2020’de servetlerine 1.8 trilyon dolar “daha eklemiş”. Bu ‘mesih-mehdi’lerin tümü en fazla teknoloji kullanan şirketlerin hissedarları, yöneticileriymiş.
Yani sadece geçen yıl, bu harami sınıf, bu zorbalar, bu kadar daha ÇALMIŞLAR.
Buna karşılık ortalama 5 milyar insan “çaresiz, aciz, yoksul, hasta”bırakılmış, DEVLET baskısı altında tutulmuş; kimin umuru...
Peki bu denli açık ara vurgun nasıl beceriliyor, bu kadar büyük servet nasıl biriktiriliyor, bu nasıl mümkün oluyor? Normal midir? Zinhar hayır:
Birincisi: “Teknoloji” ve bu teknolojiyi üreten “bilim”, bunlar asla masum değildir;
HAYDUTTUR, KATİLDİR.
Bu bilim ve teknoloji ikilisi doğal kaynakları tepe tepe kullanarak, iklimi coğrafyayı bozarak, temiz suları kirleterek, havayı zehirleyerek, yeryüzündeki tüm canlıların yaşam imkanlarını bile isteye tüketerek,
Dünyayı hizmetine koşuldukları çok az bir azınlık için cennete, milyarlarca insan için cehenneme çeviriyorlar.
İkincisi: Her ülkede, orda yaşayan her insanın hakkı bulunan HAZİNE, teknolojik destek, teşvik, prim, vergi muafiyeti, doğa tahribatıma izin vs yollarıyla ‘SOYDURULMAKTADIR.’
Suçlu HARAMİLER’den daha çok, hazinenin kapısını ve yeryüzünün imkanlarını bu ahlaksızlara açık bırakanlardır; yöneticilerdir, bürokratlardır.
Galibi baştan belli bu yarış, vurgun ve kıtali yasal olarak teşvik eden ‘hukukun üstünlüğü’ palavrasıdır...
Niye?
Bu şirketler teknolojide tekelleşiyor, kapitalist ‘patent’ ve ‘lisans’ hakkıyla vurgunu ve tekelciliği yasallaştırıyor. Başkalarının bu yarışa katılımını, kaynaklara eşit şartlarda erişimini engelliyor.
Üretimde verimliliği, kaynak dağılımında adaleti, emeğin hakkını, çevrenin korunmasını, insanlık yararına kalkınmayı kilitliyor; yalnızca kendileri zenginleşiyor.
İşsizlik, yoksulluk, sefalet bu sebeple derinleşiyor; tedarik zincirleri iflasa sürükleniyor; küçük işletmeler, bayiler ve serbest meslekler zora sokuluyor; ortadan tüketiciler borçlandırılarak susturuluyor...
Sadede gelirsek: Bilim, teknoloji, kaynak, yatırım, üretim, istihdam, kalkınma, zenginlik, refah tekerlemesi herkesin ağzında sakız gibi çiğnetiliyor; reform üstüne reformlar açıklanıyor.
Tüm bunlar kim için acaba?
İşin içinde ‘finans sektörü denen’ daha büyük vurgunculuk, ahlaksızlık, borsacılık, yasal tefecilik var; oraya bakmadık.
Bu sistemde, sistemi tanımadan, içinde yaşadığı halde ne dolaplar dönüyor bilmeden, üretim de üretim deyip duranlara deriz ki,
Olur olur, ÇİN gibi dünyanın en ucuz tedarikçisi, nüfusunun ancak %1’ninin zengin olduğu Hindistan, Latinler ve bizler gibi karın tokluğuna çalışan köle pazarları olur.
Adalet mi dediydik, sahi bu ‘nesne’ nerde ‘satılıyor’? Piyasa aktörleriyle barışmak zorunda kalınan serbest pazarda mı? Kim bu piyasacılar?...
En iyisi mi boşver bunları, sen bak ‘Adem var mıydı yok muydu, İsa babasız nasıl doğmuştu, Muhammed’e vahiy gelmiş miydi, Kur’an anlaşılır mıydı, mucize var mıydı, namaz dua mıydı, baş örtülü kamusal hizmet nasıl verilirdi... işlerine!
Nasılsa şeyhler, kutuplar, liderler, üstadlar, ilahiyatlar, diyanet, Kur’an’cı abiler ablalar.. öteki işleri hallederler!
Umran dergisi Eylül 2026 sayısı çıktı
05.09.2026
ABD uçağı pistten çıktı: 5 ölü
07.09.2026
Dindarlaşarak Gavurlaşma|Fuat Durgun
13.08.2026
GÜNDEMDEKİ KONULAR|DAVUT GÜLER
18.08.2026
Kasıt ve Kusur: Süleymancılık AHMET GÜRBÜZ 24.08.2026
Genç, Musa ve Hakîm’in hikayesi OSMAN KAYAER 19.08.2026
YENİ BİR EĞİTİM MODELİ ÖNERİSİ ORHAN GÖKTAŞ 26.08.2026
Ezherli Kuytul AHMET GÜRBÜZ 02.09.2026