metrika yandex

VE İLA RABBİKE FERĞAB

01.06.2020
Mustafa AKMEŞE

ey küçük adam.
aşılmaz olan kafandaki önyargılardır, bilesin.
evet, önyargılar...

kulağımıza fısıldanan heyulalar.
yenİlmez, bileği bükülmez olanlar...
orta yerde konuşulup,
sonra hakikat diye İnanılan ne varsa...
yenilgi, geri kalmışlık, tembellik ve
hepsinden önemlisi inançsızlık,

yani güvensizlik var ya adeta içirilen yüreklere.

umutsuzluk diyorum anla...

sonra, ezberlerimiz işte.
bilirsiniz.
"bizden bir şey olmaz yav..."
insanı, insanlığından alan,
tekrar edip durduğumuz ezberler
evet tam da bu adı...
acayip konfordur.
köleliği, fukaralığı, ezilmişliği, zayıflığı
bir değer/kader olarak kabul edilen
ne varsa.

ah !

başını uzatmaya cesareti /mecali olmayan
umutsuz adamların kendini avuttuğu
yerleşik ön kabulleri işte...

ey yolcu,

korkmak ayrı,
korkaklık ayrıdır.
korkmak hakkımızdır.
insanız..
korkaklıksa;
yapmak zorunda olduğumuzdan vazgeçmektir.

hayır, hayır kesinlikle.

herşeyimizi alabilirsiniz.
yaktığınız ve yıktığınız ne varsa
altında kalmış da olabiliriz.
yıkılan ne varsa toprak, taştır işte.
ama bilir misin?
taştan olmayan ve yıkılmayacak, yakılmayacak
kadim duygularımız var bizim..

umut etmek  gibi...
 
sahi...
peki umutlarımızı, hayallerimizi nasıl yok etmeyi düşünüyorsunuz.
Söyleyin...

umut etmek var ya;
yaşıyor olduğumuz ve
uğruna savaşılacak şeylerin habercisidir.

varlık alemi,
ölüme doğru an be an akarken
ve ölüm bir başkasının çalamayacağı kadar bizimken,
ve dahi
yaşamak
bizim için bir mecburiyet değil,
aksine  görevken
umutlarımız hep var olacak...

hani çepeçevre kuşatılmış hissi vardır,
çaresiz ve biçare kala kalırsınız...
işte böylesi anlarda,
mesela,
kıbleden bir rüzgar vurur ya yüzünüze
gelecek olanın habercisidir
"yağmur" gibi...

ne bileyim, bir sestir işte bir sabah vakti
ölüm uykularından alıp size can verir
"haydi kurtuluşa" diyen

veya
"Allah'ın yardımı nerede kaldı" denilen
sarsılmış zamanlarda
bir ayet okunur
"3 bin nişanlı meleklerler yardıma"
gelir ya...

sonra düşlerimiz vardır, bize umut veren
"cennet" gibi...

ey dost
umut ettiğimiz kadar cesuruz
olmadı mı?
bütün korkaklar umutsuz olanlardır...
iman etmek umut etmektir, bilir misin?

sahi göğe bakıp dururken umutsuz olmak da neden ki?
bir bahar sabahı ölü toprağın
neşelenmesini görürken işte,
yıldızlar göz kırparken hayallere
söyleyin Allah aşkına hayalleri olmayanın umutları olur mu?

peki umudu olmayanın
imanı olur mu?

bir avuç inanmış adam öyle sarsılmıştı ki,
umutla bağlandıkları rableri, hendekte kırılan kayadan,
sarayların fethini muştuladı...
ne acayip,
ne acayip bir şey umut etmek
taşlar yarılır ve fethedilecek sarayları müjdeler ya!


ey yolcu

göğün sahibi arzın da sahibidir.
çekilmiş ve kendi haline bizi bırakmış da değildir
öyleyken
bizi gideceğimiz yerden,
yürüdüğümüz yoldan alıkoyacak olan
sadece öldüğümüz gündür.

ve biz biliriz ki, iyi şeyler asla ölmez...
ve biz yine biliriz ki;
iyilik umudun kanatlarında gezer
ve odur insanı daha güzel günlere uçuracak olan…

ey yolcu

feiza ferağte fensab
ve ila rabbike ferğab
gerisine
aldırma.


..
Not;  yazılarımın, dilediğiniz kısmı dahil, dilediğiniz şekilde dostlarınıza ikram etmeye açıktır.

Yorum Ekle
Yorumlar (2)
Orhan yilnaz

02.06.2020

امنا وصدقنا elbette ragbetimiz onadir.
Mehmet Pamuk

02.06.2020

Sözün bittiği yer.