Bugün Avrupa ülkelerinde Türkiye kökenli 10 milyon kadar insanın yaşadığı iddia ediliyor. Bu insanların çoğunluğu 1960'lı yıllarda Avrupa ülkelerinin talebi üzerine çalışma amacıyla giden insanlarımız ya da bunların ikinci üçüncü kuşaktan torunları ya da başka yollarla Avrupa'ya yerleşmiş insanlarımız.
Bu insanlarımızın çoğunluğu Almanya başta olmak üzere Fransa, İngiltere, Hollanda, Danimarka, Belçika, İsveç, Norveç, Avusturya ya da diğer Batı Avrupa ülkelerinde yaşayan insanlarımız 1960'larda Avrupa'ya ekmek parası kazanmak amacıyla giden insanlarımızın hayatta olanları emekli olmuş insanlarımız. Onların evlatları ve torunları Avrupa'da çalışmaya devam ediyorlar. Her yıl yaz aylarında belli bir süre ülkemize gelip hasret gideren bu insanlarımız tatilleri bittiğinde tekrar Avrupa'nın yolunu tutuyorlar.
Sayıları 10 milyonu bulduğu iddia edilen bu insanlarımızın büyük kısmı kesin dönüş yaparak Avrupa'dan ayrılmayı düşünmeyen insanlarımız. Bu insanlarımız oralarda mal mülk sahibi olmuş, cemiyetler, cemaatler, vakıflar, dernekler, camiler, mescitler, cemevleri açarak hayata tutunmuş, topluma kök salmış insanlarımız. Bunlar olması gereken ve birçok sıkıntı çekerek oluşturulmuş olan müesseseler.
Bu insanlarımızın hayata tutunmaları için Türkiye Devleti olarak başta Dışişleri Bakanlığı olmak üzere Milli Eğitim, Kültür, Çalışma ve diğer bakanlıklarımız yolu ile birçok çalışmalar yapılmış yapılmaya da devam ediliyor.
Buna rağmen Avrupa toplumlarının gelenek görenek, kültür yapıları ve hukuki düzenlemeleri gibi sebeplerle sayılar 10 milyonu aşan bu insanlarımızın birçok problemle karşı karşıya kaldıkları ve çözüm için anavatan Türkiye devletinden birçok çözüm taleplerinin olduğuna şahit oluyoruz.
Geçenlerde Avrupa'da çalışan zaman zaman ülkemize gelip anavatan da hasret gideren bir ahbabım ziyaretime geldi. Selam ve hatır sormadan sonra şikayetleri ve beklentilerini dile getirmeye başladı. Talep ve beklentilerini şöyle dile getiriyordu ahbabım.
Biz Avrupa'da çalıştık, emekli olduk, malımız mülkümüz var devlet bunu kontrol ediyor vergisini de alıyor buna diyecek bir şey yok ama; bizim Türkiye'de edindiğimiz ya da miras olarak bize kalan mallarımızı gayri hukuki yollardan Türkiye'deki emlakçılarla yasa dışı ödemeler yaparak bilgi sahibi oluyor ve bizden suç işlemişiz gibi bunun hesabını soruyor devletimiz buna engel olamıyor.
10 milyon insanımızın yaşadığı Avrupa'daki insanlarımız ve değişik sebeplerle yurt dışına çıkmış vatandaşlarımızın hak hukuk, vatana aidiyet ve öz benliklerini korumalarına yardımcı olacak Yurt Dışı Türkler Bakanlığı kurulamaz mı? Bu Avrupa'da yaşayan bizler için olmazsa olmaz bir ukde ve beklenti olarak duruyor diyorlar.
Bunların yanında acil olarak Türkiye'deki günlük her türlü gelişmeyi Avrupa ülkelerine aktaracak yurt dışına bilgilendirme televizyon ve radyo yayınları aynı şekilde Avrupa ve dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan vatandaşların durumlarını, hallerini günlük olarak Türkiye'ye aktaran tv ve radyo yayınlarının yapılması.
Ayrıca Avrupa ülkelerine Türkiye'de yaşanan kültür çalışmalarının aktarımına devletin kolaylık ve imkanlar sunmasını bekliyorlar.
Bir kısmı zaten yapılmakta olan gayretli bir çalışma ile diğerleri de yapılabilecek beklentiler yabana atılır beklentiler değil diye düşünüyorum. Ne diyelim bizden söylemesi.
Ziyareti için kıymetli dostum Necmi Burgaz'a teşekkür ediyorum, gönlüne sağlık.
Hayır ve Şer|Mukaddes Özkan
21.06.2026
İlkel “komünal” toplum|Vahdettin İnce
21.06.2026
Sait Çamlıca ile Derkenar
14.06.2026
Amerika Kaybetti / Mehmet Taşdöğen
26.06.2026
bırak da olsun be dost! MUSTAFA AKMEŞE 10.07.2026
AMERİKA, NATO VE TÜRKİYE YUSUF YAVUZYILMAZ 11.07.2026
TEBDİL-İ MEKÂNDA FERAHLIK VARDIR! AYTEN DURMUŞ 10.07.2026
Dindarların Çelişkileri YUSUF YAVUZYILMAZ 13.06.2026
İnsan, Ahlak ve Siyaset YUSUF YAVUZYILMAZ 21.06.2026
BOSNA GÜNLÜKLERİ - 7 ÜSTÜN BOL 19.06.2026
Bireyselleştikçe Tükenen Vefa AHMET GÜRBÜZ 15.06.2026