metrika yandex
  • $43.41
  • 50.35
  • GA44850

Haberler / Yorum - Analiz

Hayatımızın Düsturu Rızâ-i İlâhi Olmalı / Hüseyin KIZILTAŞ

05.09.2022

Bugünkü yazımda gerçekten canı gönülden Allah rızası için diyenlere..

Yine, aynı canı gönülden gelerek yardım eden, bizlerin değişimini sorgulamak istedim. Eskiden bu güzel cümleden sonra daha derdinin nedenini öğrenmeden yardım ederdik.

Çünkü rızası arzulanan Rahman’ın ismi yeterdi. Onun ismi bütün kapıları açardı. Derdini çözebilirsek çözerdik, sorgulamazdık. Gerçekten ihtiyacı var mı? Yok mu diye. 

Bu yakın zamanda bu kelimenin bizler üzerinde etkisinin azalmasının nedenini hiç düşündük mü?    

 Bu sözün artık çoğu kesim için ne etkisi kaldı, ne de önemi..

Eskiden yardıma muhtaç olan birini gördüğümüzde elimizden ne gelirse yapardık, sonunda 'bana dua et yeter' derdik veya yardım ettiğimiz kişinin bize karşı yanlış bir hareketiyle karşılaştığımızda yanımızdaki, eşimiz, dostumuz olayı duyduğunda hemen dediği ilk laf; 'üzülme boş ver Allah rızası için yaptın seni Rahman gördü ya dert etme' derdi. Onun rızası bizlere yeterdi bunun teselli bile bize kâfidi.

Zaman geçti. Bizler değer verdiğimiz her şeyi yerlere attık.

İyilik yapma nedenimizin özünü hiçe saymaya başladık. Artık birileri bizden yardım istediğinde hemen karşılığını ister olduk veya yardım yapacağımız insandan menfaat bekler olduk. Eğer, yardım isteyen bir düşkün, fakir fukara ise aklımızdan yardım etsem lafı geçtiğinde, derdine çare olsak, ilerde bize ne yararı olacak, onun faydası kendine yok bize mi olacak?

Lafları ile ya iletişimi kestik veya dostluğumuzu askıya aldık. Çünkü  o dert sahibinin bize ne faydası olabilirdi ki, onun dostluğu bize safi zarardı. 

Düşünüyorum da şimdiler de insanlar zenginlerin makam sahiplerinin güçlülerin bürokratların onların çevrelerinin vb. insanların dertlerini önemsiyor onların bir sıkıntısı varsa çözmek için birbirlerini eziyorlar dertleri ile ağlayıp neşeleri ile neşeleniyor, eğlencelerine tam teşekkül katılıyor hoş karşılanmayan ne kadar hayasızlıkları hoş görülmeyen ne kadar haksızlıklarıyla karşılaşma durumlarında bile hiç bir zaman yüz çevirmeden dostluklarını korumak için çaba sarf ediyorlar.

Aslında biz İnsanları yücelten, değerli kılan, kendi menfaati ve çıkarı için yapmış olduğu şeyler değil, samimi olarak, Allah rızasını kazanmak için yapmış olduğu ibadetleridir, işleridir, tutum ve davranışlarıdır.

Nitekim Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur:

 "Ama Allah’a karşı gelmekten çok sakınan ve gönlünü arındırmak için Allah yolunda mal harcayan ise ondan uzak tutulur. O, verdiğini kendisine yapılan bir iyiliğin karşılığı olarak vermez. Verdiğinden ötürü hiç kimseden mükâfat da beklemez. Sadece ve sadece Yüce Rabbinin rızasını kazanmak için verir. Ve elbette kendisi de ahirette Rabbinin kendisine vereceği nimetlerden dolayı razı ve hoşnut olacaktır.” (Leyl,14-21)

Dert fakiri fukarayı doyurmak değil, zengin doyurmak, yetimi, öksüzü güldürmek onların dualarını almak değil, bürokrasi evlatlarının saçlarını okşayıp, mutlu etmek onların iletişim numaralarını almak olmuş, dert artık Allah’ın rızasını kazanmak değil, güçlü insanların rızasını kazanmak olmuş. Dert artık, yapacağın iyiliğin karşılığında Allah’ın rızası değil, bu iyiliğin karşılığında bunu gelecekte nasıl kullanabiliriz mantığına dönüşmüş.

Bu devirde dert artık rıza-ı ilahi değil, rıza-ı-dünya olmuş.

Oysaki Sahabe-i kiram da Allah rızası için çalışır, O’nun rızasını her şeyin üstünde tutarlardı.

Rivayete göre Hz. Ebubekir’in güçsüz, düşkün köle ve cariyeleri hürriyetlerine kavuşturmak için mal sarfettiğini gören babası:

“Ey oğul! Görüyorum ki zayıf olanları kurtarıyorsun. Eğer sağlam ve genç olanlar için aynı malı sarfedersen onlar senin için bir güç olur” dediği zaman, Hz. Ebu Bekir şöyle cevap vermiştir:

“Ey babacığım! Ben Allah katındaki mükâfatı bekliyorum.” 

İşte yukarıda meallerini kaydettiğimiz Leyl Suresi'nin, 14-21’inci ayetleri böyle bir olay üzerine inmiştir.

Bizlere bu davranışlar ders olur mu bilmem ondan yazımı bir dua ile bitirmek istiyorum. Yüce Rabbimiz bizleri bu ayet ışığında rıza-ı ilahiye’yi kazanmak için çabalayan, rızasına uygun hareket edip kendilerinden razı olduğu kullarından eylesin.

Yorum Ekle
Yorumlar (3)
Mir-kelam | 15.10.2022 01:22
Müthiş bir yazı olmuş tebrikler
Zeynep | 05.09.2022 23:06
Muhteşem bir yazı emeğimize sağlık
Ayse kul | 05.09.2022 21:17
Hocam kaleminize sağlık