metrika yandex
  • $44.73
  • 51.42
  • GA51500

MUHASEBE FIRSATI

AHMET GÜRBÜZ
26.03.2020

“Her yükselen bir gün düşer,
 İnişler başlar zirveden
Ömrün mutlu günlerine niçin aldanır ki insan
Her şey değişir gök gibi,
Bir gün pırıl pırıl, bir gün bulutlu
Sen de öylesin işte
Bu gün güldürürse, yarın ağlatır zaman.”

Bu dizelerle başlar Ebul Beka Er Rindi o yürek parçalayan ‘Endülüs’e Ağıt’ mersiyesine. Bu karantinayı kabullenmek, alışmak kolay olmadı. İlk başta özgürlüğümüzün kısıtlanması gibi geldi biraz. Meğer ne de çok ihtiyacımız varmış böyle bir istirahate. Şöyle geriye yaslanıp, derin bir nefes alınca; gündelik hayatın hay huyunu, koşuşturmasını gözden geçirince, belki de gerçek özgürlüğün farkına vardık. Niçin bu telaş, kiminle, ne için yarışıyorum, bu stres neden? ‘Nereye bu gidiş’? Ömrün önemli bir kısmını geride bıraktık, ne kaldı elde?

Ne kadar kıymetli insanın kendini dinlemesi, hesaba çekmesi, demlenmesi. Ertelediği güzellikleri tekrar gündemine alıp; günlük, haftalık, aylık hatta yıllık hayat planı oluşturması veya çek etmesi.

İyi bir fırsat oldu bu mola, bireysel, toplumsal, ticari, sınai, ictimai bütün faaliyetlerin bir muhasebesini yapmak için.

 Başka türlü ne mümkün bütün aileyi bu kadar uzun süre bir arada tutabilmek. Eğitimcilerin ‘çocuklarınızla kaliteli vakit geçirin’ tavsiyesi vardır, dillere pelesenk. Üç çocuğumun ikisinin nasıl yetiştiğini anlayamamıştım bu hengâmede, küçük kızımın da büyüdüğünü fark ettim bu sayede. Güzel şeyler yapıyoruz evde, uzun bir aradan sonra hep beraber. Oyunlar oynuyor,  filmler izliyoruz. Merhum Asım Köksal hocanın sekiz ciltlik ‘Peygamberler Peygamberi Hz. Muhammed (as) ve İslamiyet’ isimli şaheserini okuyoruz. Ürdün’de El kaidenin bombalı saldırısında hayatını kaybeden merhum Mustafa Akkad’ın, Muammer Kaddafi’nin desteğiyle çektiği, Anthony Quinn’in başrolde Hz Hamza’yı canlandırdığı Çağrı’yı izledik ailecek. Saymadım bu kaçıncı idi ama aynı heyecan, aynı duygu seli sanki ilk kez izliyormuş gibi.

 Ebû Yahyâ Suheyb İbni Sinân’dan (r.a) rivâyet edildiğine göre Rasûlullah (sav) şöyle buyurdu: “Mü’minin durumu gıpta ve hayranlığa değer. Çünkü her hâli kendisi için bir hayır sebebidir. Böylesi bir özellik sadece mü’minde vardır: Bir nimete erse, şükreder; bu onun için hayır olur. Başına bir belâ gelecek olsa, sabreder; bu da onun için hayır olur.” (Müslim, Zühd 64)

Hayatın her anına bir ölçü, her işine bir değer katan kâinatın efendisi Peygamberimiz(sav); “İki şey vardır ki onlar hakkında insanların çoğu gaflettedir. Bunlar; sıhhat ve boş vakittir” buyuruyor.(Buhârî, Rikak 1)

Koronavirüs sebebiyle alınan tedbirler sonucu kerhen evlerimizde mahsur kaldığımız şu süreç bize bu ikisinin de kıymetini öyle bir öğretti ki; asla unutamayız artık. Sağlığımızı korumanın ne kadar zor, onu kaybetmenin ne kadar kolay olduğunu bu olay iyice pekiştirdi. Her birimiz akıllı, reşit, özgür bireyleriz, kendimizden emin olmakla beraber, başkalarına zararımız dokunur endişesiyle veya virüsün nereden geleceğini kestiremediğimiz için sokağa çıkmıyoruz/çıkamıyoruz.

İyi ki bu karantinaya sıcak yaz günlerinde yakalanmadık. Faziletiyle senenin diğer aylarına takaddüm eden üç aylara tesadüf etmesi ayrı bir kazanç vesilesi oldu. Zira Efendimiz (sav) bu ayları özel bir ihtimamla karşılar, oruç başta sair ibadetlerini de artırırdı. Regaib, Mi‘rac, Berat ve Kadir gecelerinin de bu aylarda sıralanması içinde bulunduğumuz sıkıntılı günleri manevi açıdan fırsata çevirmemize kapı aralar.  

