metrika yandex
Anlam Kitap

Haberler / Yazı Dizisi

Sabır Üzerine Güzelleme-18/Abdulaziz Tantik

24.07.2022

Güzelleme-18

Sabır Üzerine Güzelleme

Abdulaziz Tantik


Sabır; insanın varlığa yeniden biçim ve ‘ruh’ verebilme gücü…

İnsanın kendini anlarken, anlamlandırırken ve gerçekleştirirken ontolojik olarak üzerinde bulunması en gerekli insani vasıf olarak sabır, bir adım öne çıkar. Yani sabır ‘insanın zorluklara dayanıklı’ yaratıldığının teminatı ve insanın dünyadaki imtihan sürecindeki en büyük yardımcısıdır…

Sabır bir tahammül seferidir insan için…

İnsan doğduğu andan itibaren kendini bir çatışma içinde bulur. Her edimde ve harekette bir karşı koyuşla karşı karşıyadır. Her şey insanı bir adım geriletme uğraşısında imiş gibi görünür. Bu aynı zamanda bir imtihan olma gerçekliğine de işaret eder. İnsan bütün bu saldırılar karşısında kendini bulma ve gerçekleştirme adına tahammül ederek varlığını kaim kılabilir. Eğer bu tahammül olmasaydı insan özgür olamayacağı gibi varlığını da ancak başka varlıklara katarak kendini yokluğa nispet etmek zorunda kalırdı. İşte tahammül aynı zamanda insan için özgürlüğünün ve sorumluluğunun da bir imkânı olarak vardır.

Sabır, bir direnme istidadı ve gücüdür insan için…

Sabır, direnişi güçlü kılar. İnsan, direniş ile varlık ve eşya karşısındaki inşai konumunu belirginleştirir. Direniş çift taraflı bir işlevsellik kazanır. Hem varlık, eşya ve ilişkiler karşısında bir tahammülü zorunlu kılar, hem de aynı şekilde varlık, eşya ve ilişkilerin yeniden oluşumunun zeminini de temellendirerek onları yeniden tanımlayarak bir çerçeve içinde anlamlandırır…

Sabır, ayrılığın tahammül edilebilir sınırlarda tutulmasının teminatıdır.

İnsanın Rabbinden kopuşu ile birlikte yabancı bir diyara indirilmesi ve orada meskûn edilmesi ile başlayan süreçte bu ayrılığın insan zihni ve psikolojisinde meydana getirebileceği derin yarılmayı giderecek bir insani vasıf olan sabır, bu ayrılığı insan için çok daha verimli kılan bir istidattır. Böylece insan sabır sayesinde yaşamını sürdürürken anlam arayışını derinleştirir ve karşı karşıya kaldığı durumlara karşı bir direnç gösterebilir. Yani sabır; olguların ve olayların baskın karakterine karşı kendi özgürlük arayışını heba etmeden yeniden bir biçim ve biçem geliştirmenin imkânı olarak tanımlanmalıdır…

Sabır, insandaki dengenin adıdır…

İnsan uçlara savrulmadan yaşamayı sabır sayesinde öğrenir. Çünkü insan zayıf yaratılmıştır, duygusal bir varlıktır. Duygular genelde insanı farklı uçlara taşıyabilir. Hem acı ve hüzün, hem de haz ile sevinci yaşarken insan uçlara savrulabilir. Hayatta bunun birçok örneğini yaşıyoruz ve yaşamaya da devam edeceğiz. Dolayısıyla akli muhakeme üzerinde bir örtü vazifesi olarak iş gören duygusallık, insanı muvazenesiz kılarak toplumsal yapıya mugayir bir durumu varlık sahasına çıkarır. Bu durum insan için büyük bir kayıptır. Çünkü insan akli muhakemesi ile insan olma vasfını belirgin hale getirebilir. İşte insan sabır sayesinde bu akli muhakemeyi duygusal coşkuya yenik düşmekten kurtarır…

Sabır, zorluğu aşar ve değişime zorlar…

İnsanın psikolojik, sosyolojik ve siyasi vasatta karşı karşıya kalacağı zorluklar vardır. Karasevda gibi… Büyük bir ticaret kuruluşuna sahipken iflas etmek gibi… Çok sevdiğiniz birini trajik olarak kaybetmek gibi…

Ya da esir olmak, hakları elinden alınmak, kurtuluş umudu kalmamak gibi…

İlk planda da bu zorlukların aşılması çok zor, hatta imkânsız gibi algılanabilir. Bütün bu zorlu koşullarda sabır, insanın insan kalarak kendi varlığını ikame edecek bir vasatın inşasında en temel husustur.

Sabır olmasa insan bu zorlu koşullarda ya intihara tevessül edecek veya akli muhakemesini kaybederek toplumsallığını kaybedecektir. Ama sabra dayanan insan bütün bu zorlu koşulları aşarak bu zorlu koşulların deneyimi sayesinde bir üst anlam ve yaşam katmanına sıçrama hakkı kazanır. Tahammül ve direnç ile bu zor durumu önce kabullenilmez kılar ve sonra da onu değişime uğratacağı zihni, algısal düzlemi, psikolojik vasatı, sosyolojik zemini ve siyasal konumu hazırlar… Sabır, zor koşulların panzehiridir…

Sabır, bir aydınlanma faaliyetidir insan için…

Tahammül ve direnç sayesinde karşı karşıya kalınan durum, olgu ve olayla ilişkili olarak insanı derinden bir tecrübeye sahip kılarak yaşadıklarını aydınlatır ve bu aydınlık sayesinde de insan bu durum, olgu ve olayları derinden nüfuz ederek onları yeniden varlık sahasına çıkarma gücü ve istidadı kazanır. Böylece yaşadığı her zorlu deneyim onun aydınlanmasında bir adım öne çıkmasına vesile olur…

Sabır, kendinden bir ışıktır…

İnsan için sabır, karşı karşıya kaldığı durumlar ile ilgili olarak onların varlıklarını olduğu gibi görme melekesi kazanması demektir. İnsan sabır ile hem kendi varlığını, hem de başka varlıkların oluşumu ile birlikte nasıl bir kesbe ulaşacağını öğrenir.  Bu ışıkla yeryüzünde insana mahsus olan tasarruf vasfını gerçekleştirir…

Böylece insanın, insan kalarak varlığını aydınlatan sabır, aynı zamanda içinde bulunduğu ilişkiler ve varlık ağını da aydınlatarak Rabbine karşı sorumluluğunun ne olduğunu kavratır. 

Yani insan, insan olarak varlığını sürdürmeyi sabra borçlu olur…

Devam Edecek..

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş