metrika yandex
  • $44.73
  • 51.42
  • GA51500
Yolcu

GELECEĞİNİ BİLİYORDUM

MUSTAFA AKMEŞE
04.03.2020

 

 

Görüyorsun işte
adamın ciğeri beş para etmez
ama buna rağmen
üzerinde sırf inancına ait bazı kırıntı değer ve yargıları var diye düşman kazanır...
veya,
ismi, coğrafyası, hatta ten rengi için bile ötekileştirme sebebidir...
saçlarını sarıya boyarlar,
tenini açanlar sayısız müdahaleyle,
evet  evet onlar
bazı siyahi  kişilerin beyaz adama onca öykünmesine rağmen,
spor müsabakalarında veya sinema, tiyatro, müzik salonlarındaki onbinleri,
çok zaman eğlendirmesine rağmen,
veya beyaz adamın hizmetlerinde koşar dururken.
yine de
maymun muamelesi görürler…
pis zenci!

çok uzağa da gitmeyelim,
sadece ismi, Ahmet, Muhammed, Aişe, Fatıma
olduğu için düşmanlar kazanır insanlar.
kabukta bir şeyler olduğu halde, yolun kokusu sinmiştir bu kadar.
yolu hatırlatan ne varsa işte
yolun SAHİBİ’ne düşmanlıkları nedeniyle
sadece basit bir ritüel bile kişiyi öteki yapar...

acı olan
böylesi düşmanlıklar üreten zihniyete yaranmak, ilgisini çekmeye çalışmak
hani biz de sizler gibiyiz diyen o haller var ya!...
onları taklit edersek kabul görürüz anlayışı.
keler deliğine girseler, arkalarından girilen yakınlıklar kurulmuştur...
ilk tekmeyi yiyecek olan yine de onlardır.
tarihimiz ibretlik hikayelere şahittir...
ah ki ah...

bu nasıl bir aymazlık ve yola ihanettir ilahi...

nereye mi geliyorum?
yani diyorum ki;
çok zaman,
kişiler üzerindeki  vasıfları nedeniyle haklı
düşmanlar kazanmış değildir
öyleyse

kişiyi tanımlayan düşmanları değildir...

yani tek başına düşmanlarına bakarak
kişiye katma değer veremezsiniz
çok yerleşik bir anlayış vardır söylenir durur;
“düşmanlarına bak tarafını seç” diye.
bunun yanıltıcı olabileceğini söylemeye çalışıyorum...

öyleyse, doğru olan ne?

sen kişinin dostlarına bak...

adamı dostları tanımlar

dost
sırdaş olan, gönlünü açtığın kişidir
kaybedeceğin belli olduğu anda bile,
kendinin de kaybedecek olmasına aldırmadan
senin yanında duran,
acıyı, sevinci paylaşan…
“geleceğini biliyordum” dediğin kişi var ya
ha! işte odur dost...

Acının insanı kuşattığı anlarda,
etraftakiler akıl vermeyi dostluk bilir...
akıl değildir ki onlara ihtiyaç olan.
gözünün içine bakan ve elini elinin üzerine koyan ve

acına göz yaşını harman eden adamın adıdır dost..


dost, ah!
anadan, babadan, yardan, evlattan, damattan dost olmaz.
onlar senden bir parçadır zaten.
senden gayri ama senden gibi olan var ya...
sırdaşın gönlünü açtığın kişi, ha işte o...

üç dost vardı, tanırsınız.
hem de nasıl dost
bak dinle;

risaletin geldiği o gün nasıl da sarsılmıştı ama,
sonra Tahire’sinin dizlerine başını koyup  sükun bulmuştu ya!
son nefesini verirken de yine bir kadının, hümeyra’sının dizlerindeydi başı...
peygamberler emaneti verdiği yerde defnedilir dediler ve
Ayşe annemizin hücresinde toprağa verildi...
sonra işte bilirsiniz
sevgili babası Ebu Bekir'in arzusuna hayır diyemedi,
baba işte...
cenazesi dostun, Aziz olanın kıyıcığına konulmuştu.
diğer yanına kendisi için ayırmıştı Ayşe anne.

Ömer’in Peygamber yanına gömülmeyi arzu ettiğini de biliyordu...
Ömer ölünce üç dostu ayırmak istemedi,
kendi hakkından vazgeçti,
dostlar ayrılmasın diye...
duyuyor musunuz?
dostlar ayrılmasın diye sevgilinin yanında kendisi için ayırdığı yeri ikram etmek...
bu nasıl bir dostluktu ki, kişiyi eşinin yanındaki yerinden vaz geçirdi...

dost işte... aynı yere gömülürler.
milyonlar şimdi ziyaret ettiklerinde selam ederler ya Aziz olana,
yanındaki yatan dostlarını da anarlar isimlerini...
dostluklarına şahittir müminler...
ömer’i, ebu bekri tanımlayan sadece inanmışlıkları değildir ki,

Aziz olanın kendine dost diye seçmesidir...

ha! İşte dediğim böyle bir şey…


ey yolcu

düştüğün yol kaderindi...
sen seçmedin.
Coğrafya, anan baban bilirsin işte...
bunlar nedeniyle üretilen düşmanlıklar ötekileştirmeler seni tanımlamaz...

sen edindiğin dostlara bak...
nasıl dost edinilir mi diyorsun?
Kolay, valla...

ben müminlerin dostuyum diyor ya  Allah,
bu nasıl bir seçkinliktir ilahi...
öyleyse

Allah’ın boyasından daha güzel boya var mıdır?
o boya,
yürüdüğün yolun rengi olsun,

sıbgatullah'a dostların vurgun olsun

o boya
bilinmez, görünmez değildir ki
onu diyorum...

ey yolcu
Allah’ın dost bildiklerini kendine dost edin...
onlar senin yoldaşın olsun...

 

 

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
Sayenizde Kurban