metrika yandex

Haberler / Yazı Dizisi

BİR ZAMANLAR-3- / CAVİT OKUR

14.01.2020

Hani demiştik ya, dava adamı olmak zor ise hiç olmazsa ideallerimizi koruyalım. Emin kişiler olalım.Sosyal hayatta ahlaki değerler yozlaşırken ızdırab duyalım. Durdurmak için az veya çok bir gayretimiz olsun. Niye susuyorsunuz?

Hubel hep zenginlerden yana, ahlaksızlardan yana idi. Biz Hubel’den mi yanayız? Peygamber (SAV)'den yana mıyız. Halimiz hiç peygamberden yanaymış gibi görünmüyor!

Peygamber’in tebliği ulaşmadan önce Amr Oğlu Zeyd; zulme ve zalime karşı çıkarak , her türlü kötülüklerin kaynağı putlara secde etmemek için hayatını hakikati aramakla geçirmiş ve Peygamberimize risalet geldikten sonra onun övgüsüne mazhar olmuştu. Yani hak ve hakikat uzakta değil.

Söyler misiniz şu halimiz ve tavırlarımızda hiç hak ve hakikatten eser kalmış mı. Biz ki peygamber soluğu duyanlarız.

Peygamberin gösterdiği hak, hakikat ve adalet aramızda söz konusu mu?

‘’Sosyal medya teşhirciliğinden’’başka ne yapıyoruz. Paylaşımlarımıza bir bakalım, makam ve mevki sahiplerini ziyaretlerle övünmekten, mahremiyetlerimizi bile ortadan kaldırarak paylaştığımız aile ve şahsi dünyevi fotoğraflarımızdan başka ne var.

Ölülerimizi ve mezarları bile bu işe alet ediyoruz.

Bir de, özellikle reis yalakalığı ile bu işi götürmeye çalışanlar..

O vazifesini yapıyor. Ya siz- biz ne yapıyoruz. Yoksa biz duymuyoruz da perde gerisinde beni övün alkışlayın yeter mi, diyor.

Madem siyasette örneğiniz O, çalışmanız, ürettiğiniz ne, söyler misiniz.

Kel kız misali, başkalarının başarılarıyla övünme yalakalığı hat safhaya vardı.

Yalnızlığı bile “ maddi yalnızlık anlayan bizlerden” ne hayır gelir.

Bu halimizle bize kim inanır, birbirimize bile güveni kaybetmişsek.

Haramları sadece yılbaşında hatırlamak adetimiz oldu. 12 ay işlenen cinayetler, faizler, fuhuşlar, içkiler , kumarlar, aile faciaları vb. bizi sanki hiç ilgilendirmiyor, bunlar sanki başka bir dünyada, başka bir yerde işleniyormuş gibi rahatsız etmiyor oysa..

Birebir eleştirdiğiniz İstanbul sözleşmesine bile karşı çıkmak aklınıza gelmiyor mu?

Bu hafta yine yayınladılar 800 bin baba , koca evden uzaklaştırıldı diye. Çocukları ve gençleri saymıyoruz.

Ey etkili ve yetkili kişiler bu sizi rahatsız etmiyor mu,çözüm yolu yok mu bunun.

“Biz ne yapalım adalet yok “ diyebilirsin. Ancak sen güvenilir kişi olmalısın. Fil dişi kulede ahkam kesmek size yakışmıyor.

Örneklerimiz değişti mi yoksa. Unutmayalım, İslama düşman olanlar bize yol gösteremez. Yol göstericimiz belli.

Ne hazin,dün Kabeyi çıplak tavaf edenler bugün sokakları çıplak tavaf ediyorlar.Bunda bizlerinde katkısı yok mu..Ama görüyoruz ki bizi hiç rahatsız etmiyor.

Görsel medya ve sanatlar ahlakın kökünü kazıyor,aileyi,saygıyı,sevgiyi,ahlakı,edebi,adabı yok ediyor hiç ses çıkmıyor.

Etkili ve yetkili kardeşler özgürlük diyor bunlara. Üstad Necip Fazıl bu eşeklere müsavi hürriyet demişti.

