Bir dönem Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en yakınındaki isimlerden olan, sekiz yıl boyunca metin yazarlığını yapan eski AK Parti’li vekil Aydın Ünal, iktidara yönelik eleştiri ve uyarılarını önümüzdeki 10 yıl için de sıraladı. Kişisel blogunda 2020 ve gelecek 10 yıl değerlendirmesi yapan Ünal, “Son 10 yıl biterken, iyi yönetilemeyen ekonomi, kibir, lüks, şatafat görüntüleri, yolsuzluk iddiaları, çözülemeyen sorunlar, yönetilemeyen krizler nedeniyle hepimizi yılgınlığa, yorgunluğa, biraz da ümitsizliğe sevk etti” dedi.
Yeni bir 10 yıla girerken geleceğin belirsiz durumda olduğunu belirten Ünal, “Türkiye değişirken, seçmen değişirken, AK Parti, en güçlü değişim iradesine ve dönüştürücü kadrolara sahip olmasına rağmen, yeni durumları okumak yerine karanlık eskinin dinamiklerine yöneliyor” eleştirisini yöneltti.
Son dönemde Erdoğan ve AK Parti yanında saf alan Tansu Çiller, Mehmet Ağar, Doğu Perinçek, Cem Uzan gibi isimlere de gönderme yapan Aydın Ünal, “AK Parti’nin dilinin ve politikalarının kucaklayıcılıktan, artık alıcısı olmayan ‘beka meselesi’ gibi söylemler ve hamaset soslu kuru milliyetçiliğe evrilmesi ne kadar hazin” ifadesini kullandı.
“AK Parti teşkilatlarının, partinin içine bir virüs gibi giren, liyakatsizliği ve tasfiyeyi bir hastalık gibi yayan Pelikan Örgütü ve onun her alanda açtığı hasar karşısında ümidini gittikçe yitiriyor olması ne kadar da vahim” diyen Ünal, “2019 biterken, ekonomik krizin ağırlığının artıyor olması, krizi çözmeye yönelik adımın atılmaması, ekonomi kadar, milli eğitimde, kültürde, ailede, demokratikleşme adımlarında Türkiye’nin 2002’nin dahi öncesine yöneldiği algısının güçlenmesi ne kadar trajik” yorumunu yaptı.
“2020’ye ve yeni 10 yıla yorgun giriyoruz” diyen Ünal, “Bir kutlu hikâyenin, arkasında ağır hasar bırakarak sona ermesi de mümkün” görüşünü dile getirerek şunları kaydetti:
"2020’nin Türkiye için bir dönüm noktası olacağı şimdiden görülüyor: Ya AK Parti toparlanacak, 2020’leri şekillendirecek; ya da Türkiye, sanki arası hiç yaşanmamış gibi karanlık eskiye dönecek.
Bir de şu var: Gözümüzün önünde böyle büyük riskler varken, susacak mıyız, konuşacak mıyız?
2020 sonunda konuşmanın pek faydası olmayabilir; konuşacaksak, şimdi konuşmalıyız."
Söylem ve Eylem / Mehmet Taşdöğen
17.05.2026
Trump, Çin dönüşü Tayvan'ı sattı
17.05.2026
Sadakanız, İhtiyaç Sahiplerinin Umudu Olsun!
25.04.2026
Rıza Pehlevi'ye 'domates'li saldırı
24.04.2026
BOSNA GÜNLÜKLERİ -4 ÜSTÜN BOL 15.05.2026
yürümeyen, yazgısını eksik yaşar MUSTAFA AKMEŞE 23.04.2026
Görmediğin bir oğlu olmuş… OSMAN KAYAER 27.04.2026
Haz mı, Huzur mu? AHMET GÜRBÜZ 10.05.2026