Dün 1441 Hicri yılının Şaban ayına girmiş olduk. Hadis kaynakları incelendiğinde Hz. Peygamber’in (s.a.v), her mümine farz olan Ramazan orucunun dışında, Şaban ayının çoğunu oruçla geçirdiği görülmektedir. Rasûlullah’ın (s.a.v.) oruç tutmayı en çok sevdiği ayın Şaban ayı olduğu anlaşılmaktadır.

Üsâme b. Zeyd (r.a) şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v), Şaban ayında tuttuğu orucu hiçbir ayda tutmadı”. Kendisine, “Ya Rasûlallah! Senin, Şaban ayında tuttuğun orucu başka bir ayda tutmadığını gördüm” dedim. Şöyle buyurdular: “Şaban, Receb ile Ramazan arasında insanların gafil bulunduğu ve amellerin, alemlerin Rabbi olan Allah azze ve celle’ye yükseldiği aydır. Ben de amelimin (Allah Teala’ya) oruçlu olduğum halde yükselmesini seviyorum.” (Nesei siyam)

Bu krizle bir de camilerin hayatımızdaki yerini yeniden keşfettik. Sosyal fonksiyonlarını fark ettik.  Cemeatle namaz kılmanın ehemmiyetini anladık. Gayrimüslim beldelerde camiden, cemaatten mahrum kardeşlerimizle empati kurduk. Umuyorum bundan sonra cemaate devam konusunda daha hassas davranırız. Yoksa Mescid i Aksa için düzenlediğimiz protesto yürüyüşleri, Ayasofya açılsın diye attığımız sloganlar semada sahipsiz bir nidadan başka bir şey ifade etmez.

Elbette yeni koronavirüs salgınıyla ilgili tüm dünyayla beraber memleketimizin de içinden geçtiği süreç çok ciddi sonuçlara gebe. Her gün can kayıpları katlanarak artıyor, yüzlerce yeni insan bu illete tutuluyor. Sosyal hayat durma noktasına geldi. Bunun ekonomik faturasının yanında, psiko-sosyal sonuçları da olacaktır. Toplumda katmerleşmiş travmaların üzerine bir yenisi daha eklenecektir.

Bunun memlekete girmesine mani olamadık, olamazdık da ama yayılmasını durdurmak ve kayıpların artmasını engellemek elimizde. “Hepiniz çobansınız ve hepiniz maiyetinizdekilerden mesulsünüz” sırrınca sorumluluk alarak; önce nefsimiz, sonra ailemizle devletin almış olduğu tedbirlere sıkı sıkıya riayet edersek bu musibeti daha az zararla atlatabiliriz. Sevdiklerimizle beraber kendimizi koruduğumuz gibi, tanımadığımız insanların ölümüne sebep olmanın vebali ve Allah katındaki hesabından da kurtulmuş oluruz.

#EvdeKalınHuzurluKalın

(Ey mü’minler!) Andolsun ki sizi hem biraz korku ve açlıkla hem de mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. (Ey Rasûlüm!) Sabredenlere (lütuf ve ihsanımı) müjdele! Öyle ki onlar, kendilerine bir bela geldiği zaman ancak: “Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allah’a aitiz ve (sonunda) yine O’na döneceğiz.” derler.(Bakara 155-156)

Yorum Ekle
Yorumlar (6)
Durdu Özden | 27.03.2020 14:46
Diline kalemine sağlık hocam. İnşallah başta bizler ve dünya insanları bu musibetten bir ders çıkarmalı ve kendine çeki düzen vermeliler diye düşünüyorum öylede olması gerekli yoksa daha ağır ilahi uyarılar gelecektir,yol yakın iken insanın bu uyarıları dikkate alması gerek. Sağlıkcakla kalın.#Evde kal Türkiyem
Ahmet Gürbüz | 27.03.2020 00:42
Teşekkür ederim dostlar Ben sizlere teşekkür ederim Salih ve sağlıklı kalın
Kemal parmaksız | 26.03.2020 19:41
Hocam telkin ve güzel dilekleriniz için teşekkür ederiz eline kalemine sağlık.
Hidayet | 26.03.2020 19:33
Eline sağlık dayıcim Allah yar ve yardımcımız olsun
Ali Dalaz | 26.03.2020 19:03
Hesap günü gelmeden, kendimizi hesaba çekenlerden olmak duasıyla .. Kalemine sağlık Ahmet abi.
Mehmet Aldemir | 26.03.2020 17:56
Elline sağlık Allah razı olsun