Konuyu bilmeyenler için, kısaca anlatayım: Efendim olay yeri Aydın ilimiz. Kahramanımızın adı Safiye Gökçe. Bir mağdurun şikayetiyle başlayan araştırma, derinleştirildiğinde ilginç verilere ulaşılıyor.
Her şey Safiye’nin kocasının Aydın’a tayin edilmesiyle başlıyor. Yeni tayin yerinde bir doktor ile tanışan Safiye Gökçe, kendisini “ekonomist” olarak tanıtıyor. İlk kurban bu doktor. Yüksek kâr vaadiyle, tüm birikimini Safiye’ye veren doktor beyimiz, bir süre sonra çok kazandığını(!) görünce yeni yatırımcılar(!) da buluyor Safiye’ye. İçlerinde doktorlar, hemşireler, öğretmeler hatta polislerin de olduğu 400 kişilik bir portföy oluşuyor. 30 milyon lira kaptırmış yüzlerce kurban. 600 adet bitcoin karşılığı toplanmış bu meblağ. Toplayıcı mahir kadın Safiye de, “bitcoin Safiye” namını alıp, ortalıktan kaybolmuş.
Olayın, polis kayıtlarına “nitelikli dolandırıcılık” Safiye’nin de “nitelikli dolandırıcı” olarak geçtiğini medyadan öğreniyoruz.
Haberi okuyunca, Türkiye’nin son 35 yıldaki sosyal, ekonomik, kültürel hatta siyasal serencamını düşündüm. Bitcoin Safiye, yakın tarihimizi yüklediğimiz bir microçip gibi göründü bana.

Serbest piyasa ekonomi ile başlayan bir sosyal dönüşüm. Özallı yıllar, kolay kazanç uğruna yaşanan toplumsal metamorfoz, köşe dönmecilik, protestan ahlak...
Tam da o zaman kesitinde, bütün dünya televizyonlarında Dallas dizisi yayınlanmaya başlamıştı. Larry Hagman’ın can verdiği Ceyar karekteri; yadsınan ancak etki gücü anlamında kitlede umulmayan bir karşılık buldu sanki.
Türkiye’de piyasa gereği, sermayenin derli toplu hale gelmesi için bankerler devredeydi. Sirkeci’ye postu sermiş bankerlerin en tanınanı Banker Kastelli olacaktı.
Bu arada muhafazakâr kesim Enver Ören marifetiyle “iş”in farkına varmıştı. Enver Ören, Türkiye gazetesi ile perdelediği para toplama işini kâh “dava” adına kâh “faizsiz kazanç” adıyla deruhte edecekti. Ören, muhafazkâr kesimin ilk “uyanan”ı ve mezkur kitleyi piyasaya ilk “uyarlayanı” bir toplayıcı “duayen”di aslında.
Sonra iş patlayacaktı. Eski bir öğretmen olan Enver Ören’in yol göstericiliği işe yaramış Orta Anadolu’da yerden bitercesine onlarca “toplayıcı” holding(!) peydah olmuştu. Yöntem aynıydı; yüksek kâr vaadiyle insanların kandırılıp birikimlerinin gasp edilmesi.
Nasıl oluyordu da, insanlar onca emekle biriktirdiklerini bir çırpıda ne üdüğü belirsiz toplayıcının avucuna sayabiliyorlardı?
İçinde yaşadığımız topraklar, binlerce yıldır ticaretin yapıldığı yerler. Sosyolojinin bundan bağımsız olması mümkün değil.Doğal olarak “yüksek kâr vaadi” insanımız üzerinde hipnoz etkisi yapıyor. Tamahkârlık ile sahtekârlığın ikiz kardeş olduğunu aklından geçirmeyen ortalama girişimcimiz(!), kâr sözkonusu olduğunda kendinden geçebiliyor. Bu genetikten bağımsız olamaz.
Kapalıçarşı’da bir gün yürümekte zorlanan yaşlı bir teyzenin mağazalara girip çıktığını görünce, durdurup sormuştum “birini mi arıyorsun teyzecim?” yok demişti çeyrek fiyatını soruyorum. Meğer o teyze, okur yazar değilmiş. Her gün gelir uygun fiyattan çeyrek alır, kazançlı gördüğünde ise satarmış.
Bir de “tosuncuk” namlı bir genç çocuk tanıdık, ki Enver Ören’i mezarında ters çevirmiş olmalı “ benim neden aklıma gelmedi bu” diye. Çiftlik kurmayı vaadetmişti Tosuncuk. Taze köy yumurtası, organik süt, çökelek falan satıp ortaklarına organik kazançlar sağlayacaktı.
Bitcoin Safiye incelenesi bir kabiliyet aslında. Başında türbanıyla bir yandan içkisini yudumlayıp bir yandan da “ada sahillerinde bekliyorum seni” şarkısını söylerken meyhanede rastlayacağınız gibi, elegant kıyafeti havalı saçlarıyla banka müdürünün odasında bir iş kadını olarak da görmeniz mümkün.
Toplumun sosyal psikolojisini mükemmel analiz etmiş. Yakın tarih sosyolojik araştırması yapmış. Hatta teoloji çalışmış. Teknolojiyi, yükselen trendleri ıskalamamış.Böylesine donanımlı bir profesyonelin(!) yanına dişiliğini koyun bakalım ne çıkıyor ortaya?
Akademimiz kıskançlıktan çatlıyor olmalı. Şunun dürüst olanını biz üretseydik, paraya para demeyecektik belki de, diyerek…
Sadakanız, İhtiyaç Sahiplerinin Umudu Olsun!
25.04.2026
İhracatçıya kurumlar vergisi indirimi
26.04.2026
Hasan Hüsrev Hatemi vefat etti
02.04.2026
Irak'ta ABD'li gazeteci kaçırıldı
01.04.2026
Görmediğin bir oğlu olmuş… OSMAN KAYAER 27.04.2026
BOSNA GÜNLÜKLERİ -1 ÜSTÜN BOL 24.04.2026
BOSNA GÜNLÜKLERİ - 2 ÜSTÜN BOL 29.04.2026
Dizilerin toplum üzerindeki etkileri MEHMET GÜMÜŞ 28.04.2026
Rachel Corrie'nin Yolunda Yürümek-II KADİR ÇİÇEK 04.04.2026
Rachel Corrie'nin Yolunda Yürümek-III KADİR ÇİÇEK 10.04.2026
Arada Kalan Hamas ve Direnen İran DERVİŞ ARGUN 06.04.2026
Green Card Sevdalıları CYRANO DE BERGERAC 07.04.2026