Depremlerde, orman yangınlarında, sellerde, corona pandemisinde, maden ocağı kazalarında ve olası benzer felaketlerde sergilediğimiz mücadelelerde önemli hataların yapıldığı, plansızlık ve acemiliklerin sergilendiği bilinen bir gerçektir.
Ülkemiz önemli fay hatlarının geçtiği bir deprem ülkesi.
Bunu bilip, buna göre hazırlanmalı ve bununla yaşamalıyız.
Neden biz, neredeyse hergün depremlerle yasayan Japonya gibi olamıyoruz.
Etkin can güvenliğini sağlayacak depreme dirençli kentler inşaa edemiyoruz?
Mevcut zeminle, fay hatlari ile barışık imar planları yapılmalı.
Kent yönetimi, afetlere ve depremlere karşı "afet yönetimi" eğitimi almalı ve bu konuda bağımsız, hızlı ve bilgi ile müdahale edebilmelidir.
Halk, depremler konusunda bilgilendirilmeli. Halkın deprem kültürü ile donatılması sağlanmalıdır.
Bunların yapılabilmesi için Afet ve Acil Durum Bakanlığı kurulmalıdır.
Ülkenin tüm risk haritaları hazırlanmalı. Deprem, sel, orman yangını, maden ocakları, demiryolu, karayolu, petrol, doğalgaz hatları ve olası riskleri bu bakanlıkça yeniden toplanıp, problem esnasında yapılabilecek en doğru mücadele biçimleri, senaryoları belirlenmelidir.
Bunun için; hükümet, belediyeler, ordu, stk'lar koordinasyon içinde çalışmalıdır. Bu bakanlık, illerde oluşturacağı örgütü ile, tamamen özerk olmalı, kadroları, ekipmanları günün gereklerine ve o ilin ihtiyaçlarına uygun planlanmalıdır. Bu kurumun bütçesi ve organizasyon oluşumu tamamen liyakat ve ihtiyaç odaklı olmalıdır.
Önemli riskleri barındıran ülkemizde, bu bakanlığın artık kurulması elzem hale gelmiştir.
Depremlere ilaveten yaşanması muhtemel iklim krizleri, virüs salgınları, maden ocağı kazaları, depremler, seller, orman yangınları için önceden yapılması gereken hazırlıklar ve eğitimlerle 5 yılda önemli mesafeler alınabilir. Ciddi bir hazırlıkla kurulacak bu bakanlıkla, 20 yıl içinde hayranlık veren seviyelere ulaşabiliriz.
Rasim Ozan Kütahyalı gözaltına alındı!
14.05.2026
Küba’dan ABD’ye sert uyarı
14.05.2026
Söylem ve Eylem / Mehmet Taşdöğen
17.05.2026
Bulgaristan seçimini kazanan Radev kimdir?
21.04.2026
yürümeyen, yazgısını eksik yaşar MUSTAFA AKMEŞE 23.04.2026
Görmediğin bir oğlu olmuş… OSMAN KAYAER 27.04.2026
Haz mı, Huzur mu? AHMET GÜRBÜZ 10.05.2026