metrika yandex

Haberler / Söyleşi

Ankara STK Röportajları-1:İMH ANKARA

30.08.2022

HerTaraf Haber olarak bu röportaj serimizde Ankara'da faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarını ve çalışmalarını, bizzat kendilerinden alacağımız cevaplarla siz okurlarımıza tanıtmayı amaçlıyoruz. Bu serimizde ilk durağımız Ulus Hacı Bayram'daki merkezlerinde bizi çok sıcak bir şekilde karşılayan İnsan ve Medeniyet Hareketi Ankara oldu. Sorularımızı İMH Ankara Başkanı Hacı Aydemir'e yönelttik.

Hacı Bey öncelikle HerTaraf Haber olarak röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için sizlere ve İMH Ankara'ya teşekkür ederiz.  

Bu nazik röportaj teklifi için ben size teşekkür etmek isterim, hoş geldiniz.                                    

 

İlk olarak biraz geçmişe doğru yolculuk yapalım istiyorum. İnsan ve Medeniyet Hareketi'nin tarihinden konuşalım. Hareketin kuruluşundan günümüze kadarki süreçten biraz bahseder misiniz?

İnsanlığın kurtuluşunun ancak Allah'a iman etmek ve Rasulü Hz. Muhammed vasıtasıyla göndermiş olduğu İslam dinine tabi olmakla mümkün olacağına inanarak yol yürüyen İnsan ve Medeniyet Hareketi 50 yılı aşan bir geçmişe sahiptir.

70'li yıllarda MTTB, devamında Akıncılar Derneği olarak devam eden İMH, 1980 sonrasında üniversitelerde "Müslüman Gençlik" olarak çalışmalarını yoğunlaştırmıştır, 80'li ve 90'li yıllarda Rahmet yayınevi aracılığı ile yayınladığı kitaplarla ve çıkardığı "Müslüman Genç" dergisiyle o yıllarda İslami düşünce ve aksiyona önemli katkılar sağlamıştır.

2000'li yıllardan başlayarak günümüze "İnsan ve Medeniyet Hareketi" olarak gelen hareketimiz Türkiye'nin 25'e yakın ilinde kurumsal yapısını tamamlamış olarak, 25'e yakın ilinde de temsilcilik düzeyinde çalışmalarını sürdürmektedir.

Türkiye'nin her ilinde kurumsal olarak var olabilme gayreti içinde olan hareketimiz, uluslararası düzeyde de varlık gösterme düşüncesini hedefleri arasına koyarak çalışmalarını yoğunlaştırmıştır diyebilirim.

Peki İMH Ankara'nın kuruluş süreci nasıl gerçekleşti, bu konuda neler söylersiniz?

Yaptığımız çalışmaları, "ülkemiz Müslümanları, dünya Müslümanları ve insanlık için en verimli hale nasıl getirebiliriz" düşüncesi, Ankara da varlık gösteren bizlerin İslami sohbetlere başladığımız 80'li yılların sonlarından günümüze gelene kadar çalışmalarımızın en önemli ana fikirlerinden birisiydi. Bu duygu ve düşünceler bizi kardeş İslami yapılanmalarla her zaman birlik ve beraberlik içinde hareket etmeye sevk etti.

Uyum içinde birlikte hareket edebileceğimiz, ümmet olma şuuru ile hareket eden, kuşatıcı bir İslami yapıyla çalışmalarımızı yürütmek, birlikte hareket etmek her zaman önceliğimiz oldu. Bu Duygu ve düşüncelerle görüşmelerimizi yoğunlaştırdığımız İnsan ve Medeniyet Hareketi ile yaptığımız uzun istişari görüşmelerden sonra birlikte hareket etmeye karar verdik. Bu kararımızı her birini ayrı ayrı ziyaret ettiğimiz, Ankara'da yıllardır pek çok zeminde ortak çalışmalar ve istişareler yaptığımız kardeş yapılanmalarla da paylaştık ve 2017 yılında İMH Ankara Derneğimizi kurarak bu düşüncemizi kurumsal hale getirmiş olduk.

