metrika yandex

Haberler / Yazı Dizisi

LİBERALİZM VE İNSANIN İÇ SESİ -( 1 ) Sosyolog Richard Sennet / Tercüme: Hasan Kanat

29.12.2020

Liberal dünya görüşü, ilke olarak İndividualizme yani bireyin üstünlüğüne ve bireysel insanın asaletine dayanır. Bu kelimenin gerçek anlamı bölünemez olanı ifade eder. İnsan vücudunu ya da insan beynini bölebilirsiniz. Ancak her bir bireyde bölünemez bir tohum vardır. Liberal dünya görüşünde, otoritenin kaynağı bireydir. Liberalizme göre her birimiz bir iç sesi vardır. Bu iç ses tüm dünyada ki anlamların ve otoritenin kaynağıdır. Yaşamın içinde cevap verilmesi zor bir durumla karşılaştığımızda ya da bir ikilem karşısında secim yapmak durumuyla karşı karşıya  gelmiş isek liberalizm bize şunu telkin eder. Kendini dinle "kendinle ilişki kur içindeki sesi duymaya çalış'' o ses sana ne yapman gerektiğini söyleyecektir. Liberal dünya görüşünün ikinci ana düşüncesi yada hipotezi, Bu iç sesin bizi tam anlamayla özgürlüğe ulaştıracağıdır. Evet dışarıdan gelen Fiziksel, Sosyal ve biyolojik kısıtlamaların etkisi vardır ama biz daha derine inersek eninde sonunda özgürlüğe  kavuşacağızdır.

Liberalizm dayandığı bu iki düşünce yada iki varsayıma göre, kendimi yalnızca ben tanıyabilirim. Dışarıda ki bir başka kişi yada bir sistem benim kim olduğumu bilemez. Ve ben bu iç ses sayesinde tam anlamıyla özgürlüğe kavuşurum. Ben dışarıdan ulaşılamayanımdır. Bu düşünceler liberalizmin temel değerleridir.

Kelimenin kök anlamı liberty yani özgürlüktür. liberalist dünya görüsündeki "Birey ve Özgürlük" kavramları oldukça zorlu, soyut ve teorik tartışmaları beraberinde getiriyor.

Burada Liberalizmin pratikte ne anlama geldiğine dair somut örneklen vermek istiyorum. Liberal Dünya Görüşünün politika alanındaki çektiğimizde  liberal politika ne anlama gelir? Demokratik sistem üzerinden seçimler yapılır. Ülkeyi kimin yönetmesi gerektiğini bilmek istiyorsan nasıl bir ekonomi politik izleneceği nasıl bir diş politika sürdürüleceği barış mi yoksa savaş mı? yapılacağı bu sorulara cevap vermek için her bir birey kendi iç sesini dinlemelidir. Secim günün herkes, kendi kendine sandığa gider ve ben bir seçmen olarak kendimle bağlantı kurmaya çalışır benim en derinimde yatan duygularımı dinlemeye çalışırım. Benim kişisel olarak bu konuyla ilgili derinimde olan düşüncelerim nedir? Ben bu düşünce ve duygularıma göre oy verir ve ülkenin savaş mi yoksa barışla mı yönetileceği konusunda karar veririm

Liberalizimin politik sahada ki en bilindik söylemi, Seçmen en iyisini bilir söylemidir. Seçmen daha büyük bir otorite kaynağı yoktur. Bu ayni dünya görüsünün ekonomi alanındaki karşılığı, müşteri her zaman haklıdır söylemidir. Bu alanda tek otorite bireysel müşterilerdir. Bir ürünün iyi olup olmadığını nasıl bileceğiz? Eğer o müşteriler tarafından alınıyorsa iyidir. Başka bir kriter yoktur. Söyle denilebilir onlar bu ürünü satin almasa da o ürün iyidir. Örneğin bir araba üretim planı yapacağız. Dünyadaki en bilge insanlardan oluşan bir grup kuralım. Fizik, kimya ve edebiyat alanında Nobel kazanmış insanları bu gruba dahil edelim. Bu insanlara her türlü para ve yardım olanakları sağlansın tasarımı yapsınlar ve mükemmel araba dizayn etsinler. Siz beş yıl sonra bilge insanlar tarafında icat edilmis mükemmel arabayı üretmeye başlıyorsunuz. Arabayı satışa sunuyorsunuz kimse almıyor yada çok az kişi satin alıp bunun liberal ekonomik ilkelere göre anlamı bu arabanın iyi bir araba olmadığıdır

Liberal dünya görüşünde sanat ve estetiğin karşılığı nedir? Tarih boyunca sanatın ve güzelin neolduğuna dair birçok fikirler vardır ve bu konuya dair bazı objektif-nesnel tanımlamalar yapılmıştır.19 ve 20. Yüzyıllarda liberal sanat ve liberal estetik tanımı aynı politik alanda "seçmen en iyisini bilir" söylemi gibi ekonomi alanında "müşteri her zaman haklıdır tanımlaması gibi, liberal görüşe göre sanat ve estetik alanında ki en büyük otorite bakanın gözleridir. Kişinin bir resim yada sanat eserine bakarken hissettiği duygular ve o esere bakışı esastır. Bir tablonun yada eserinin önünde bu sanat eseridir yada değildir bu güzel yada değildir tartışmalar yapılır. O çalışmanın sanat eseri oluşunu ve güzelliği ben tanımlıyorum. Hiç kimse dışarıdan gelip bana bu sanat güzeldir diyemez.

Liberal dünya görüşünün etik alanında ki karşılığı? nedir bir eylemin iyi yada kötü olduğunu nasıl bilebiliriz? Liberalizmin bu konuda ki ölçütü de yine insanın duygularıdır, ne hissettiğidir. Bunun ötesinde bir şey yoktur. "Eğer kendini iyi hissediyorsan onu yap" der. Peki belirli bir eylem eğer birilerinin iyi diğerlerinin de kötü hissetmesine sebep olurda ne olur?, Bu konuda bir liberalle tartıştığında örneğin evlilik dışı ilişki konusu hakkında biri kendisini bu durumda iyi hissediyor diğeri ise kötü. Bu konuda ne hissedildiği çok önemlidir. Örneğin charli hebdo hadisesinde Müslümanların karşı çıktığı şey, peygamber hakkında yapılan karikatürlerin Milyonlarca dindar Müslümanın kendisini kötü hissetmesine yol açmasıydı. ilginç olan şey bu hadisede Müslümanların da aynı argümanı kullanmasıdır. Allah bunu yasaklamıştır bu Kur'an'a göre yanlıştır demek yerine, bu karikatürleri kınıyoruz çünkü insanların duygularını yaralamıştır şeklinde tepki verilmiştir.

Son olarak Liberalizimin eğitim alanında ki görüşü nedir? Liberal eğitim temel fikri öğretmen ve profesörün değil öğrencinin otorite olduğu görüşüdür. Temel görüş öğrencilere kendileri hakkında düşünmeyi öğretmektir. Bir öğretmen yada profesöre sen öğrencilere ne öğretmeye çalışıyorsun? Diye sorduğunuzda o kişi matematik, fizik öğretiyorum ancak bunların ötesinde kendileri hakkında düşünmeyi öğretiyorum diyecektir. Bu en önemli şeydir öğretici için. Elbette her okul ve üniversite bunun için çalışmaz ancak bu bütün liberal eğitim enstitüleri tarafından kabul edilmiş genel bir düşüncedir.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş