metrika yandex

Haberler / Sivil Toplum

Ankara STK Platformu: “LGBT” Sapkınlığını ve İSLAM’a Yönelik Saldırıları Kınıyoruz!

02.05.2020

Ankara’da  Hasbihal Platformu bileşenleri olarak faaliyet gösteren Sivil Toplum Kuruluşları, LGBT Sapkınlığına dur deyip, Diyanet işleri Başkanı Ali Erbaşa yönelik saldırıları ve Ankara Barosunun tutumunu kınadı.

Umran Hareketi, İnsan Medeniyet Hareketi, Şehir ve Medeniyet Derneği, Vahdet Vakfı, Şimali Kafkas Derneği, MEKDAV, Hayat Vakfı, İnfak Vakfı, Kardelen Derneği, Medeniyet Vakfı, Anadolu Eğitim ve Kültür Vakfı, Asma Köprü Uluslararası Öğrenci Derneği ve MAZLUMDER’in de  aralarında bulunduğu STK’lar; bugünü konuşmak yerine bugünlere gelmemize sebep olan faktörlere odaklanmamız gerektiğini vurgulayarak,  bu kapsamda özellikle de İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı kanun gözden geçirilmesini,  aile yapımızı tehdit eden ve LGBTİ gibi fıtri olmayan cinsel eğilimleri meşrulaştıran sözleşme maddelerine çekince konulması gerektiğini,  6284 sayılı kanunun maddeleri ise düzeltilerek yeniden hazırlanma yoluna gidilmesi için çalışmalara başlanmasını istediler. 

Platform bileşeni STK’lar, mevcut sözleşme ve kanun bu şekilde kaldığı sürece toplumun ana yapısı olan aileyi tehdit eden bir sorun olarak kalacağının da altını çizdiler.

STK’lar ayrıca, Baroların İslâm’a hakaret içeren açıklamalarını şiddetle kınıdıklarını ifade ederek; İslâm’ın ana kaynaklarında LGBT davranışlarının sapkınlık olarak yasaklandığını belirterek, bunun ifade edilmesinin engellenemeyeceğinin altını çizdiler..

Platform tarafından yapılan basın açıklamasının tam metni şu şekilde:

“LGBT” Sapkınlığını ve İSLAM’a Yönelik Saldırıları Kınıyoruz!

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın Ankara Hacı Bayram Velî Camii’nde 24.04.2020 “Ramazan: Sabır Ve İrade Eğitimi” başlıklı insan hakları temalı Cuma Hutbesi’nde;

“Ey insanlar! İslam zinayı en büyük haramlardan kabul ediyor. Lûtîliği, Eşcinselliği lanetliyor. Nedir bunun hikmeti. Hastalıkları beraberinde getirmesi ve nesli çürütmesi. Yılda yüzbinlerce insan gayri meşru ve nikâhsız hayatın islamî literatürdeki ismi zina olan bu büyük haramın sebep olduğu Hiv (aids) virüsüne maruz kalıyor. Geliniz bu tür kötülüklerden insanları korumak için birlikte mücadele edelim.” çağrısında bulunmuştur.

Bu konuşma üzerine İHD-İnsan Hakları Derneği Merkezi ve Ankara Şubesi, İstanbul, Ankara, İzmir ve Diyarbakır Baroları öncelikli olarak Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş hakkında cinsel sapkın LGBT'lilere yönelik nefret söyleminde bulunduğu iddiasıyla suç duyurusunda bulunmuş ve görevden alınması çağrısı yapmıştır.

Prof. Dr. Ali Erbaş’ın söz konusu hutbede Diyanet İşleri Başkanı sıfatıyla: “Tanrı’yı kıyamete zorlama” amacıyla dünyayı kaosa sürükleyen küresel sapkın inanç merkezlerinin faaliyetleri” vb onlarca kötülük dünyanın dengesini bozuyor ve insanlığı akla hayale gelmedik musibetlerle karşı karşıya getiriyor.” ifadelerinde temas ettiği “sapkın inanç merkezlerinin” eşcinsellik çalışmalarını fonladığı malumudur.

Sapkınlığı “normalleştirmek ve yaygınlaştırmak” amacıyla hareket eden “sapkın inanç merkezlerinin” uluslararası düzeyde faaliyet yürüttüğü, çizgi filmler üzerinden çocuklarımızı, diziler, sinema filmleri ve reklam kampanyaları üzerinden genç nesillerin zihinlerini hedef aldığı bununla birlikte karşımıza “farklı cinsel kimliklere saygı” kılıfıyla çıktığı bilinmelidir.

