Gönül sana dedim ki: Engin olma ezerler
Serme yere kendini, derini de yüzerler
Sözünün incisini ipliklere dizerler
Elde görür, saçını yolar-ağlarsın gönül!
Gün mü vurdu yüzüne, ak tel mi var kaşında
Duyguların ilkbahar, aklın ömrün kışında
‘Kurudu çoktan!’ denen bir çeşmenin başında
Kendini unutur da dolar-ağlarsın gönül!
Eller gülüp oynar, sen, bir hayalin yasında
Bilmem neyi bekledin, tükenme dünyasında
Yalnızlık sarar sanki kırmızı ortasında
Beyaz açmış gül gibi solar-ağlarsın gönül!
Dünya dipsiz kuyuymuş, ne atsan doymayacak
Toplayacak geride kimseyi koymayacak
Bilsen ki bir yer vardır, kimseler duymayacak
Orda sesini göğe salar-ağlarsın gönül!
Kendini kurtarmadın Nuh’tan kalan tufanda
Bir yanında özgürlük, sevenler diğer yanda
Tüm kapılar yüzüne kapandığı zamanda
Bir kapı var orayı çalar-ağlarsın gönül!
Ne bahçede gül biter ne de dağın odunu
Dinleme hiç inleyen elin keman-udunu
Madem inandın Hakk’a kaybetme umudunu
Gün gelir mutluluktan güler-ağlarsın gönül!
(A. S. DEMİRCİ)
İspanya, Çin’i Ortadoğu’ya çağırdı
16.04.2026
Slovenya, NATO'dan çıkmayı tartışıyor
16.04.2026
PKK'lılar 4 kategoriye ayrılacak
23.03.2026
İHA pilotluğu için 54 bin kişi başvurdu
23.03.2026
OKUL, EĞİTİM VE ŞİDDET YUSUF YAVUZYILMAZ 18.04.2026
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE İRAN SÜLEYMAN ARSLANTAŞ 20.04.2026
Rachel Corrie'nin Yolunda Yürümek-II KADİR ÇİÇEK 04.04.2026
Rachel Corrie'nin Yolunda Yürümek-III KADİR ÇİÇEK 10.04.2026
Arada Kalan Hamas ve Direnen İran DERVİŞ ARGUN 06.04.2026