25 yıl hapis yatmış birini ziyarete gitmiştik. 2019’un bir Ramazan gecesi. Geçen ömrünün yarısı cezaevlerinin dört duvarı arasında tükenmiş. İlk sözü, ‘dışarıya intibak edemiyorum’ olmuştu.
‘Dışarının’ akılalmaz hızlı değişimini görmek için yıllarca içerde yatmak da gerekmiyor.
Gecede ve gündüzde şahit olunmadık kötü söz, işlenmemiş günah, maruz kalınmamış haksızlık var mıdır?
İyilikler/ kötülükler sarkacında, zıtlıklar arasında hayatın nabzı atıp dururken; rahatsız edici ve korkutucu olan bir ‘yeni’nin gölgesi topyekün insanlığın üstüne düşüyor.
Bütün zamanların diktatörlüklerini sönük, yetersiz, sınırlı, dar kapsamlı bırakan bir yeni: Küresel Diktatörlük.
Devletsiz, ordusuz, ülkesiz, bayraksız, marşsız bir devlet… Tanrısız, kitapsız, peygambersiz, değersiz, ahlâksız, azgın ve saldırgan bir DECCAL…
Azgınlık ve sapkınlıkların sınır tanımaksızın her eve her zihne rahatlıkla girmesini sağlayan mekanizmalara sahip bir çete. Azgın ve sınır tanımaz bir akıl. Yüce Yaratıcıdan rol çalma uğraşısında kollektif bir çete… Seküler tanrılık iddiasında şeytanın generalleri.
Sınırlar, silâhlar, ordular, gümrükler tanımayan; Yüce Yaratıcı’ya ve yaratılanlara meydan okuyan, ilahlık taslayan karanlık güç…
Günümüz dünyası, Küresel Diktatörlüğün tarihte benzeri olmayan baskı ve kuşatması altındadır. Yönetimde ortak kabul etmezler. Hayat felsefelerini tüm dünyaya egemen kılmışlardır
İyiyi kötüyü, doğruyu eğriyi ayırdetmeyi, hükmetmeyi kendilerine ayırmışlardır. Oyunun hâkimi ve hakemi konumunda seslenirler dünyaya:
“Uslu çocuklar olun, etliye sütlüye karışmayın, size tahsis edilen oyun alanlarında oynayın durun!
Tüm bağları koparın. Değerler, gelenek, ahlâk adına sizi hiçbir şey durduramasın.
Müslim, gayrimüslim kim varsa, başkalaşın/dönüşün!..
Hayatınızı kimseye rehin vermeyin. Tanrınızı içinizde büyütün.
Yeryüzü, kendinize tapındığınız ayinlerin mabetleri olsun.
İster böcek ister koyun ister hazlar peşinde beşer olun! Koşturun yeryüzünün kucağında!
Evler, caddeler, sokaklar, okullar, iş yerleri, parklar, sinema/tiyatro salonları… Örtülü çıplaklığınızın, teşhir ayinlerinizin sahnesi olsun.
Mahreme, ölümcül darbeler indirin. Perdeleriniz aralı, giysileriniz şeffaf olsun.
Hayatınızın her ânı, cümle âleme açık olsun. Yemekleriniz, gezileriniz, salonlarınız, yatak odalarınız.
Canınızın istediği her şeyi yapın!
Bir pantolon bir gömlek, gezin dünyayı”…
Ne yazık ki, sahte dinin sloganları tüm dünyada kutsandı ve uygulamaya kondu.
Sapkınlar ve sapkınlıklar sardı dört bir yanı.
Nerdeyse bütün dünya, insanların çoğu, inançtan ideolojiye, kılık/kıyafetten kültürün diğer unsurlarına varıncaya dek tek bir kalıptan çıkmış bir görüntü veriyor.
Tüm bunlar olurken; Yüce Yaratıcı, içinde çaresiz dönenip durulan hayatlara aynalar tutsun diye, âyetlerini gönderiyor… İnmiş fakat terkedilmiş âyetler, adeta yeniden geliyor günümüze…
Allah’a meydan okuyan önderlere… Onlara uyan yığınlara… Allah’a güven duygusunu yitiren Müslümanlara… Tüm insanlığa...
Soruyor Yüce Yaratıcı:
“Yoksa canınızın istediği her şeyi seçme imkânı veren bir kitabınız var da ondan mı okuyorsunuz?”
“Allah’ın gördüğünü bilmiyor mu (sunuz) ?”
“Sakın yalanlayanlara boyun eğme!”
“Şunların hiçbirine boyun eğme!”
“(…) İyiliğe engel olan, saldırgan, günahkâr, zorba
Ve bu özellikleriyle ün yapmış kimse (lere).
“Sen Rabbinin hükmü konusunda sabret ve balık sahibi gibi olma.” (Alak)
Bütün şeytanî plânlar illüzyondur. Aklını ve gönlünü birleştiren hakikat erleri, Allah’a iman ve teslimiyet ile sihiri bozarlar.
Canının istediği her şeyi yapmayı özgürlük sanan, gök kubbe altında denenmemiş sapkınlık ve arsızlık bırakmayan, eğlence ve hazza tutkuyla bağlı insanlık, kıyameti çağırıyor.
Merak etmeyin. Eğlenin durun. Ansızın gelecek kıyamet!
13.06.2019, Kardelen/Ankara
Küba’dan ABD’ye sert uyarı
14.05.2026
Söylem ve Eylem / Mehmet Taşdöğen
17.05.2026
Trump, Çin dönüşü Tayvan'ı sattı
17.05.2026
Sadakanız, İhtiyaç Sahiplerinin Umudu Olsun!
25.04.2026
Rıza Pehlevi'ye 'domates'li saldırı
24.04.2026
yürümeyen, yazgısını eksik yaşar MUSTAFA AKMEŞE 23.04.2026
Görmediğin bir oğlu olmuş… OSMAN KAYAER 27.04.2026
Haz mı, Huzur mu? AHMET GÜRBÜZ 10.05.2026