TBMM. De yasalaşma görüşmeleri devam eden ve kamuoyunda tartışılan "İklim Değişikliği Kanunu"
17 Madde ve 3 Geçici Maddeden ibaret.
Yeşil kalkınma vizyonu, sıfır atık emisyon hedefi doğrultusunda iklim değişikliği ile mücadele sera gazı emisyonlarının azaltılmasına yönelik planlama ve uygulama araçlarını düzenlemek amacıyla hazırlanmış. Bu doğrultuda bakanlıklar, belediyeler, kurum ve kuruluşlar arası koordinenin nasıl sağlanacağına ilişkin hükümler getirmiş.
Dayandığı uluslararası sözleşmeler ile kanunu çıkaranların daha kötü bir dünya ve daha kötü bir Türkiye hedeflediklerinin tasarı metninden çıkarılması mümkün görünmüyor.
Niyet okuyuculuğu ve yönetenlere ön yargı olur ise uygulama safahatında geleceğe yönelik endişeler taşımak mümkün. Ama bu durum sadece bu kanun özelinde değil bütün düzenlemeler için tezahür edebilir.
Tasarının teknik yönlerden eleştirilecek kısımlar var mıdır emin olamadım. Lâkin anlayabildiğim kadarıyla gerek hukuki gerekse teknik anlamda önemli bir sorun görmedim.
Çok kötü mevzuat geleneği devam eden ülkede mevcutlarından daha iyi ya da daha kötü olmayan yeni bir kanuni düzenleme.
Yine görebildiğim kadarıyla İklim Kanunu üzerinden geliştirilmeye çalışılan muhalefet, oluşturulmaya çalışılan algı tasarı metni ile örtüşmüyor.
Herkesin bu kadar kısa sürede karbon uzmanı olması, geleceğe yönelik kehanetler ortaya koyması hadi neyse de "ulus devletler"in ortadan kaldırılacağı ihtimalinin tehlike olarak gösterilmesi ilginç. "Ulus devlet" ne zaman tartışmasız savunulacak bir zihniyete alt yapısına dönüştü ve "ulus devlet" neden savunulmak zorunda?
İnsanlar kayıt altına alınacakmış, hayvanlar kayıt altına alınacakmış...söylemleri tasarının hangi maddesinden çıkarılıyor bilemedim. Lâkin kullanılan akıllı telefonlar ve kredi kartları ile kayıt altına alınmayan birşey kaldı mı ki?...
Kanuna yönelik sosyal medyada dolaşan algı çalışmaları ciddiyetten uzak, içine her türlü eleştiri boca edilmiş paket servisler imajı veriyor.
Sağlıklı bilgiye dayanmadan yapılan her eleştiri ve muhalefet sahiplerini algılara teslim olmuş figüranlar durumuna düşürebilir.
40 günün gösterdiği gerçek I Hamza Er
09.04.2026
İSRAİL SONA YAKLAŞIYOR - Mehmet Taşdöğen
19.03.2026
Rachel Corrie'nin Yolunda Yürümek-III KADİR ÇİÇEK 10.04.2026
Eleştiri ve Ahlak YUSUF YAVUZYILMAZ 11.04.2026
Mezhebin Kadar Savaş! DERVİŞ ARGUN 13.04.2026
Rachel Corrie'nin Yolunda Yürümek-II KADİR ÇİÇEK 04.04.2026
Rachel Corrie'nin Yolunda Yürümek-III KADİR ÇİÇEK 10.04.2026
Arada Kalan Hamas ve Direnen İran DERVİŞ ARGUN 06.04.2026