 

İMH Ankara'nın 2018 yılında gerçekleştirdiği Besmele programından bir fotoğraf

 

Beş yılı aşkın bir süredir Hacı Bayram'da bulunan merkez yerimizde İMH Ankara olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yenimahalle ilçesinde Şentepe'de BİRDER (Bilgi ve irfan Derneği), Kahramankazan'da ENDER (Eğitimli nesiller derneği), Akyurt bölgesinde İMH Akyurt olarak temsilciliklerimizde kurumsal olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Demetevler ve Hasköy bölgelerinde de uzun zamandır yaptığımız çalışmalara kurumsal bir kimlik kazandırmak kısa vadeli hedeflerimiz arasında bulunuyor.

İMH'nin gençlik çalışmalarına ayrı bir önem atfettiği göze çarpıyor. Bu açıdan hareketin yapısı içerisinde yer alan Genç Hareket'ten de bize bahsedebilir misiniz? Gençlik çalışmaları üzerine hassaten eğilmenizin sebebi nedir?  

İnsanlık tarihi boyunca bütün dinler ve ideolojik hareketler gençleri önemsemiş, sahip olduğu değerleri yaşamada ve sonraki kuşaklara aktarmada gençlerin vazgeçilemez bir değer olduğunun altını çizmişlerdir. Varlıklarını ya gençleri ihya ederek ya da ifsat ederek devam ettirmişlerdir.

Yüce Allah Kur'an'da "ekini ve nesli ifsat edenler"den bahseder. Gençlerini ihmal eden, onların eğitimini önemsemeyen hiçbir hareket ve yapı "medeniyet" inşa edemez. Bu yüzden Kuran da pek çok ayette gençlerden ve onların mücadelelerinden bahseder.

İlk Peygamber Hz. Ademin oğulları "Habil, Kabil", Hz. İbrahim'in oğlu Hz. İsmail, Hz. Yusuf, Hz. Meryem, Hz. İsa ve mağaraya sakinleri" Ashabı Kehf" bunlardan bazılarıdır.

Hz. Muhammed'e tabi olan birçok genç sahabe bilinmektedir: Hz. Ali, Zeyd bin Harise, Ammar bin Yasir, Sad bin Ebu Vakkas, Musab bin Umeyr, Bilal-i Habeşi gibi gençler ve daha pek çoğu.

Bugün ise Metin Yükseller, Bilal Yaldızcılar, Fuat Çağlarlar, Esma Biltaciler ve daha pek çoğu bu kutlu yürüyüşü sürdürmektedir.

İnsan ve Medeniyet Hareketi olarak çalışmalarımızın büyük yoğunluk kazandığı en önemli birimimizin "Genç Hareket" olduğunu söyleyebiliriz. Erkek ve kız birimleri olmak üzere çalışmalarını yürüten Genç Hareket'in Türkiye genelinde yapmış olduğu çalışmalarla büyük bir farkındalık oluşturduğunu ve etki alanının olduğunu ifade edebiliriz. İlköğretim, orta öğretim, lise ve üniversite düzeyinde çalışmalar yapan birimimiz çalışmalarını samimiyet esasına uyarak, planlı, programlı ve kurumsal bir kimlikle sürdürmektedir.

İMH genel olarak hangi alanlarda ne gibi faaliyetler düzenlemektedir?

İnsan Vakfı, Toplumsal Değişim Enstitüsü, Enderun Özgün Eğitimciler Derneği, Mutlu Aile ve Mutlu Çocuk Derneği, Girişimci İş Adamları Vakfı gibi pek çok ihtisas kurumuna, Medeniyet TV gibi bir yayın organına, "Enderun, Insicam, Toplumsal Değişim" gibi yayınlara sahip olan bir yapıdır İnsan ve Medeniyet Hareketi.

