metrika yandex

Haberler / Kültür - Sanat

Gizli Aşk / Bir İktisat Kültürü ve Aşk Romanı / Atilla Yayla / Liman Kitapları

05.04.2021

Gizli Aşk,
Bir İktisat Kültürü ve Aşk Romanı,

Atilla Yayla,
Liman Kitapları, Ankara, 2017

Hazırlayan: Harun Aykaç

Bir üniversitede iki öğretim görevlisi ve bir öğrencinin öğretim görevlilerinden birine olan sevdası çerçevesinde gelişen gizli bir aşk anlatılırken aslında bir iktisat kültürünün işlendiği bir roman, Gizli Aşk .

Bu romanı okurken fikri açıdan birbirine zıt gibi görünen iki öğretim görevlisinin hayat karşısındaki duruşlarına, geldikleri muhitlere, bulundukları muhit ile içinde bulundukları dünyalara ait ayrıntılar verilirken özellikle Ahmet isimli öğretim görevlisinin mesleğinin hakkını veren, öğrencisi ile ilgilenen, dayatma yerine fikri açıdan onların gelişimine katkıda bulunan kişiliği ile öğrencilerine derslerini sevdirdiği satırlarda çok iyi işlenmiş.

Aslında bugün de ihtiyacını hissettiğimiz bir eğitimci profili. Derslerini anlatırken öğrencilerinin karşı çıkışlarını kestirip atmayan, onların en sert çıkışlarına bile alttan alarak gerekçeli cevapları ile Sosyalist, İslâmcı, Milliyetçi ve Liberal öğrencilere cevap verip gönüllerinde taht kuran kendini mesleğine adayan gerçekte olması gereken bir eğitimci tasvir edilmiş.

Bu öğretim görevlisi özellikle serbest piyasa anlayışı yanında her şeyi kendisi belirlemek isteyen ve kendince adaleti dağıtmak, piyasayı düzeltmek parolası ile ortaya çıkan sosyalizmin, insanın bireysel manada mal mülk edinme anlayışına ters düşerek süreçte insanların temel ihtiyaçlarını üretmekten aciz kalarak, kadife devrimle 1991’de yıkılışını bir roman boyunca çeşitli olaylar ve örnekler üzerinden anlatır. Yazar böylece bir yaşanmışlık hissini okuyucuya vermiş ve romanı sonuna kadar merakla takip etmesini başarıyla sağlamış.

“... Ahmet onların yanından geçerek her zamanki yerine ulaşmaya çalışırken bir işletme hocasının sanki ondan saklamak istercesine küçük bir kitabı el çantasına attığını fark etti. Gayri ihtiyari gördü. Kitap Marx-Engels’in Komünist Manifesto’suydu...”

“... Anlamakta zorlandığı, varlıklı bir aileden gelen, kendisini önemseyen, bireyselliği belirgin Gülce’nin nasıl olup da sosyalist fikirlere bağlı olduğuydu...”

“... Ana ölçüt olarak fiziği alan kadınlar uzun boylu, atletik vücutlu, enerjik erkekleri çekici bulur. Kimyayı kafaya takanların erkeklerde aradığı başlıca vasıf; zeki, akıllı, komik olmalarıdır. Matematikçi kadınlar ise erkeğin cüzdanının ne kadar dolu olduğuyla ilgilenir...”

“Türkiye’de fakirlik artıyor diyenler el kaldırsın.”

“Benim görevim inandırmak değil, bilgilendirmek, haberdar etmek.”

“... Nitekim Batı’nın zenginliğinin münhasıran tek ve en büyük kaynağının sömürgecilik olmadığını gösteren başka işaretler de var...”

“... Bravo. Tam da bu. Sanki bir görünmez el var ve bu el bireysel aktörlerin davranışlarını toplumsal refahı artıracak şekilde yönlendiriyor...”

“... Sosyalist çevrelerdeki tarihsel materyalizme dayalı determinizm vurguyu maddî şartlara yapar, fikirleri üst yapı kurumu olarak görür ve alt yapıya bağlı olarak değişeceğini kabul eder...”

“ G. Orwell’in Hayvan Çiftliği’ne... Bu arada, Hayvan Çiftliği’ni okudun mu?”

“Hayır”

“Mutlaka okumalısın. Hayvan Çiftliği’ne atıfla söylersek sosyalist ülkelerde “herkes eşitti, fakat bazıları daha eşitti...”

“... İnsanlar ticaret yapar, yaparken de kendi çıkarını gözetir. Öbür türlüsü hem tabiatımıza aykırıdır hem de fiziksel olarak imkânsızdır. Ticaret hem bireylerin hem de toplumların refah seviyesini yükseltir...”

“... Evet, ahlâk kuralları deriz bunlara, kestirmeden. Tekrar açık açık sayalım: Dürüstlük, ahde vefa, yalan söylememe, aldatmama, hile yapmama...”

Diyebiliriz ki Atilla Yayla bu eseri aracılığı ile kendi düşün dünyasını ve serbest piyasa ekonomisini romandaki öğretim görevlileri, öğrenciler, toplumdaki esnaf, işçi ve işverenlerle görünür hale getirmiş. Bununla beraber İstanbul’daki günlük hayatı da yine kahramanlarının vesilesiyle dillendirerek, trafikten, alış-verişten, insani ilişkilerden yararlanıp mekanla fikri gerçeklikleri birleştirmiş dersek zannediyorum abartı yapmamış oluruz.

Kendi adıma Ayvansaray ve Balat’ta büyüyen biri olarak bu romanı okurken zihnimde çocukluğumun ve gençliğimin mekânlarının bir kısmını görmek beni ayrıca mutlu etti.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş