metrika yandex

Haberler / Yorum - Analiz

SEVMEK EN GÜZEL DUYGU DEMEK / Hüseyin KIZILTAŞ

09.03.2021

Sevmek, sevgi, sevilmek kelimeleri sizlere neleri hatırlatır? Hangi duyguları hangi anılarınızı hangi çıkmazlar da kaldığınız ya da böyle lafların geçtiği ortamlarda büyüklerimiz yaşadıkları ve şahit oldukları olaylar dizinini anlattığında ne temiz sevgiler varmış kaldı mı böyle sevenler lafını kaçımız içinden geçirmedi ki. Çoğumuz içimizden neden bu zamanda böyle sevgilere, sevilmelere hasret kalıyoruz diye düşünmeden duramadı?  Bizler zamanla bu çağda sevmenin de sevilmenin de içini boşaltıp batılı değerler ile doldurduk.  Bana sevgiden, sevenlerden örnek verin deseniz hepimizin ilk aklına gelen halk hikâyeleri Kerem ile Aslı, Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin ilk aklımıza bunlar gelir değil mi çünkü sevgileri gerçek sevgi ilişkileri hakiki mahremiyet hukuku içinde yaşanmış bir devirdi onların devri.

Onların sevgisi bir anlık heves değildi Şirin ne Ferhat’ı parası için sevdi ne Ferhat Şirin’i güzelliği için onlar surete değil sirete değer verirlerdi. Mahremiyet, Saygı ve Sevgi çerçevesi içindeydi sevgileri. Maalesef 21.yy gençliği gibi ilk önce birbirlerini yatağına girip daha sonra sevgilerini test eden âşıklar değil sadece birbirlerinin kalplerine giren âşıklardı bunlar.

Peki, bizim şu an ki sevgi anlayışımız nasıl? Bu tabiri örneklendirelim mi ne dersiniz hatta şöyle bir karşılaştırma yapalım; leyla ile mecnun hikâyesi üstünden gidelim, Leyla ile Mecnunun hikâyesinde adeta sevmenin, sevilmenin duygusunu, kavuşamamanın acısını hissettirir bizlere. İsterseniz birazda bu zamanda sevgili olduğunu ve deli gibi sevdiğini iddia eden zamane Leylaları ve Mecnunlardan Örnek verelim ne dersiniz?

Eskiden Leyla'nın tek gördüğü tek sevdiği kalbini açtığı insan aşkından divane olduğu mecnundu ama bu zamanın Leylalarının durumu içler acısı onların kalbi kapısız eve dönmüş vaziyette her on saniyede bir o kapıya bir mecnun girerken diğer mecnun çıkalı fazla olmuyor. Bizim eski hikâyemizdeki leyla ya mecnundan başkasını tanıdın mı diye sorulduğunda mecnundan başkası ne gönlüme girer ne de düşlerime cevabını alırız. Ama bu zamanın Leyla'larına aynı soruyu sorduğumuzda hayatında mecnundan başkası oldu mu sorusuna; düşüneyim, ondan önce fazla ilişkim olmadı sadece iki sevgilim oldu zaten biri bir ay diğeri sadece beş yıl sürdü işte en sonda sensin mecnunum lafı ile aslında hayatının çok monoton ve sade geçtiği hikâyelerde ki Leylanın tam da kendisi olduğunu bu cevabından sonra kendisine bir de takdirle bakılmasını ister bizim âşık Leyla'mız

Eski hikayelerdeki Mecnun da aynı şekilde kalbini şirine açmış ve başka yâr tanımamış başka Leylalara hem gözünü hem de gönlünü kapatmıştı. Fakat bizim 21.yy mecnunlarımız ise kalbini 6 oda 1 salon şeklinde ayırıp salonda kendisi otururken her odaya bir Leyla yerleştirip üstelik utanmadan sevgi ve anlayıştan dem vururlar zamane Mecnunlarımız.

Hatta öyle bir bozulma çağı oluştu ki nikâhsız evlilik hayatını yaşamak moda oldu. Üstelik bu hayat sonunda daha çok arsızlaşan, böyle hayat sürmeyi normalleştirme çabası içinde olan Ferhat ile Şirinlerimiz çoğalıp evliliği ve çocuk yapmayı maalesef yük olarak gören kadınlarımız türedi.

Bu zihniyet sahipleri bu fikriyatlarını dış destekle desteklenen dernek ve kuruluşlar aracılığı ile gençlerimize aşılama gayreti içerisindedirler. Bizler geleneksel örf ve adetlerimizden, İslami çizgimizden uzaklaştıkça daha çok Avrupa'lılaşmanın bizleri daha modern hayata kavuşturacağına inandıkça daha pervasız daha içi boş, hissiz, duygusuz ilişkiler ve evliliklere yol açacağı su götürmez bir gerçektir.

Kısacası bizler bizim olan Ferhat ile Şirini anlayamazsak, Kerem ile Aslı’yı kavramayamazsak, sevdiğine kavuşamamanın acısı ile yanıp tutuşurken ilahî aşk ile tanışan doğunun meşhur halk aşığı Fakih Teyran'ı tanımasak ve tanıtmazsak sadece Avrupa’nın bize dayattığı batının John ile Helen’in aşklarına özenip Amasya’da sevgisi için dağları delmeye çalışan Ferhat’ı bırakıp Paris’te aşk başkadır lafı ile Fransız Michelle peşine takılırsak gerçek bir sevgiye, samimi ilişkilere bir ömür mutlu evliliklere aç kalarak yıllarımızı heba etmemiz içten bile olamaz, olamayacaktır da.

Yorum Ekle
Yorumlar (7)
Ali duran | 09.03.2021 12:18
Tebrikler güzel olmuş.
Ebru Aslan | 09.03.2021 12:17
Ağzınıza sağlık Hüseyin bey devamıda olursa çok mutlu oluruz çok güzel muhteşem bir yazı olmuş
Fatih Delta | 09.03.2021 12:08
Fatih | 09.03.2021 12:08
Kaplan
Asım | 09.03.2021 11:41
Günümüzün acı ama gerçek meselesi
Hüseyin Çeri | 09.03.2021 11:08
Sevmek, en güzel duygu sevmek Aşka gönlünü vermek Sevmek derdin dermanı demek Sevmek, sevmek Ağzına ağlık Üstad
Nurhayat Kızıltaş | 09.03.2021 10:59
Saygıdeğer abicim kalemine sağlık.. Sevmek bu dönemin çıkarlarına heba olmuş bulunmakta ne yazık ki.. Eşlerin birbirlerine saygısı dahi kalmadı. Fedakarlığın dibe vurmuşluğunu göz ardı etmemek gerek.. Eskileri günümüzde yaşıyo olmak isterdik ama bugüne bakılırsa saygısızlığın sevgisizliğin zirve yaptığı dönemin acımazsızlığı mı ? Acaba insanların nankörlüğü mü ? Buda ciddi bi soru işareti ..?