metrika yandex

Haberler / Söyleşi

Ankara STK Röportajları - 2: Şehir ve Medeniyet Derneği

14.10.2022

Ankara'da faaliyet gösteren STK'ları tanımak için gerçekleştirdiğimiz röportaj serimizde ikinci adresimiz Şehir ve Medeniyet Derneği oldu. Sorularımızı dernek başkanı Altan Özkanlı Bey'e yönelttik.

Altan Bey öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

1962 doğumluyum. Makine mühendisliği mezunuyum. Hep özel sektörde çalıştım. Şu anda bir özel kuruluşta yönetici olarak çalışmaktayım. Bununla beraber üniversite yıllarımdan bu yana sivil toplum kuruluşlarında, hem katılımcı hem de yürütücü görevlerde yer aldım. Şu anda Ankara’da hem yetişkin hem gençlere yönelik programların yapıldığı Şehir ve Medeniyet derneğinin başkanlığını yürütmekteyim.

Derneğin kuruluş sürecinden bahsedebilir misiniz? Şehir ve Medeniyet derneği ne zaman ve hangi amaç doğrultusunda kuruldu?

Şehir ve Medeniyet derneği 2011 yılında kendi geçmişlerinden gelen birikim ve tecrübelerini içinde yaşadıkları topluma, en başta kendi aile ve yakın çevrelerinden başlamak üzere aktarmak gerektiğini düşünen kişiler tarafından kuruldu. En yakınlarından başlamak üzere toplumu etkilemeye ve kendi inandıkları doğrular etrafında toplanmaya ikna etmenin bir gereklilik olduğuna inandılar.

 

Şehir ve Medeniyet Derneği tarafından gerçekleştirilen "Teknoloji Çağını Yakala" projesi sertifika töreninden bir kare

 

Malum olduğu üzere sosyal kurumlar bulundukları toplumda hissedilen ihtiyaçlara cevap olarak varlık bulurlar ve bu sosyal ihtiyaçlara çözüm ürettikleri müddetçe varlıklarını sürdürebilirler. Peki Şehir ve Medeniyet derneği içerisinde yaşadığımız toplumun hangi ihtiyaçlarına cevap vermektedir?

Modern dünyanın hiçbir tereddüte yer bırakmadan bizleri daha iyi adil ve müreffeh bir geleceğe doğru götürdüğünü iddia etmek, yaşadığımız süreçte tanık olduğumuz olayları dikkate aldığımızda boş bir iddia. Daha iyi bir gelecek bizi bekliyor ve zaten kendiliğinden oraya doğru gidiyoruz diyen kişilerin sayısı gittikçe azalıyor. Daha iyi, daha adil ve daha müreffeh bir geleceği inşa etmek isteyen herkesin elini taşın altına koyarak bu hedefe giden yolların taşlarını döşemesi gerektiğine inanıyoruz. Bizi motive eden duygu ve itilim budur. Temel ve öncelikli ihtiyacın bu olduğundan hareket ederek faaliyetlerimize devam ediyoruz.

Şehir ve Medeniyet derneği kuruluşundan bu yana hangi alanlarda faaliyet göstermektedir, bize gerçekleştirdiğiniz gençlik çalışmalarından ve eğitim çalışmalarından bahsedebilir misiniz?

Özellikle üniversite ve orta öğretim öğrencileri başta olmak üzere, insan olarak parçası olduğumuz tüm kesimlerle birlikte olmaya çalışıyoruz. Kadınlarla ilgili çalışmaları özellikle belirtmeliyim. Yukarıda belirtmiş olduğum motivasyon ve itilim, kimlerde karşılık buluyorsa oraya yöneliyoruz. Tabii ki genç kesim her zaman öncelikli muhatap.

