İnsan davranışlarının farklı olmasının temelinde “Kişilik ve Ahlak” gelişimi olduğunu MÖ.450'lerde yaşayan Hipokrat öne sürmüş ve yüzyıllar boyunca da birçok kişi bu kuramı desteklemiştir. Günümüzde ise “İyi İnsan Olma” yolunda geliştireceğimiz kişilik ve ahlakımız, bizlerin yaşam felsefesi haline gelmelidir. Bundan dolayı çocukluk döneminden itibaren oluşmaya başlayan kişilik ve ahlaki değerler eğitimi daha önemli bir hale gelmektedir.
Kişiliğin tanımını incelediğimizde spesifik bir tanımının olmadığını, pek çok tanımı kapsadığını ve insanları ayıran bir özellik olduğunu görmekteyiz.TDK tanımına göre kişilik; bir insanı başkalarından ayıran ve onu kendisi yapan duygu, düşünce, inanç ve davranış özelliklerinin uyumlu bir bütünü olarak tarif edilmektedir.
Bu tanımdan yola çıkarak kişilik; bireyin ortaya koyduğu tutum ve davranış bütünüdür. Bu tutum ve davranışın gelişimi çevresel koşullara göre farklılık göstermektedir, diyebiliriz. Tıpkı bir insanın parmak izinin farklı olduğu gibi kişilikler de birbirinden farklıdır, diğer insanlarla aynı değildir.Kişilikli insan denince insanın aklına sözünün eri, yalan söylemeyen, dedikodu yapmayan her konuda emin olma durumu anlaşılmalıdır.
Ahlak ise; kişiyi ilgilendirdiği kadar toplumu da ilgilendiren bir olgudur. Bir insanın hayatı boyunca karşılaştığı her olayda toplumsal menfaati düşünerek nasıl olması gerektiğini bilmesidir. Ahlaklı insan kişilikli insan tanımını kapsamaktadır. İnsanlara karşı merhametli olmak, nefse hakim olmak, edepli hayalı olmak, başkalarının malına, namusuna göz dikmemek, başkalarının hak ve hukukuna saygılı olmak toplumu ilgilendiren ahlaki özelliklerimizdir.
Aile eğitiminden sorumlu olan anne ve babalar, toplumun eğitiminden sorumlu olan öğretmenler, kurum ve kuruluşlar; toplumsal normların en başında gelen ahlaki değerleri çocuklara ve bireylere kişilik ve ahlaki değer kazandırmayı öncelikli hedef belirlemelidirler. Sonrasında bu hedefe ne kadar yaklaştıklarını sürekli kontrol etmelidirler.
Ahlaki eğitimin formal olarak başlama yeri okullar görünse de, ilk başladığı yer ailedir. Dolasıyla kişilik oluşumu ve ahlaki değerlerinin temelini aile atmaktadır. İyi, ahlaklı, şahsiyetli çocuklar yetişmesi, aile bireylerinin geliştirdiği tutum ve davranışa bağlıdır. Aile bireyleri arasında kişilik ve ahlaki değerlerin içselleştirilmesi ve kazanımı yaşamın bir parçası haline gelmelidir.
Çocuğun ahlaki gelişimi için okul ve ailenin yanısıra çevre unsurununda önemli olduğu bir gerçektir. Çevre unsurunda; çocuğun sahip olduğu akraba, arkadaş, sosyal medya, basın yayın organları ve televizyon yer almaktadır. Çevre unsurları ile birlikte sosyal medya ve televizyon yayınları topluma rol model olmalı, örnek teşkil etmelidir. Ahlaki değerlerimizden ödün vermeyen, iyi ve nitelikli birey olma yolunda programlar, seminerler, sinema filmleri, diziler hatta çizgi filmler yapılmalıdır.
Günümüzdeki popüler kültürde yer alan dizilere, filmlere bakıldığında bazılarının ahlaki değerleri hiçe sayan, aileyi bireyi ve toplumun değerlerini göz önünde bulundurmayan bir mecraya gidildiği gözlenmektedir. Bu nedenle çocuğun ruh sağlığı ve ahlaki gelişiminde sosyal medya ve televizyon kullanımının ebeyenlerin kontrolünde olması, çocuklarının izlediği ve takip ettiği programları denetlemesi gerekmektedir. Ayrıca toplumun temel taşı olan ailede ise bu olumsuz ahlaki değerleri gözetmeyen yayınlara karşı izlememe tutum ve davranışı geliştirmelidir.
Tüm radyo ve televizyonları denetleme işinden sorumlu olan RTÜK ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, ahlaki değerlerimize önem veren yayınların olması için de denetimlerini artırması gerekmektedir. Çünkü çocuklarımız ailemizin geleceği olduğu kadar toplumun ve devletin de geleceğini inşa edecek kişilerdir. Bu nedenle aileden başlamak üzere okullarımız, sivil toplum kuruluşları ile devlet kurumları çocuklarımızın ve bireylerin kişilik, karakter ve ahlaki gelişimlerini ön planda tutan, geliştiren bunun yanında olumsuz etki edebilecek bütün unsurları da ortadan kaldıracak tutum,davranış sergilemeli ve politikalar geliştirmelidir.
8 üniversiteye rektör ataması
23.07.2026
TBMM'den Somali tezkeresine onay
23.07.2026
Abdullah Naci ile Derkenar
02.07.2026
KEMENÇE Mİ KUMANÇE Mİ|KEVSER KIRAN
04.07.2026
CHP, REJİM VE DEVLET SÜLEYMAN ARSLANTAŞ 26.07.2026
BİLGİNİN İNSANİLEŞTİRİLMESİ-2 ÜSTÜN BOL 27.07.2026
ERTELEMEKTEN VAZGEÇEBİLİR MİYİZ? ESRA DURU 27.07.2026
Kemal Tahir: Yerli Romanın Büyük Ustası Onur TAN 30.06.2026
Fetö'nün Çaldığı En Değerli Şey AHMET GÜRBÜZ 13.07.2026