İran, Müslüman bir ülkedir. İran coğrafyasında bizim dindaşlarımız ve soydaşlarımız yaşamaktadır. Nasıl ki bizim artılarımız ve eksiklerimiz varsa, İran’ın da artıları ve eksileri olabilir. Ancak şunu açıkça söylemek gerekir: Biz İran’ı ne Siyonizme ne de Batı emperyalizmine yediririz; yedirmememiz gerekir.
Çok kıymetli yurdumun insanı, yurdumun güzel insanları; şunu artık çok iyi bilmemiz gerekiyor. Gazze’de resmi rakamlara göre iki yıldır 70.000’in üzerinde insan katledildi. Suriye’de Esad rejimi eliyle 1 milyonun üzerinde insan hayatını kaybetti. Irak’ta “demokrasi getireceğiz” dediler; 2 milyonun üzerinde insan öldürüldü. Libya’da aynı senaryo, Mısır’da aynı senaryo, Yemen’de aynı senaryo…
Şimdi aynı oyunu İran üzerinden oynamak istiyorlar.
Peki, İran’dan sonra sıra kime gelecek?
Bu soruyu sormak zorundayız. “Sarı öküzü verdin mi, gerisi gelir” sözü boşuna söylenmemiştir. Bu kan emici, sömürgeci, emperyalist ve siyonist yapılar hiçbir zaman durmaz. Daha fazla güç elde ettikçe daha fazla kan isterler. Bu yüzden bugün en büyük sorumluluğumuz bir ve beraber olmak, uyanık olmak ve bu tuzağa düşmemektir.
Bizi sürekli etnik kimlikler, mezhepsel farklılıklar ve ayrıştırıcı söylemler üzerinden birbirimize düşman etmeye çalışıyorlar. Bu, emperyalizmin ve Siyonizmin yıllardır uyguladığı en eski yöntemdir. Oysa biz; Kürdüyle, Arabıyla, Türküyle, Acemisiyle; farklı etnik kökenlere, mezheplere ve hatta inançlara sahip olsak bile aynı coğrafyanın, aynı medeniyetin insanlarıyız.
Bu güç odakları için; “bu Arap’tır, bu Türk’tür, bu Kürt’tür, bu Acem’dir” diye bir ayrım yoktur. Onlara göre kendilerine itaat etmeyen, biat etmeyen herkes düşmandır. Hepsi, gözlerinde yalnızca kontrol edilmesi gereken kitlelerdir. İşte bu gerçeği görmek zorundayız.
Bu nedenle çağrımız nettir: Birliğimizi, beraberliğimizi ve bütünlüğümüzü bozmadan, bu sömürgeci, emperyalist ve siyonist politikalara karşı ortak bir duruş sergilemeliyiz. Ayrışarak değil, aklıselimle ve dayanışmayla hareket ederek güçlü olabiliriz. Mücadelemiz; adalet için, insanlık için ve onurumuz için kararlılıkla devam etmelidir.
Söz'ün Hakimiyeti-Zeynep Taş
09.07.2026
Hayır ve Şer|Mukaddes Özkan
21.06.2026
İlkel “komünal” toplum|Vahdettin İnce
21.06.2026
Sait Çamlıca ile Derkenar
14.06.2026
Amerika Kaybetti / Mehmet Taşdöğen
26.06.2026
Fetö'nün Çaldığı En Değerli Şey AHMET GÜRBÜZ 13.07.2026
bırak da olsun be dost! MUSTAFA AKMEŞE 10.07.2026
AMERİKA, NATO VE TÜRKİYE YUSUF YAVUZYILMAZ 11.07.2026
TEBDİL-İ MEKÂNDA FERAHLIK VARDIR! AYTEN DURMUŞ 10.07.2026
İnsan, Ahlak ve Siyaset YUSUF YAVUZYILMAZ 21.06.2026
BOSNA GÜNLÜKLERİ - 7 ÜSTÜN BOL 19.06.2026
Bireyselleştikçe Tükenen Vefa AHMET GÜRBÜZ 15.06.2026