Süleyman Arslantaş'la gerçekleştirilen "Gençlerle Hasbihal" programından fotoğraflar

 

Muhittin Ataman tarafından dernek merkezinde gerçekleştirilen seminerden bir kare

 

Şu ana kadar saymış olduğunuz faaliyetlerle ümmet genelinde ve Ankara özelinde neler hedefliyorsunuz?

Daha fazla sayıda insanın, içinde yaşadığı dünyanın kendi etkisi ile değişip dönüşebileceğine inanması ve bunun için durup dinlenmeksizin çaba göstermesi nihai hedefimizdir.

Hali hazırda gerçekleştirdiğiniz ve devamlılığına bilhassa önem verdiğiniz program başlıklarını bizlerle paylaşır mısınız?

Kuruluştan bu yana sürdürdüğümüz alanında uzman konuşmacılarımız tarafından sunulan Cumartesi seminerlerimiz, Ankara’daki çeşitli üniversitelerde okuyan gençlerin birlikte gerçekleştirdiği öğrenci çalışmalarımız, muhataplarına göre konularının farklılık arz ettiği atölyelerimiz, yine katılanlara göre muhtevası farklı sohbet gruplarımız hiç ara vermeden devam eden çalışmalar diyebilirim.

Üniversiteli erkek öğrenciler buluşmasından bir kare

 

Altan Özkanlı üniversiteli genç kızlar buluşmasında konuşuyor

 

Dernek ismi olarak niçin Şehir ve Medeniyeti tercih ettiniz? Şehir ve Medeniyet kavramlarından ne anlıyorsunuz?

Medeniyetin en gelişmiş halinin şehirlerde inşa edilebileceğine inananlardanız. Şehirlerin her zaman medeni topluluklara ev sahipliği yapmadığını geçmişte de yaşadık, şimdi de yaşıyoruz. Bu iki kelimenin birbirini tamamlayarak bir bütün olması gerektiğinden hareketle bu ismi aldık. Ve açık söylemek gerekirse çok beğenildi. Bizleri motive etti. Bir Müslüman olarak şehirde var olabilmek her açıdan yaşanması gereken bir deneyim.

Size göre İslam medeniyetinin kendine has bir şehir anlayışı var mıdır?

Elbette ki var, böyle olduğunu 14 asırlık İslam tarihi bize anlatıyor. Gidilen bütün kıtalarda dönemlerine göre değişse de en ışıltılı şehirleri Müslümanlar inşa ettiler. Kurulmuş ise daha da gelişmesine katkıda bulundular. Mesela Bağdat, Şam, Semerkant, Buhara, Taşkent ve tabii ki Mekke ve Medine.

Sivil topluma bakış açınız nedir? Sivil toplumun yeterince aktif olduğuna inanıyor musunuz?

Sivil toplumdan bizlerin daha iyi bir dünyaya uyanmak istek ve arzumuzun topluluk olarak ifade edilmesini anlıyorum ve bu anlamda da nefes alıp verdikçe devam edecek bir faaliyet olarak bakıyorum. Son dönemdeki olumsuz gelişmeleri öne sürerek bundan uzak durmak, başkalarının dizayn edeceği bir dünyaya uyanmak demektir. Ve bence bu yanlış, buna kayıtsız kalmaya hakkımız yok diye düşünüyorum.

Yaz okulu kapanış programından bir kare

 

Gerçekleştirilen doğa kampından bir kare

 

Bu bağlamda sivil toplum devlet ilişkileri, sivil toplum iktidar ilişkileri konusuna da değinmek gerekir sanıyorum, sizce günümüzde sivil toplumun bağımsızlığını koruyabildiğini söylenebilir mi?

Sivil toplum içinde yaşadığı toplumun ve erklerin bir parçası, tamamlayıcı bir cüzü olmalıdır. Sivil toplumun diğer parçalardan etkilenmemesi mümkün değildir. Burada yanlış olan tek taraflı bir ilişkidir. Yani inisiyatif kullanmak yerine yönlendirilen, üretmek yerine rutini tekrarlamaya dönüşen faaliyetlerin gerçekçi olmadığıdır. Tek kriter bağımsızlık olursa yeterli bir değerlendirme ortaya çıkmayacağını düşünüyorum. İşlevsellik ve verimlilik de en az onun kadar önemlidir.

