Filistin’e Özgürlük Kadın Hukukçular Platformu, Siyonist İsrail’in artan terör eylemlerini telin eden bir açıklama yaptı.
Kadın Hukukçular açıklamalarında, İsrail’in bu hukuk dışı ve gayri insani saldırısı ile taraf olduğu Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’ni, bağlayıcı BM Güvenlik Konseyi Kararlarını, savaş bölgelerinde ve işgâl altında yaşayan sivilleri korumayı taahhüt eden 1949 Cenevre Sözleşmelerini, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni ve Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni ihlâl ettiğini vurguladı.
Açıklamada, İsrail işgal kuvvetlerinin, sivil halka karşı kullandığı orantısız güç, evrensel hukuk metinlerinde güvence altına alınmış yaşam hakkı, din ve vicdan hürriyeti, ibadet hürriyeti, ibadethane dokunulmazlığını hiçe saymakta olduğunu ve durumun hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğinin altı çizildi.
Filistin’e Özgürlük Kadın Hukukçular Platformu, ayrıca BM’nin sürekli olarak tarafları uzlaşmaya davet etmenin yanında, tavsiye-uyarı-kınama gibi kararlarının yanında yaptırım uygulayabilecek şekilde sürece daha etkin dâhil olması gerektiğini belirterek: “Uluslararası tüm kurum ve kuruluşları, engelleyici yaptırımları derhal gündeme almaya çağırıyor, uluslararası kamuoyunu ve dünyanın vicdanlı ve sağduyulu insan hakları savunucularını Filistin halkı için harekete geçmeye davet ediyoruz. Uluslararası hukuk ve insan hakları hukuku çerçevesinde mukaddes mekânların statüsünün korunması için gerekenler acilen yapılmalıdır.”denildi.
Filistin’e Özgürlük Kadın Hukukçular Platformu tarafından yapılan açıklamanın tam metni:
15 NİSAN 2022 TARİHİNDE MESCİDİ AKSA’DA İBADET EDEN MÜSLÜMANLARA İSRAİL TARAFINDAN YAPILAN MENFUR SALDIRIYA İLİŞKİN BASIN AÇIKLAMAMIZ
Bütün İslam dünyasınca kutsal kabul edilen Ramazan ayında, neredeyse her yıl, İsrail tarafından kutsal ibadet mekânı Mescidi Aksa’da orantısız güç kullanılarak saldırılar gerçekleştirilmiş, söz konusu saldırılar bu yıl yine aynı şekilde Ramazan ayında vuku bulmuştur.
Mukaddes mekân Mescidi Aksa’da, İsrail işgal güçleri tarafından gaz-ses bombaları ve gerçek mermilerle gerçekleştirilen menfur saldırı, çok sayıda masum Filistinlinin yaralanması, biri ÇOCUK olmak üzere toplam yedi Filistinlinin şehit olmasıyla sonuçlanmıştır.
Filistin Kızılay’ından yapılan açıklamaya göre, işgalci İsrail polisinin bugün sabah namazında Mescidi Aksa’ya gaz bombaları ve gerçek mermilerle yaptığı baskında şu ana kadar 117 Filistinli yaralanmış, biri ÇOCUK olmak üzere toplam yedi Filistinli şehit olmuş ve 400 Filistinli tutuklanmıştır.
Müslümanlar için mübarek kılınmış topraklarda ve mübarek kılınmış bir mabette İsrail işgal güçlerinin postalları ile Kıble Mescidine girerek Kutsal mekânda kan dökmesi tüm Dünya Müslümanlarını derinden etkilemiş ve büyük tepkilere yol açmıştır.
Etrafı bereketlendirilmiş ve mübarek kılınmış Filistin toprakları ve bütün Müslümanların ilk kıblesi olan Mescidi Aksa’nın işgali kabul edilemez. Kudüs Müslümanların kırmızı çizgisi, bağımsız Filistin Devleti’nin başkentidir.
İsrail bu hukuk dışı ve gayri insani saldırısı ile taraf olduğu Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’ni, bağlayıcı BM Güvenlik Konseyi Kararlarını, savaş bölgelerinde ve işgâl altında yaşayan sivilleri korumayı taahhüt eden 1949 Cenevre Sözleşmelerini, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni ve Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni ihlâl etmektedir.
İsrail işgal kuvvetlerinin, sivil halka karşı kullandığı orantısız güç, evrensel hukuk metinlerinde güvence altına alınmış yaşam hakkı, din ve vicdan hürriyeti, ibadet hürriyeti, ibadethane dokunulmazlığını hiçe saymakta olup hiçbir şekilde kabul edilemez.
İsrail, Mescidi Aksa’da özellikle her Ramazan ayında saldırılarını artırarak masum ve korumasız sivil halka karşı insanlık ve nefret suçu işlemektedir. Filistin halkına karşı yapılan kanlı saldırılar insan hakları ihlalinden öte tam anlamı ile bir soykırım ve savaş suçudur. İsrail bu saldırılara derhal son vermelidir.
Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM), Filistin topraklarında yargı yetkisine sahip bulunduğuna dair 2021 yılında aldığı karar, İsrail’in Filistin topraklarında işlemekte olduğu suçlardan dolayı hesap vermesinin ve söz konusu suçların sorumlularının tespit edilmesi ve CEZALANDIRILMASININ önünü açmıştır. UCM’nin bugün yaşanan olay ve insanlık suçu bakımından İsrail’e karşı net bir tavır alarak, görevini yerine getirmesini talep ediyor ve destekliyoruz.
BM’nin sürekli olarak tarafları uzlaşmaya davet etmek, tavsiye-uyarı-kınama gibi kararlarının yanında yaptırım uygulayabilecek şekilde sürece daha etkin dâhil olması gerekmektedir. Uluslararası tüm kurum ve kuruluşları, engelleyici yaptırımları derhal gündeme almaya çağırıyor, uluslararası kamuoyunu ve dünyanın vicdanlı ve sağduyulu insan hakları savunucularını Filistin halkı için harekete geçmeye davet ediyoruz.
Uluslararası hukuk ve insan hakları hukuku çerçevesinde mukaddes mekânların statüsünün korunması için gerekenler acilen yapılmalıdır.
İsrail’in, mübarek Ramazan ayında mukaddes Kudüs’ü kana bulamasını, uluslararası hukuku, insan haklarını hiçe saymasını, 117 masum kardeşimizin yaralanması ile biri ÇOCUK olmak üzere toplam yedi Filistinli kardeşimizi şehit etmesini kabul edilemez buluyor ve şiddetle kınıyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyururuz.
FİLİSTİN’E ÖZGÜRLÜK Kadın Hukukçular Platformu

Hayır ve Şer|Mukaddes Özkan
21.06.2026
İlkel “komünal” toplum|Vahdettin İnce
21.06.2026
Mehmet Yaşar Soyalan ile Derkenar...
05.06.2026
Trump’ın Barış ve Savaşı / Mehmet Taşdöğen
31.05.2026
Kurban yakın eder ırağı|Vahdettin İnce
31.05.2026
İnsan, Ahlak ve Siyaset YUSUF YAVUZYILMAZ 21.06.2026
Koç'un Fıkrası ve Ayrımcılık YUSUF YAVUZYILMAZ 08.06.2026
Dindarların Çelişkileri YUSUF YAVUZYILMAZ 13.06.2026