metrika yandex

BABACAN “BİZİ BULUŞTURAN ÜLKEMİZİN YARINLARIDIR”

Güven AKINCI

15.02.2021

AHE (Ahmet Hoca Enstitüsü) zoom toplantısında Sayın Davudoğlu, Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Karamollaoğlu’nun ardından Deva Partisi Genel Başkanı Sayın Ali Babacan’ı dinledik. Mehmet Emin Ekmen, Sanem Oktar gibi genel başkan yardımcıları ile Ahmet Faruk Ünsal, Gülçin Avşar ve Elif Esen gibi kurucu üyelerin de dahil olduğu beş kişilik kurmay heyetiyle toplantıya katılan Deva lideri, hem partisinin politikalarını anlattı hem de katılımcılardan gelen soruları cevaplandırdı.

Görüşme, Prof Dr Vehbi Başer hoca’nın başarılı moderasyonuyla gerçekleşti.

Toplantıyı akademisyen, gazeteci, yazar, siyasetçi, ekonomist, bürokrat, aktivist ve iş insanlarından müteşekkil bir gurup takip etti.

Ali Babacan’ı vaktin akşam olmasından kaynaklı bir yorgunluk mu, yoksa sabahından aldığımız, tüm ülkeyi acıya boğan 13 silahsız güvenlikçimizin katledilmesi haberinin moral bozukluğu mu olduğunu anlayamadığım bir karamsarlık içinde gördüm. Ancak toplantının akışı içinde soru-cevap faslında konuk Lider, performansını yükseltti.

Babacan sık sık “güçlendirilmiş parlamenter sistem” vurgusu yaptı. Millet İttifakı’nın tüm bileşenleriyle görüştüklerini ve bazı konularda mutabakat sağladıklarını ifade etti. Bir katılımcının “Sayın Genel Başkan, Deva Partisi kurucu kadroları farklı ideolojik geçmişten geliyorlar, bunları nasıl bir arada tutacaksınız?” şeklindeki sorusuna, konuğumuz : “ Evet farklı görüşlerden arkadaşlarımız var partimizde. Ancak Deva çatısı altında bütün üye ve yöneticilerimiz geçmişe değil geleceğe bakıyoruz. Bizi buluşturan geçmiş değil, ülkemizin yarınları ve ortak gelecek tasavvurumuzdur” dedi. Deva Partisi’nin “neo liberal” bir çizgide politikalar üreteceği yönündeki yerleşik algı kendisine sorulduğunda ise “neden böyle anlaşılıyoruz bunu bilmiyorum. Özel sektör faaliyetlerini destekleyeceğiz ama sosyal politikalar konusunda parti tüzüğümüzde açıklanan geniş bir projeksiyonumuz var.” dedi. Partisinde işçi, emekli gibi dar gelir gurubundan yönetici/kurucu üye olup olmadığı yönündeki bir soruya ise Babacan, toplumun her kesiminden farklı mesleklerde insanların bünyelerinde olduğunu ve Deva partisine teveccüh gösteren - daha önce Ak Parti, Chp, Hdp ve Mhp’ye oy vermiş- bir kitle olduğunu vurguladı.

Kuruluşundan beri dikkatle takip ettiğim Deva Partisi’nin genel başkanını bulmuşken ben de üç iç içe geçmiş soru sordum. Geçen bir yıl içinde hedefinize ulaştınız mı, başarılı mısınız? şeklindeki soruma Ali bey, teşkilatlanma anlamında hedeflerine -pandemiye rağmen- ulaştıklarını ifade etti. Ülke’nin geldiği noktada, muhalefet adına “naif üslubun” eleştirildiğini ifade ettiğimde Babacan “Biz buyuz, üslubumuz da böyle. Tiyatro yapamayız. Siyaset yapma iddiasındaysanız kendiniz olmak zorundasınız” dedi. Peşinden;

- Sayın Babacan, Ak Parti hükümetlerinde yaptığınız görevlerde hep “teknokrat” profili çizdiniz. Geçmişte, Atilla Karaosmanoğlu, Kemal Derviş deneyimleri oldu. Sizi oradan ayıran “Çıkrıkçılar Yokuşu” geçmişinizin altını çizerek ayrı değerlendiriyoruz. Siz teknokrat algınıza ve partinizin seçkinci bulunduğu yönündeki eleştirilere karşı neler söylemek istersiniz?

diye sordum, cevaben:

- Deva Partisi büyük oranda dijital platformlar üzerinden örgütlendi. On binlerce müracaat oldu. Eğitimli, donanımlı çok sayıda gencimiz bizimle siyaset yapmak istediklerini yazdılar. İki binin üzerinde avukat müracaat etti. Bir baro kuracak kadar. Her başvuruyu titizlikle değerlendirdik, geri dönüş yaptık. Sanırım insan kaynağı noktasında ‘seçkinci’ algısı oluştu. Doğru değil, partimize ve üyelerimize haksızlık olur bu....

Deva Partisi “devamız” olacak mı?

Kamuoyunun sağduyusuna değil, korkularına hitap edildiği, çekiç ile örs arasında bir süreçteyiz. Kitleler tutunacak umut arayışında. Deva Partisi de umut olma iddiasıyla çıktı ortaya. Kurumsal tanınırlığı, liderinin gerisinde. Nitelikli, çoğunluğu geçmişte siyaset yapmamış konulara hakim, kararlı kadroları var. Babacan isminin, uluslararası kabulünün olduğunu söylemeliyiz. Konumlandığı pozisyon 20 yıllık bir iktidara karşı muhalefet mevzii. Siyaset biliminin teorik rasyonelliği açısından başarılı olmaması için hiç bir sebep yok.

Muhalif siyasetçi ve gazetecilerin sokaklarda öldüresiye darp edildiği, medyanın iktidar güçleriyle emir komuta ilişkisi içinde olduğu, hesap sormak bir yana eleştirinin dahi ihanetle eş tutulduğu, hamaset ve itaat cümleleri harici seslerin yankı bulmadığı bu kerih, bu kesif vasatta ortaya çıkan her demokratik ‘karşı duruş”un çok kıymetli olduğunu düşünüyorum.

Deva Partisi’nin, kürtlerden yoğun ilgi gördüğü, kürtlerin yoğun yaşadığı illerdeki il kongrelerinde dikkatimi çekmişti. Hdp’nin, silahlı vesayeti bir türlü aşıp terör örgütü ile arasına keskin bir mesafe koyamayışı bölge halkını Deva Partisi’ne yöneltmiş gibi. Kürtler, iktidarın şahin politikalarından da Hdp’nin “dağ vesayetindeki” siyasetinden de yılmış durumdalar. Babacan ve partisi kürtler için de bir umut olabilir.

Ekonomik krizin insanları intiharlara sürüklediği, yoksulluğun, gelir dağılımı adaletsizliğinin, tencere kaynatamamanın en öncelikli sorunlar olması seçmen katında Ali Babacan’ı “ekonominin bir bileni” olarak kodluyor.

Ali Babacan’ın, Cevdet Paşa’dan nakille “zehiy tasavvur-u batıl, zehiy hayâl-i muhâl” olup olmadığını biraz da zaman gösterecek! Maalesef ki, Türkiye dünya’daki gelişmelerden bağımsız siyaset üretebilen bir ülke değil. Dünya siyasetindeki gelişmelerin yönü, Türkiye’de de iç siyaset açısından önemli bir dinamik olacaktır...

Yorum Ekle
Yorumlar (2)
ayhan beyaz | 18.02.2021 09:58
içimiz dışımız ekonomi olmuş. dunyayi ahirete tercih edenlerden ne farkımız kalmış. bu arkadaşın ayakları yere degmiyor. m\müslümanın daha oncelikli dertleri olmalı.
ŞÜKRÜ SAVAŞ | 17.02.2021 08:39
Ülkemizin yarınları çarkçı Kılıçdaroğlunun oluşturduğu 'Millet ittifakının peşine takılmaksa yandı gülüm keten helva. O CHP'ki İstanbul il başkanı başta olmak üzere islam düşmanlığını açık edenlerle dolu. Partisinde demokrasi olmayan, "Libya'da, Akdeniz'de ne işimiz var" diyen. ABD ve FETÖ nün güdümüne girmiş bir CHP. (...) Bunları ve daha fazlasını ben değil kırk yıllık CHPli olduğunu haykıran 'İNCE' söylüyor.Ha ekonomi mi diyorsun, ben 57 yaşındayım türk halkının bu kadar zenginleştiğine hiç bir dönemde şahit olmadım. Yollar araba selinden geçilmiyor, parkedecek yer bulamıyorsun. (...) Bir müslüman olarak ben ve benim gibi düşünen bir çok müslüman zenginleşmenin getirdiği 'Dünyevileşmeden' şikayetçi. Babacan ve sizin gibiler çözüm bulacaksa bu olguya çözüm aramalıdırlar. Hayırlı günler diliyorum.