Karar alma süreçlerinde yaygın ve şeffaf bir istişare ağının tesisi sağlıklı bir iş ortaya koymak için vazgeçilmez kabul edilmektedir. Siz bu konuda neler söylemek istersiniz, üyelerinizle istişare deneyiminizden bahseder misiniz?

Önem düzeyine konuların, birey inisiyatifin den çıkarılıp toplu karar alma süreçlerine evrilmesi hem katılımı arttırmanın, hem de hata yüzdesini azaltmanın en etkili yolu olarak önümüzde duruyor. Bu çerçevede her arkadaşın katılımına açık olabildiğince şeffaf bir yönetme tarzını sürdürmeye çalıştık ve şu an da bu şekilde devam ediyoruz.

Prof. Dr. Mehmet Görmez ile gerçekleştirilen hasbihal programından bir kare

 

Sivil toplum kuruluşu olarak hedef kitlenize yeterince ulaşabiliyor musunuz? Bunun için hangi kanalları aktif şekilde kullanıyorsunuz?

Bunu yeterince gerçekleştirdiğimizi söylemek mümkün değil elbette. Ama dönemlere göre farklıklar arz etse de, elimizden geldiği kadarıyla bir gayret içerisindeyiz. Klasik bilinen mecraları bir anda geride bırakarak açık farkla öne çıkan, özellikle genç kesimin yoğun olarak kullandığı, sosyal medya alanında olması gerektiği kadar aktif olduğumuzu söyleyemem. Ama kendimizi geliştirmek için devamlı bir çaba içerisindeyiz.

Farklı stk ve yapılanmalar ile ilişkilerinizden bahsedebilir misiniz? Onlarla kurduğunuz iletişimi yeterli buluyor musunuz?

Kişisel ilişkilerden gelen dostluk ve güveni temel alarak, benzer çalışmaları yaptığımızı düşündüğümüz tüm kuruluşlarla var olan iyi ilişkileri geliştirmek için bir çaba içerisindeyiz. Elbette ki bu yeterli değil, fakat biraz da ortak amaç ve hedefleri hayata geçirme istekliliği bu konuda belirleyici oluyor.

Kadın birimi faaliyetlerinden bir kare

 

Sizce günümüzde Müslümanların karşı karşıya kaldığı en önemli sorunlar nelerdir, bu sorunların nasıl üstesinden gelinebilir ve sizin çözüm önerileriniz var mıdır?

Dışımızda ve biraz da bize rağmen dizayn edilmiş bir dünya da (modern yaşam) var olabilmek, reddeden ya da boyun eğen değil de üreten bir paydaş olabilmeyi başarmak bence en önemli şey. Diğer tüm sorun ve problemler de bu konu da etkili bir çözüm ve yaklaşım getirmeden kalıcı bir sonuca bizleri ulaştırmayacak gibi görünüyor.

Son olarak sizin söylemek istediğiniz bir şey var mı?

İlginiz için teşekkür ediyorum. Hertaraf Haber ailesine iyi çalışmalar diliyorum.

Hertaraf Haber olarak bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz.

Bu haberler ilginizi çeker
Yorum Ekle
Yorumlar (1)
Ali Dede | 14.10.2022 17:49
Şehirde var olmak, varlığı daha da değerli kılacak ilke ve değer merkezli etkinlikler yapmak, motivasyon artıracak aksiyonları planlamak. Bunların yanına bir de tecrübeyle gençliği yan yana getirmeye çalışırken adil şahitler olarak yarınları hazırlamak. Bir derneğin Var olmasının anlamı daha güzel olmaz her halde. İyi ki varsınız :)
Çok okunan haberler
Çok okunan yazılar