Türkiye’de göçmenlerin karşılaştığı, ama pek konuşulmayan önemli bir sorun da “tahdit kodu” meselesidir.
Tahdit kodu, bazı göçmenlerin “tehlikeli” diye sınıflandırılması, dosyalarına “tehlike” sınıfına göre numara verilmesi demektir. Mesela kamu güvenliği açısından tehlikeli olanlar G 87, bulaşıcı hastalık taşıyanlar V 78, sınırdan izinsiz giriş yapanlar Ç 113, uluslararası koruma başvurusu kabul edilmeyenler, iptal edilenler O 117 olarak kodlanırlar.
Tüm göçmenler tahdit kodu almazlar, ama tahdit kodu alan göçmenler süreli veya süresiz sınırdışı edilebilirler.
Tahdit kodu, Göç İdaresi görevlileri tarafından verilen, göçmenleri sınıflandıran, onları “tehlikeli kişi” haline getiren bir tanımlamadır.
Göçmenler ülkeye girişlerinden sonra, Göç İdaresi görevlileri tarafından mülakata alınırlar. Bu mülakatlar sırasında, mülakatı yapan memur, tahdit kodu uygulaması ile göçmenin girişini engelleyebilir.
Ya da ülkeye giriş yapmış, yıllardır burada yaşayan bir göçmen için, göç idaresi görevlileri kolaylıkla tahdit kodu uygulamasını devreye sokabilirler. Ve o kişinin sınır dışı edilmesini sağlayabilirler.
Tahdit kodu tamamen idarenin (Göç İdaresinin) bir tasarrufudur. Bu karara mahkemeler nezdinde itiraz süresi Türkiye’de 60 gündür. Ama çoğu göçmen süresinde itiraz edemez, çünkü karmaşık bir konudur, uzman avukat gerektirir. Halbuki çoğu göçmenin avukat tutacak parası olmaz.
Pek çok durumda, hakkında tahdit kodu uygulanan göçmen, 60 gün bekletilmeden sınırı dışı edilir. Bir defa sınır dışı edilen bir göçmenin hakkındaki tahdit kodunun kaldırılması ve tekrar göçmen olarak kabulü pratikte neredeyse imkansızdır.
Göç İdaresinin göçmenlere karşı olan tavrı, hükümetin dış politikasına paralellik gösterir. Çin’le iyi ilişkiler sürerken, Türkistanlı göçmenler için tahdit kodu uygulaması sıklaşır. Rusya ile iyi ilişkiler adına Suriye’den gelenlere tahdit kodu uygulaması yoğunlaşır.
Aslında tahdit kodu uygulaması mahkemelerin vermesi gereken bir karardır. Tahdit kodu asıl olarak suç işleyen kişilere verilir.
Bazı istisnai durumları vardır, mesela bulaşıcı hastalık taşıyanlara tahdit kodu uygulanır, bu konuda sağlık birimlerinin raporu gerekir.
Kişinin suç işleyip işlemediği konusunda doğruya en yakın kararı mahkemeler verir. Göç İdaresi memurlarının verdiği tahdit kodu kararları çoğu durumda hukuka uygun değildir. Mahkemelere başvuran az sayıda göçmen, kendi haklarındaki tahdit kodu kararlarını kaldırabilmektedirler.
Ama biraz önce de dediğimiz gibi, avukat tutamayan, parası olmayan göçmenler için bu mümkün olamamaktadır.
Özellikle kamu güvenliği kavramının arkasına dayanılarak binlerce göçmen tahdit kodu uygulanarak sınır dışı edilmekte, bu göçmenler için büyük mağduriyetler yaratılmakta, yaşam hakları ihlal edilmektedir.
Tahdit kodlarının konulmasında keyfilikler yaşanmaktadır, idare tahdit kodları konusunda şeffaf değildir. Hakkında tahdit kodu konulan göçmenlerin hak arama yolları kısıtlanmaktadır.
İdarenin tahdit kodu koyma politikası sürekli değişmektedir, bu da göçmenleri mağdur etmektedir.
Tahdit kodları konusunda yasal düzenleme yapılmalı, keyfilikler ve belirsizlikler ortadan kaldırılmalıdır. Bu konuda yetkinin Göç İdaresinden alınıp mahkemelere verilmesi, en azından tahdit kodu uygulaması ile karşılaşan tüm göçmenlere avukat desteği sağlanması gerekir.
Umran dergisi Eylül 2026 sayısı çıktı
05.09.2026
ABD uçağı pistten çıktı: 5 ölü
07.09.2026
Dindarlaşarak Gavurlaşma|Fuat Durgun
13.08.2026
GÜNDEMDEKİ KONULAR|DAVUT GÜLER
18.08.2026
Kasıt ve Kusur: Süleymancılık AHMET GÜRBÜZ 24.08.2026
Genç, Musa ve Hakîm’in hikayesi OSMAN KAYAER 19.08.2026
YENİ BİR EĞİTİM MODELİ ÖNERİSİ ORHAN GÖKTAŞ 26.08.2026
Ezherli Kuytul AHMET GÜRBÜZ 02.09.2026