ 18.04.2026
Rachel Corrie'nin Yolunda Yürümek-II KADİR ÇİÇEK 04.04.2026
Rachel Corrie'nin Yolunda Yürümek-III KADİR ÇİÇEK 10.04.2026
Arada Kalan Hamas ve Direnen İran DERVİŞ ARGUN 06.04.2026