metrika yandex

öyle değil, ileride bileceksiniz!

Mustafa AKMEŞE

02.09.2022

hayatlarımızı inşaa ederken adeta ilmek ilmek dokuyor!
üzerine hep bir şeyler ekliyoruz
ekliyoruz çünkü;
en mükemmel şeyi bulmaya çalışıyor ve
“o” bizim olsun istiyoruz.
mükemmel olanın,
en çok, en büyük en gösterişli, en güzel, en teknolojik olduğuna inanıyor
ve ona sahip olunca mutluluk oradan gelecek diye bekliyoruz.

mesela
güzel olan bir genç kadının
bu güzelliğini bir de pahalı marka, elbise ve takılarla süslemek arzusu
güzelliğine güzellik katmak yani mükemmel olmak içindir.
ama
girince iç dünyasına, tanıyınca işte
vitrin yıkılınca diyorum ortaya saçılan şey pişmanlık olabiliyor…
 

olmadı mı?
olmadı biliyorum.
şöyle diyelim o zaman:

dışarıdan baktığınız zaman görsel olarak mimarisi sizin çok hoşunuza giden
içerisi en son moda pahalı eşya ile dizayn edilmiş akıllı evlerimiz olsun
diye çalışıyor, uğraşıyor,
gücümüz ölçüsünde sahip olmak istiyoruz.
sonra içinde yaşıyoruz işte…

tamam yaşıyoruz da
kapısından çıkınca toprağın kokusunu almadığınız
penceresinden bakınca yeşili görmediğiniz
ne bileyim işte
sabahları uyanınca bir kuş sesinin dahi duyulmadığı
güneşin aydınlatmadığı,
yağmurların şehrin sokaklarını temizlemediği
yani,
kalbimizi ferahlatacak, içinde yaşayınca yüzünüze bir mutluluk sindirmeyen!
evler, şehirler, hayatlar inşaa ediyoruz. ediyoruz çünkü;
mükemmelliğin
bir şeyin üzerine çok ekleyince, çoğaltınca, büyük ve yüksek ve pahalı olduğunda
geleceğini zannediyoruz.

çoğaltmak için
var olanın üzerine eklemek için,
sözde daha mükemmeli yakalamak için
ne kadar çok çalışıyor ve bedeller ödüyoruz
farkında mısınız?

daha can sıkıntısı ne biliyor musun dost?
nüfusun yüzde biri olan zenginlerin
o takıntılı mükemmeli bulma ve oradan diğer insanlardan ayrıcalıklı olma isteği
bu hastalıklı varsıllıkları nedeniyle
yapıp ettikleri ne varsa işte onu diyorum
valla diğer milyonların hiç ulaşamayacağı şeyler olurken!
bir başka dert oluyor ya kalabalıklara…

ah ki ah!

evimiz, arabamız kullanılan ev eşyalarımız son moda ve son teknolojik olması
mükemmel hayatlar kurmanın sebebi zannediliyor.
onun için de
kullanılan eşyanın her geçen gün yeni bir versiyonu çıkıyor.
ürünün sonuna eklenen tanıtıcı
harf ve numaralar en son dizayn diye pazara sürülüyor...
sahip olanlar da olmayanlar da  bir şeylerin eksikliğini hep hissediyor
ve ilginçtir bu mutsuzluk sebebi oluyor.

haydi biraz nostalji takılalım;
“dogan slxyklm... !” hatırlayanlar eminim gülümsemişlerdir şimdi…


bu kasıntılı anlayış
yaşanan hayatta o kadar bariz görülüyor ki;
bakıverin bir sabah işe giden insanların arabalarındaki ve toplu taşımalardaki yüzlerine
mutsuz, stresli, gergin kalabalıklar göreceksiniz.

niye böyleyiz ki soracak olursanız eğer:
ömrümüz, gücümüz, güzelliğimiz, bedensel sağlığımız an be an eksilirken
farkındayız değil mi?
eksiliyoruz işte, ölüyoruz yani!
İnsanoğlu bu gerçeği gizlemek için mi acaba böyle davranır bilinmez!
habire eklemeler yaparız hayatımıza mükemmel olana ulaşmak için…
üzerine eklediğimiz şeyler de
yük ve yorgunluk olarak dönüyor  ne yazık ki bizlere…

düşünürün ifadesiyle;

“mükemmelliğe,
eklenecek
bir şey kalmadığında değil,
çıkarılacak bir şey bulunamadığında ulaşılır.”

meczup ökkeş söylenir;

“o çokluk kuruntusu sizleri oyaladı,
 ta kabirlere kadar gidip ziyaret edişinize kadar!
öyle değil, ileride bileceksiniz!"

dedi ve sustu…

bizim meczup

“ilerde bileceksiniz” derken
tam da “kitabın” orta sayfasından
bir haber geçti.
ölmek gibi!
anlayanlar için
çok “mükemmel” bir duyuru bu…
valla!

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş