15 Temmuz sonrası Türkiye'de Hukuk iyice paçavraya çevrilirken birbiri ardına yayınlanan KHK'larla 125.000'den fazla insan işinden edilerek doğrudan, milyonlarca vatandaşsa dolaylı olarak mağdur edilmişti.
Türkiye'yi yöneten iktidar (devletçi muhafazakar ulusalcı ergenekoncu milliyetçi bir bulamaç olduğunu tahmin ettiğimiz bir koalisyon) toplumun her kesimini ağır bir baskı altına alıp sindirmiş, ezmişti.
O tarihlerde feci halde ötekileştirilen KHK'lıların seslerini kamuoyuna duyuran bir youtube kanalı kurulmuştu: KHK TV.
Türkiye'de zulmü, hak ihlallerini, hukuksuz düzeni allayıp pullayıp makyajla örtmeye çalışan basını, iktidar şakşakçılarını değil, mazlumları dinlemek ve olan biteni kavrayabilmek için bu tür kanalları izlemek gerekiyor.
Bu sabah KHK TV'nin son yayını önüme düşünce, halen bu kanaldan haberdar olmayan varsa, bu yazı vesilesiyle haberdar edeyim istedim, ibadettir. Belki birkaç kişinin daha gerçeklerle karşılaşmasına, hiç değilse, tarihi, zalimlerin değil mazlumların anlatısı ışığında okumasına vesile oluruz.
Zalimler, mazlumların haykırışlarının tümünü kısmak, toprağa gömmek için ellerinden geleni yaparlar. Bu kanal için de “Fetöcüdür” diye iftira atmışlardır defalarca. Gerçeği yamultmak isteyenler onun gün yüzüne çıkmasına engel olmak üzere seferberdirler. Mazlumun hakkı için sesini yükseltenler de zulümden paylarına düşen “karalamayı” alırlar. İşin doğası budur. Şahsen de tecrübe ettim bu hakikati. Adil şahitliğin, mazlumun duasını almanın bir bedeli olmalı öyle değil mi? A101'den abur cubur almıyoruz sonuçta.
Kaleme aldığı bir kaç makale nedeniyle 15 Temmuz sürecinde "terör örgütü propagandası yapmak" suçlamasıyla tutuklanan ve 4 yıl 2 ay cezaevinde kalan akademisyen, gazeteci ve yazar Mümtazer Türköne de KHK TV'ye konuştu.
KHK TV'yi Türkiye'de daimi surette yasaklamaya çalışıyorlar anladığım kadarıyla. Youtube'da arama yaptığınızda söyleşi ve haberler tek tek karşınıza çıkıyor ama kanala girdiğinizde “bu kanal kullanılamıyor” ibaresi ile karşılaşıyorsunuz. Her neyse. Söyleşiyi izleyin derim. Bir yerde şöyle söylüyor Türköne:
“Camiler iktidar partisinin propaganda merkezlerine dönüşmüş.”
Bugün dünyanın her yerinde camiler devlet dairesi düzeyine düşürülmüş müdür, bilemiyorum ama Türkiye'de bildim bileli böyle bir “esaret” var. Yazık.
Cuma namazlarında hutbe diye Müslümanların sahici meseleleri yerine basbayağı iktidarın kaba propagandasına maruz kalıyor millet, çoğu zaman. Hem zorunlu, makbul vatandaşlık dersine, Ece Ayhan'ın şiirinde bahsini ettiği devlet dersine girmek, hem de üstüne, çıkışta “yardım” adı altında para ödemek, “kıyamet alameti” değilse ne?
Mekanın sahibi devletse, giderleri karşılaması gereken de kendisi değil mi? Düdüğü devlet çalıyorsa parayı neden millet veriyor diye sormaya hakkımız var.
Bizim Temel Cuma'dan çıkmış, ilk defa, para istenmediğini görünce, arkadaşına dönüp “ula” demiş, “bu cumayı bedavaya geturduk!” (Anadolu ifrani diye bir şey varsa, onu Temel'in temsil ettiğini görüyoruz bu fıkrada. Cebinde Nasreddin Hoca'nın kartviziti!)
Türköne'nin şu tespitine de yüzde yüz katılıyorum:
“Türkiye'nin sorunu iktidarın yaptıkları değil, iktidarın yaptıklarına toplumdan gelen destekti. Bunun bir açıklaması, mazereti, anlayışla karşılanacak bir tarafı yok.”
Devlet millet el ele, karşılıklı rüşvetleşerek seçimlere dolu dizgin “hazırlanırken”, nasılsak öyle yönetildiğimiz gerçeğini hatırlamakta ve mızmızlanmayı bırakmakta fayda var.
Tövbe ve özeleştiri ile temiz bir sayfa açacak ufuk sahibi nesiller gelir diye dua ediyorum, fiili.
15 yılda ülkeyi çürüten bu yoz iktidar, “yüreği geniş” bu milletin eseri değil miydi?
https://www.youtube.com/watch?v=Y0A8v83LLjQ&ab_channel=KHKTV
YOLDAKİ TAŞ/KEVSER KIRAN
19.05.2026
İsrail, Suriye'ye adım adım işgali dayatıyor
21.05.2026
Sayenizde Kurban
22.05.2026
İhracatçıya kurumlar vergisi indirimi
26.04.2026
Okullarda 'tuşlu telefon' önerisi
28.04.2026
Epözdemir'e takipsizlik
28.04.2026
BOSNA GÜNLÜKLERİ - 5 ÜSTÜN BOL 23.05.2026
oyaladı dost… MUSTAFA AKMEŞE 21.05.2026
BOSNA GÜNLÜKLERİ - 5 ÜSTÜN BOL 23.05.2026
Görmediğin bir oğlu olmuş… OSMAN KAYAER 27.04.2026