Kadın öldüren, tecavüz eden,soyan,ihanet eden kısaca insanları canavarlaştıran hangi düzen?Hiç sorgulamak yok mu.Ceza vererek veya artırarak bütün bunları engellemek mümkün olmadığını görüyorsunuz ama hiç ses çıkarmıyorsunuz.

Hainlerle , şakşakçılarla , yalakalarla,çanak yalayıcılarla iş tutup,sizi seven ve günah ve hata işlemenizi istemeyen kardeşlerinizi yanınızdan uzaklaştırıyorsunuz.

Kardeşler 15 yaşında çocuk denecek bir yaşta fikirsel, sosyal,siyasal eylemsel bu davanın ‘islam davasının ‘ içine girdim ve bu güne kadar öğrenciliğim dahil çeşitli sivil toplum kuruluşlarında üye ve yönetici olarak bulundum.

Daha öncede belirttim şu yaşıma kadar bütün gayretimle gençlik ideallerime ihanet etmemenin savaşını verdim. Ve asla dostlarıma ihanet etmedim.Çizilen yoldan çıkıp dünya menfaatleri içi yan yol edinmedim.

İnanıyorum benim gibi derdi olan birçok güzel insan var. Biliyorum ve tanıyorum.

Bir ve beraber yol arkadaşlığı yapmaktır amacım.

En iyi yol arkadaşları Allah’ın mekteplerinde yetişir diyor,

‘’mekteb kaçkınlarından’’yol arkadaşı olmayacağını da biliyorum.

Bu yazdıklarımda sakın yeni bir yol aradığımı sanmayasınız. Yolumuz, yurdumuz belli.

Biz bazı şeylere muhalif de olsak kurum ve kişileri yıkmak, yok etmek için değil gücümüz yeterse düzeltmek içindir.

Nerde, niçin ve nasıl hata ettik diye sordurabilir miyiz diye.

Bizim bu şekilde düşüncemizden dolayı, eski kaldığımızı, akıllandıramadıklarını, kelaynaklar gibi kaldığımızı söyleyenlere de sözümüz, Bilin ki biz ahlaksızlığa, ihanete vefasızlığa ve yola çıktıklarımızı yolda terk etmeye pirim vermektense böyle kalmaya razıyız. Sizin makam , mevki ve maddi varlıklarınıza göz dikmek aklımızın ucundan bile geçmez.

Ama bilin istiyoruz; Firavun Nemrut, haman makamı ben elde ettim, Karun gibi bu varlığı ben ilmimle elde ettim denmesin diye,

Allah’ın verdiği benimdir denmesin diyedir, sözlerimiz.

Ama tavrımız ve davranışlarımız bunlara benziyorsa /ki biraz öyle/ kardeşçe hatırlatalım diye..

Söyleyin hala eşit miyiz , kardeş miyiz?

Asla ümitsiz değiliz,

Bir silkinişle kötü giden çok şeyleri değiştirebiliriz.

Silkinelim öyle ise..

Son söz;

TOPARLANIN GİTMİYORUZ…

Yazının ilk bölümü için: 

http://www.hertaraf.com/haber-bir-zamanlar---1-cavit-okur-3568

Yazının ilk bölümü için: 

http://www.hertaraf.com/haber-bir-zamanlar-2-cavit-okur-3620

Yorum Ekle
Yorumlar (3)
Mehmet yılmaz

14.01.2020

Haaarikaa
Abdul Hamit Savaş

14.01.2020

Ben sizi Tanındım Tanıyalı Kilis te Örnek Öğretmenlik Yaptığını Anlatırım Her Fırsatta Sizi Millî Dini Görüşçü Olarak Allah CC için Seviyorum
mehmet ali öner

14.01.2020

Taşlanmadan ölüyorsa insan Şairliğe soyunmadan daha.. O vakit Hangi şiir devadır bu coğrafyada İlaç yerine satılmışsa kan Şiirle örülmedikçe şehrin duvarları Huzur yok düne/bugüne ..