Gönül sana dedim ki: Engin olma ezerler
Serme yere kendini, derini de yüzerler
Sözünün incisini ipliklere dizerler
Elde görür, saçını yolar-ağlarsın gönül!
Gün mü vurdu yüzüne, ak tel mi var kaşında
Duyguların ilkbahar, aklın ömrün kışında
‘Kurudu çoktan!’ denen bir çeşmenin başında
Kendini unutur da dolar-ağlarsın gönül!
Eller gülüp oynar, sen, bir hayalin yasında
Bilmem neyi bekledin, tükenme dünyasında
Yalnızlık sarar sanki kırmızı ortasında
Beyaz açmış gül gibi solar-ağlarsın gönül!
Dünya dipsiz kuyuymuş, ne atsan doymayacak
Toplayacak geride kimseyi koymayacak
Bilsen ki bir yer vardır, kimseler duymayacak
Orda sesini göğe salar-ağlarsın gönül!
Kendini kurtarmadın Nuh’tan kalan tufanda
Bir yanında özgürlük, sevenler diğer yanda
Tüm kapılar yüzüne kapandığı zamanda
Bir kapı var orayı çalar-ağlarsın gönül!
Ne bahçede gül biter ne de dağın odunu
Dinleme hiç inleyen elin keman-udunu
Madem inandın Hakk’a kaybetme umudunu
Gün gelir mutluluktan güler-ağlarsın gönül!
(A. S. DEMİRCİ)
Şam’da tarihi açıklama: SDG feshedildi
26.08.2026
Hac kesin kayıtları yarın başlıyor
29.07.2026
Ne Karma Ne De Zorunlu Eğitim|Özkan Yaman
30.07.2026
Kasıt ve Kusur: Süleymancılık AHMET GÜRBÜZ 24.08.2026
YENİ BİR EĞİTİM MODELİ ÖNERİSİ ORHAN GÖKTAŞ 26.08.2026
Yurtta Sulh Cihanda Sulh AHMET GÜRBÜZ 10.08.2026
MEKKE İTTİFAKI SÜLEYMAN ARSLANTAŞ 09.08.2026