Özellikle Ankara Barosu’nun açıklamalarında geçen “sesi çağlar öncesinden gelen” ve “halkı ellerinde meşalelerle meydanlarda cadı diye kadın yakmaya davet etmesi” ifadeleri; içinde yaşadıkları topluma ne denli yabancılaştıklarının, batılı normlarla kendi toplumlarına baktıklarında içine sürüklendikleri acınası hali gözler önüne sermesi açısından ibretliktir.

Söz konusu açıklamalar kamuoyunda infiale sebep olmuş, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankara Barosu yöneticileri hakkında Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’a yönelik açıklama nedeniyle soruşturma başlatmış, hükümet yetkilileri,  siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da kayıtsız kalmayıp Diyanet İşleri Başkanının toplumun duygularına tercüman olan açıklamasını desteklemiş ve baroları sert bir dille kınamıştır.

Nihayetinde Cumhurbaşkanı Erdoğan da sürece müdahil olmuştur.

Bizler aşağıda imzası olan sivil toplum kuruluşları olarak;

- Baroların yüce dinimiz islâm’a hakaret içeren açıklamalarını şiddetle kınıyoruz.

- İslâm’ın ana kaynaklarında LGBT davranışlarının sapkınlık olarak yasaklandığını biliyor ve bunun ifade edilmesinin engellenemeyeceğini,

- Bugünü konuşmak yerine bugünlere gelmemize sebep olan faktörlere odaklanmamız gerektiğini bu kapsamda özellikle İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı kanun gözden geçirilerek aile yapımızı tehdit eden ve LGBTİ gibi fıtri olmayan cinsel eğilimleri meşrulaştıran sözleşme maddelerine çekince konulması, 6284 sayılı kanunun maddeleri ise düzeltilerek yeniden hazırlanma yoluna gidilmesi gerektiğini, 

Mevcut sözleşme ve kanun bu şekilde kaldığı sürece toplumun ana yapısı olan aileyi tehdit eden bir sorun olarak kalacağını, ifade etmeyi bir borç biliriz.

İslâm’a ve müslümanlara bir hakaret ve saldırı olarak başlayan bu sürecin, yıllardır sesimizi yeterince duyuramadığımız bu konunun neredeyse tamamı Müslüman olan Türkiye kamuoyunda gündeme gelmesine vesile olduğunu ve bu tartışmaların hayırlara vesile olacağı inancımızı vurgulamak isteriz.

Umran Hareketi, İMH Ankara Merkezi, Şehir ve Medeniyet Derneği, Vahdet Vakfı, Şimali Kafkas Derneği, MEKDAV, Hayat Vakfı, İnfak Vakfı, Kardelen Derneği, Medeniyet Vakfı, Anadolu Eğitim ve Kültür Vakfı, Asma Köprü Uluslararası Öğrenci Derneği, MAZLUMDER Ankara Şubesi

Yorum Ekle
Yorumlar (5)
Mualla Şahan

03.05.2020

Tamam
Fatma Yılmaz

03.05.2020

Hiç kimsenin manevi duygularimizi horgormeye hakkı yoktur.Milli duygularımızla da alay ediliyor.Kendi milletinin değerlerini benimseyen emiş insanlar nereyi beğeniyor iseler oranın vatandaşı olarak yaşasınlar.Zira onlar Türk milletinin ortak bir değer etrafında bütün bir şekilde kenetlenmesini anlayamayacak kadar milli suurdan yoksun insanlar dir
Ömer Aksu

03.05.2020

İzze Allah invest Resulullah ve Mümilerindir
Mehmet İnanlı

02.05.2020

Geç kalmış ama güzel bir açıklama....
akmusavir

02.05.2020

DİBaşkani tarafindan yapilan bu hutbenin hukumet bilgisi ve icazeti olmadan yapildigini dusunmek olanaksizdir. Siyasi irade toplumun istanbul anlasmasi ve 6284 sayili yasa nedeni ile zor duruma düşmüştü ve tabanini teskil eden kitle detegini cekmek uzere idi. Hem LGBT ye taninan haklar, siyasi idarenin ayyuka çikan ruşvet, yandaşlik adalatsizlikleri ve çöküş donemi belirtilerini okuyabilmeleri nedeni ile boyle bir çıkışa gerek vardi. Ve eylem Ali Erbaş maşası ile icra edildi. Siyasi irade sanki LGBT grubunu hiç tanimiyor ve bilmiyor gibi kor sagiri oynuyor. Fakat kendilerini kandiriyorlar. Tutmadı, yutmadi.