Keş saatlerdeyiz...
Manzara bu
Tütün rengi giz,
Masum nirengi noktaları,
İt dalaşından yeni dönmüş sevdalarımız,
Esvapları yırtık yiğitler ve arta kalan,
Serseri mayın gibi umutlar kol geziyor sokaklarda.
Öykülerini herkes görsün diye
Boyunlarına asmış aslan parçası yavrularım, oysa...
Mahur beste çalıyor, Kanlıca’ da
Adalar vapuru yanaşıyor, usulca iskeleye
Güneş batıyor, Salacakta
“haydi kalkıyor” !... kahyanın yorgun sesi
Üsküdar dolmuşları için henüz akşamüzeri...
Martılar fazla bağırmıyorlar bu saatte
Sirkeci treni son seferini yapacak birazdan
Haliç mi Çukurova mı daha sevecen ANNE!
Ben bunları düşünürken yolda
Kuru yük gemileri çoktan karadenize açılmıştı.
Sinemalarda “AVARE” oynuyor bu gece
Ben düşlerimle beraberim henüz!
Dönüp bakmışız,
Kaynıyor, bakır kaplarda kalaysız tarih
Bin kere pişman tarih olduğuna...
Her ne varsa, bugüne dair; ateş topu dahil elimizde,
Döner durur çingenelere vururuz...
Yerlilerin rahatını siz kaçırdınız diye
Sırmalı kaftanı kaybedeli asırlar oldu
Ve çingeneler de yerleşti..
Gurur, vakar, sevda...
Kaf dağında, sıradan birer yolcu
Geçiyorken uğrarsa görürüz...
Vefa:
Uçurtma uçurtamayan çocuklar...
Onlar,
Eminim Simurg kuşlarını tanımazlar
Hüznü de ...
Leylaklar açmayacak bu bahar belki de!
Kar yağmadı
Kalem yazmadı
Toprak kabarmadı
Bereket olmadı hasılı bu sene…
Manzara bu:
Gün geçmiyor ki...
İnadına kasvet inadına hasret
Sular da müphem ve durgun bugün..
Yokuşlardan akardı bir zamanlar
Şimdi; zamana sitemkar..
Aksındı duamız şırlasındı sular
Dileğimiz..
Su durursa hayat ta duracaktı böyle biliriz!
Biliriz
Durgun suda fikre ihanet
durgun suda aşka idam fermanıkesilir
Yerinde yeller esse de özlemlerimizin
Mihri ödenmiştir önceden
Kovmak ve sövmek hakkımızdır öyleyse
Yok olmalıdır şimdi tüm emanetler
Bizden ırak durmalı yetimler!..
De get be deli gönlüm,
Ağlayanı vururum demiştim ben sana
Bir of çek ve yaslan şu dağlara...
Yok yok,
Hiçbir şey neyleme deli gönül, boşver
Şidi sarhoş olma zamanı..
Anam güveyik toplamış karayolaktan..
Yüreğini göndermiş, eski bir mendile sararak
Biraz gözyaşını eklemiş biraz da dua...
Ateş düştüğü yeri yakar demiş atalarımız
Ya su! Söndüremeyince ateşi ne yapsın
Gül nicedir susku bülbülüne ağlar...
Ferhat şirinine yanar amma
Mecnun maşukunu yitireli asırlar olmuştur..
* 2002 zamanlı, taşra mekanlı hazana ve umuda dair dökülenler.
40 günün gösterdiği gerçek I Hamza Er
09.04.2026
İSRAİL SONA YAKLAŞIYOR - Mehmet Taşdöğen
19.03.2026
Rachel Corrie'nin Yolunda Yürümek-III KADİR ÇİÇEK 10.04.2026
Eleştiri ve Ahlak YUSUF YAVUZYILMAZ 11.04.2026
Mezhebin Kadar Savaş! DERVİŞ ARGUN 13.04.2026
Rachel Corrie'nin Yolunda Yürümek-II KADİR ÇİÇEK 04.04.2026
Rachel Corrie'nin Yolunda Yürümek-III KADİR ÇİÇEK 10.04.2026
Arada Kalan Hamas ve Direnen İran DERVİŞ ARGUN 06.04.2026