Aynı zaman da Bahariye İMH Merkez yerinde pek çok sanat atölyesi ilgilisine hizmet vermektedir.

 

                                           

İnsan ve Medeniyet Hareketi'nin İstanbul Bahariye'de düzenlediği Kur'an İkliminde Müzakereler programından bir kare

 

Genel anlamda eğitim, kültür ve sosyal faaliyetler alanlarında çalışmalarını öncelemekle birlikte farklı alanlarda da çalışmalarını sürdürmektedir. "Kur'an İkliminden Müzakereler" başlığı altında tefsir dersleri, farklı kesimlere ve ihtiyaçlara göre planlanan düşünce platformları, üniversite öğrencilerine yönelik öğrenci yurtları, güç ve imkanlar nisbetinde özel vakıf okulları, "Eğiticinin Eğitimi Programı" gibi paket eğitim programları, ilim çevrelerine ve akademisyenlere çalışmalarını yürütmelerine yönelik hizmetler sunma ve çalışmalarına ev sahipliği yapma, Aklı Selim sohbetleri, Kalbi Selim Sohbetleri, paneller, sempozyumlar ve hizmet içi eğitim programları genel olarak İnsan ve Medeniyet Hareketi'nin yaptığı programlar arasında sayılabilir.

Size göre İMH'nin yoğunlaştığı alanlar ve onu farklı kılan özellikleri nelerdir?

Biraz önce eğitim, kültür ve sosyal faaliyetler alanlarında çalışmalar yapan İnsan ve Medeniyet Hareketi'nin çalışmalarını gençler üzerinde yoğunlaştırdığını söylemiştik.

İslami kimliğin inşası, İslami geleneksel mirasın ihyası, toplumsal yozlaşmanın ıslahı, modernitenin dayatmalarına dayanabilme gücüne sahip olma, konjonktürel dalgalanmalara karşı kendi kültürünü koruyabilme ve "toplumu takva eksenli değiştirme" ilkesini hayata geçirebilmek için İnsan ve Medeniyet Hareketi davet ve irşat çalışmalarına bilhassa önem vermektedir.

İnsan ve Medeniyet Hareketi'ni farklı kılan en önemli özelliklerinden birinin, çalışmalarının her aşamasında ıslah, ihya ve inşa çizgisinde bir medeniyet anlayışına göre hareket etmesi olduğu söylenebilir. Aynı zamanda inanç ve ahlakın değerini ve gücünü hayata hakim kılmaya çalışması, toplumda birleştirici ve yapıcı roller üstlenen bir özelliğinin olması, yerel ve evrensel ölçekte Müslümanların ve insanlığın yararı için işbirliğine, birlikteliklere ve inisiyatif almaya açık bir anlayışının olması; sağlam, tutarlı ve nitelikli düşüncenin oluşması için organizasyonlar yapması, toplumsal sorunlara çözüm üretici çalışmaları öncelemesi, üst çatılar, platformlar ve komisyonlar oluşturması, düşünce ve harekette itidali tercih etmesi gibi özelliklerin İnsan ve Medeniyet Hareketi'ni ön plana çıkardığı ifade edilebilir.

Hareketin isminde yer alan "insan" ve "medeniyet " kavramlarına nasıl bir anlam yüklüyorsunuz?

İnsan yüce Allah'ın eşrefi mahlukat olarak yarattığı sosyal bir varlıktır ve başkalarıyla birlikte yaşamaya ihtiyaç duyar. Beşerden insana, bireyden şahsiyete yürüyerek tekamülü gerçekleşir. İnsan olmak ancak medeniyetle mümkündür. Medeniyet de ancak insanla fazilet toplumuna ulaşabilir. İnsan medeniyetle inşa olur, ihya olur. Medeniyet insanla, eşrefi mahlukat olabilmiş, kalabilmiş insanla varlık bulur. Aslında insan medeniyet, medeniyet de insan demektir bu anlamda.

Medeniyetin kökü inanç, gövdesi adalet, dalları ahlaktır. İnsan olabilmek, kalabilmek ve medeniyet inşa edebilmek bizim için İslami bir hayat yaşamakla aynı anlama gelir diyebiliriz.

İMH Ankara'nın düzenli olarak sürdürdüğü ve devamlılığı konusunda ısrarcı olduğu sizce en önemli faaliyetler hangileridir?

İMH Ankara'nın düzenlediği "Kitaptan Hayata" programının ve Genç Hareket Ankara'nın düzenlediği "Genç Hareketsiz Olmaz", "Öncü Şahsiyetler" ve "Söz Sende" programlarının yerel anlamda sürdürdüğümüz önemli ve kayda değer faaliyetlerimiz olduğunu söyleyebiliriz.

 

İMH Ankara'nın düzenlediği "Kitaptan Hayata" programında bir fotoğraf

 

Genç Hareket Ankara'nın gerçekleştirdiği "Genç Hareketsiz Olmaz" programından bir kare

 

Buraya kadar birçok faaliyetten bahsettiniz. Peki yaptığınız faaliyetler ile ne hedeflenmektedir, özelde Türkiye, genelde ise ümmet içerisinde hangi boşluk doldurulmaktadır?

İnsan ve Medeniyet Hareketi yapmış olduğu faaliyetler ve çalışmalarla yerel ve evrensel ölçekte Müslümanların ve insanlığın hayrı ve gelişimi için düşünsel ve eylemsel anlamda katkı sağlamayı hedeflemektedir.

Nitelikli fert, nitelikli kurum ve nitelikli toplum anlayışı ile birlikte geliştirdiği organizasyon becerisi ve sahip olduğu imkanları birleştirerek pek çok hayra öncülük ederek, paydaşı olarak ya da ev sahipliği yaparak, platformlar ve komisyonlar oluşturarak ya da görev alarak sorumluluğunu yerine getirmektedir.

Bildiğiniz gibi sivil toplum meselesi İslami camiada geçmişte çokça tartışıldı ve şimdi de tartışılmaya devam etmekte. Bu bağlamda siz sivil toplumu nasıl tanımlıyorsunuz ve İMH sivil toplumun neresindedir?

Sivil toplum kuruluşu dendiği zaman ilk akla gelen resmi kurumlar dışında, bağımsız olarak çalışan vakıf, dernek, sendika gibi kuruluşlar gelir. Çoğu STK'nın çalışma alanı spesifik bir alan ile ilgilidir.

İnsan ve Medeniyet Hareketi eğitim, kültür, ekonomi, toplum, insani yardım gibi daha sayılabilecek pek çok alanda çalışma yapan, çözüm üretmeye çalışan, toplumun yediden yetmişe; kadın erkek genç ihtiyar her kesiminin faaliyetlerinin muhatabı olduğu bir yapıdır. Bu açıdan İnsan ve Medeniyet Hareketi'nin birçok STK'nın yaptığı çalışmalarla aynı ya da benzer çalışmalar yürütmekle birlikte STK'yı aşan bir İslami hareket olduğunu söyleyebiliriz.

Türkiye genelinde faaliyet gösteren diğer cemaat ve STK'lar ile hem genel olarak hem de İMH Ankara olarak nasıl bir iletişim halindesiniz?

İnsan ve Medeniyet Hareketi, aynı inanç ve ahlakı paylaştığı, uyum içinde birlikte çalışma yapabileceği, hayır ortaya koyabileceği cemaat, vakıf, dernek ve STK'lar ile birlik, beraberlik ve kardeşlik bağlarını güçlendirecek etkinlikler yapmak, kollektif çalışma zemini olan ortak platformlar oluşturma konusunda açık olmayı, öncülük etmeyi prensip edinmiştir.

İMH Ankara olarak Hacı Bayram merkez yerimizde faaliyet vermeye başladığımız ilk günden beri bu konuda hassasiyetimizi 25'e yakın kardeş vakıf, dernek ve STK'yı kahvaltıya çağırarak ortaya koymaya çalıştık. Pandemi süreci ile ara vermek zorunda kaldığımız davet edemediğimiz diğer kurumları da önümüzdeki süreçte yerimizde ağırlamaktan şeref duyacağımızı belirtmek isteriz.

Yine Genç Hareket Ankara'nın hayırda paydaş olduğu vakıf-derneklerin gençlik birimleriyle ortak şekilde "103'te Buluşalım!" sloganıyla gerçekleştirdiği Öncü Şahsiyetler Paneli ile bu anlamda başka bir adım attığımızı ifade edebilirim.

Altı İslami dernek-vakfın bir araya gelerek gerçekleştirdiği "Öncü Şahsiyetler Paneli"nden bir fotoğraf

 

Bu iletişimi yeterli buluyor musunuz? Yeterli değil ise geliştirmek için neler tavsiye edersiniz?

Tabii ki bunlardan çok daha fazlası yapılabilir. Ama az da olsa sürdürülebilir bir diyaloğun çok değerli olduğuna inanıyorum.

Bizler Müslümanlar olarak en küçük bir imkanı bile kardeşliğimizi, birlik ve beraberliğimizi güçlendirmek için bir fırsata çevirmekten asla geri durmamalıyız.

İhtilaflarımızı bir kenara bırakıp, ittifak ettiğimiz konularda ortak tavır oluşturma konusunda var gücümüzle çalışmalıyız.

Kahvaltılar, spor turnuvaları, piknikler, doğa yürüyüşleri, gibi sosyal etkinliklerin artırılmasının bu anlamda etkili olacağını düşünüyorum.

İMH olarak günümüzde insanlığın ve özellikle de Müslümanların en büyük problemi olarak neyi ya da neleri görüyorsunuz? Bu problemlerin üstesinden nasıl gelinebilir?

İslam dünyasına geçmişten günümüze dönüp baktığımızda, fakirliğin gittikçe daha da arttığını, şiddetin yaygınlaştığını, her inanç gurubunun kendini merkeze alarak kendinden başkasını yok saydığını, ilahi olanla dünyevi olanı ortak bir zeminde buluşturamama sorunu yaşadığını, felsefeyle, sanatla ve kültürle ilgili sorunlarına çözüm üretemediğini görüyoruz.

Bugün pandemi ile birlikte dijitalleşmenin hayatın merkezine oturduğunu görüyoruz. Maddi ve manevi olarak fakirleşme, yalnızlaşma, kabuğuna çekilme, ruhsal çöküntüye maruz kalma, güven ve emniyet bunalımı, mahremiyetin yok olması, insanın fıtratına ve aile kurumuna yönelik ifsat çalışmaları özelde Müslümanlar genel de bütün insanlığın karşı karşıya kaldığı sorunlar olarak karşımıza çıkıyor.

Çözümü hiç de kolay olmayan bu sorunların üstesinden gelmede Müslümanlar Tevhit ve adalet zemininde kendi değerlerini hayata geçirme çalışmalarını arttırıp, insanlığın ortak kazanımlarından da faydalanarak dünyayı insanlık için daha yaşanılabilir bir hale getirebilir diye düşünüyorum.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

İnsan ve Medeniyet Hareketi olarak hem ülkemizde hem de dünyada adalet ve takvanın temellerini oluşturduğu bir medeniyetin inşasında üzerimize düşen sorumlulukları hakkıyla yerine getirme gayretimizden asla vazgeçmeyeceğimizi ifade etmek isterim. Nazik röportaj teklifiniz için de tekrar teşekkür ederim.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş