metrika yandex

Haberler / Yorum - Analiz

TİRAN / Hüseyin ALAN

29.06.2020

Tiran

Siyaset biliminde tek egemen; hukukun ve meşruiyetin tek kaynağı demek oluyor. Yargılanamaz sorgulanamaz olduğu için mutlak itaat edilen manasına. Yer yüzü tanrısı yani..

Siyaset ve devletler tarihinde modern öncesi krallık sultanlık vs kötülense de bu hususta modern sonrasında da değişen fazla bir şey yok; burda iki tip Tiran tecrübesi yazıldı;

İlki: hukuki yollar dışında devlet iktidarına el koyup, eski hukuku iptal ederek kendi yeni hukukunu koyan, bu hukukla yasal meşruiyet sağlayıp hükmedeni.

İkincisi: Plebisiter demokratik hukuk devleti ve düzeni içinde çoğunluk iradesini ( %51 diyelim) alıp icra yetkisine sahip olan; haklı olarak devlet iktidar araçlarını (yasama-yargı-polis-asker gibi bürokrasi) kullanma yetkisini işleten; devletin yasal ve meşru şiddet tekelini kullanarak muhalifleri susturan, hukuki düzenlemelerle rakip partilere ve azınlığa (%49 diyelim) bu hukukla boyun eğdiren, geleneksel hukuktaki isyan hukukunu ve modern hukuktaki hak arama yoluna yasal bariyerler döşeyen

Yani ‘parti-devlet’ olan Tiran tipi. Yasal olanı. Seçimle geleni. Hukuki yoldan çıkanı. Demokratik hukuk devleti içinden peydahlananı. Nur topu gibi demokrasinin ürünü olanı..

Bakmayın siz demokrasi bilinen en iyi siyasal rejimdir diyen sponsorlu propagandistlere; tiranlık yolunu tıkayalım diye anayasa ve önemli yasa değişikliği oranını %51’den %75’e çıkartalım diyen demokratlara;

Demokratik hukuk devleti içinde plebisiter matematiksel oranı değiştirmiş olmak yasal/hukuki Tiranın çıkmasını önlemez. Önleyemedi.

Demokrasi bir kültürdür diyen sponsorlu palavracılara da aldanmamalı. Ne kültürüymüş bu; dünyanın her yerinde halkı aptal yerine koyup eğitim fabrikalarında terbiye edilmesi gerektiğini söyleyen aydınlanma filozoflarının paradigmatik uygarlık dogması mı?..

Hukuk devleti içinde Tiran olmanın her zaman bi yolu açıktır; dış-iç tehdit; salgın hastalık; krizler; savaş hali vs. Yani olağanüstü hal durumu. Kamusal düzen ve kamusal yarar meselesi.

Peki bu olağanüstü hali kim belirler? Kamusal yararı ve kamusal düzenin güvenliğini kim tespit edip dayatır? Süreyi kim tayin eder? Yasama meclisini devreden çıkartıp kanun hükmünde kanunları kim çıkartır..

Elbette demokratik Tiran. Seçimle gelen. Hukuki yollardan çıkan.

Bu Tiran hem de yasal hak ve yetkisini kullanarak yapar bu işleri. Bundan kaçış  var mi? Görülmüş mü?

Kaldı mı geriye halk; sivil toplum; aydınlar; üniversiteler; medya.. dedikleri. Hadi canım sende, birileri bizimle iyi kafa buluyor!

Bunlardan biri Tiran’a karşı isyan/muhalefet hakkını kullansın bakalım neler oluyor? Kimin ne haddine demokratik Tiran’a başkaldırmak?..

Siyaset tarihi, modern çağda hemen tüm ülkelerde bu iki tür Tiran tecrübesinin yaşandığını yazıyor. Çin-Rusya gibi bazıları ikincisini henüz tecrübe etme aşamasında olsa da..

Her şey ne içindi biliyor musunuz?

Şu liberaller var ya; vurgun soygun ve katillikle elde ettikleri servetlerinin, mülkiyet ve kazanç imkanlarının ve serbest girişim özgürlüklerinin ellerinden alınacağını biliyor; eninde sonunda bi hesaplaşma olacağını da iyi biliyor.

Bu hesaplaşmayı geciktirmenin en iyi yolunun; monarkı yıkıp plebisiter parlamenter demokrasiyi getirip yüceltmek, hukuk devleti sloganıyla temsil sisteminin ömrünü uzatmak olduğunu da biliyor.

Çünkü bu sistemde, parlamentoda sonu gelmez tartışmalarla, demagog politikacıların hitaplarıyla hiç bi yere varılamayacağını bilir. Parti bürokrasisinin ‘seçim-temsil-halk iradesi’ falan takmadığını da bilir..

Sonuç; klasik monarşik iktidarları kötüle demokratik hukuk devletini yücelt.

Meşruiyeti monarktan al halka/çoğunluk iradesine ver. Aristokrasiyi iflas ettir bankacıyı emlakçiyi burjuvayı mülk sahibi ve söz sahibi yap..

Yorum Ekle
Yorumlar (1)
Arif Kaya

01.07.2020

Allah\'tan bizde ne geçmişte ne de günümüzde tiran çıkmadı, çıkmaz da. Tiran olsa olsa Arnavutluğun başkenti olabilir