metrika yandex

BİR YANIM ACIR ANNE! , BİR YARIM ACIMDIR İŞTE...

04.09.2020
Mustafa AKMEŞE

müslüman aklının farklı çalıştığını söyledik,
söylemeye devam edeceğiz.
dünya,
son 300 yılda adım adım
bölen parçalayan bir akla geçtİ.
150 yıldır da bize de sirayet etti, edecek ne varsa...
zaten modernite bunun için vardı ve
üst derin akıllılar var ya!
kapitalist dünyanın efendileri diyorum
insana ait ne varsa birleşik olan
hepsini dağıtıp parçaladılar ki insanlık sömürülmeye müsait hale gelsin diye...

bunlardan biri de kadın erkek bağının koparılmasıdır.

evet, kadınların bir kısmı kızacak
“bu erkeklere de ne oluyor ki kadınları
yazmaktan konuşmaktan bir türlü vazgeçmediler,
düşün yakamızdan” diyorlar ya!

tamam da güzel kardeşim;
bir yarımızdan bahsediyoruz.
eşimizden yani.
eş olunca eşit olmadığımızı da bilerek söylüyorum.

ayakkabı da çifttir ve eşi vardır
ama bilirsiniz işte
sağ sola, sol sağa uymaz. uydurmaya da kalkmayın
çok kötü vurur ayağınıza ve yürüyüş değişir, bozulur sonra…

ha ! ne diyorduk,
mesela; insanı tarif edin deseler,
kadın ve erkek diye iki cinsi de bir araya getirmezseniz eğer
insanı tarif etmiş olmazsınız, eksik kalır...
bu müslümanın aklıdır.
bağlayan, tamamlayan ve ancak 2 cinsle birlikte insanı tarif eden bir akıldan bahsediyorum

moderniteyle birlikte insanı ikiye böldüler,
2 yarım yaptılar ve her bir yarımdan insan peydahladılar.
valla...
her bir parçayı “esastan” ayrı anlamlandırdılar
yani
bütün ikiye bölündü sonra her parçaya bağımsız yeni bir hikaye yazıldı
öbür parçadaki anlamı yok sayıldı…
olmadı mı?
diyorum ki;
kadın ve erkeğin birlikte bütün olan yürüyüşü parçalandı.
bir parçayı diğer ayrıldığı parçaya düşman ettiler.
hakikatin bir parçası mutlak olan haline getirildi ve akla ziyan bir hal oldu.

bedenen daha zayıf olan ve kurgusu farklı olan kadın cinsinden
müstakil bir insan oluşturmak için de
erkeği ikna ettiler.
koruyan gözeten, yolların fatihi, rızık arayıcı savaşçısının
ne hallere düştüğünü bir başka zaman konu edelim inşaallah.

özgür kadın! olmak için;
evinden ve anneliğinden izole ederek, dayanılmaz yüklerin altına attılar
erkekle yarışan ve ona karşı savaş veren duruma düşürdüler.

olmazzz!
tarihi güçlüler yazar be dost bilmez misin?
ve erkek güçlü olandır.

kadınlar kazandığı hakların büyük çoğunluğunu,
ya erdem sahibi erkeklerin omuz vermesiyle kazandı, kazanıyor...
destek verdiler çünkü;
geleneksel kadın vicdanların kabul etmeyeceği
sayısız haksız uygulamanın muhatabıydı
ve
islamın onayladığı kadının tam da tarifi değildi.

ya da, hak zannettikleri şeyleri aldı ama
kadına seni özgür edeceğim diye gazozuna ilaç katan bir avuç ahlak yoksunu
dünyanın efendiliğine soyunan erkeğin oyununa geldi farkında değil.
yani feministlerin “söke söke alırız haklarımızı” sözü hikaye...
valla.
bence öyle…

nerden mi belli?

tarihte hiç olmadığı kadar kadın yalnız ve biçare halde;
çok daha fazla dayak ve şiddet mağduru,
cinselliği sadece bir erkeğe aitken,
kadın son yüzyıllarda artan bir şekilde sadece cinsel bir objeye evrilmekte.
bakıverin bazı ülkeler, şehirler öylesine genelevleşti, ünlendi ki
uçaklar dolusu ilgili günahkar erkek havada…
tüketimin reklam yüzü olmuş
dünya kadınlarını konuşmaya gerek var mı?
ah ki ah

modernite bölüp parçaladığı cinsleri
“insani" anlamda kattığı bir şey olmadığı gibi,
erkeği liderliğinden etmiş, kibarca söylemek gerekirse “hormonal" adeta bozukluk yapmış,
kadını ise metalaştırmış istismar etmiş,
bedenini hoyratça ayaklar altına aldırmış/almaktadır...

evler  boşalmış,
annelik adeta unutulmuş ve taşınmaz yüklerin altına girmiş bir kadın var
ve daha kötüye adım adım gitmekte.
sebep,
bölündük be dost.

ey yolcu

insan kadın ve erkekten meydana gelir ve tamamlanır.
bölme, parçalama ki eksik kalma!
bir yanın acır
sonra
acın olur bir yarın işte

sonra,
yoruldum
başka zaman devam,
belki…

Yorum Ekle
Yorumlar (6)
Mustafa Akmeşe

09.09.2020

gülener hanım size katkılarınız nedeniyle tşk etmem lazım ,dönüşüm ondan.büyük harf yüksek sesli konuşmak ,bağırmak anlamına geldiği için yorumlarımızı yüksek perdeden olmadan yapsak daha anlaşılır oluruz.sesinizi duyuramamış olmanız sebebiyle herhalde böylesine kızgın ve öfkelisiniz.sizi anlayışla karşılıyorum.söylemediğim,konuyla ilgisi hiç olmayan ama haklı şikayetleriniz var.doğrudur.diğer iki okuyucuma verdiğim cevapları okursanız sizin şikayet konusu ettiğiniz konularda size yakın durduğumu görürsünüz.selametle.
Lila Gülener

09.09.2020

Ben bu erkeklerin iki yüzlülüğünden şikayetçiyim. hele de kendilerine Müslümanım diyorlarsa onların iki yüzlülüğünden tümüyle şikayetçiyim. kadınla alakalı konularda eşleri söz konusuysa Arap Cahiliyesinin kutsadığı ne varsa, bulabildikleri her yazılı metinde doğru yanlış, kurana uygun veya değil buna hiç bakmadan hepsini eşlerinden talep ederler. ancak iş onların kızlarına gelince, kızları için düşündükleri hayat ve damat adayının, kendilerinin eşlerine yaşattıkları o (kurana aykırı yorumların erkekleri kutsayıp tanrılaştırdığı) anlayış ile hiçbir alakası yoktur. çünkü kızları okumuştur, daha farklı bir hayatı hak etmektedir?!. tabi bir de erkek çocukları varsa onları için düşünülen ve tercih edilen gelin adayı vardır. bu aday, eğitimli ve çalışan birisidir çoğu kere. kızları ve gelinleri için gündeme getirmediklerini, eşleri söz konusu olunca, ölürcesine savunuyorlar. bu ikiyüzlülük yetmez mi artık. sizler de tek yüzlü olup, bu çağın şartlarına göre gerçekçi olsanız da sözlerinizle eylemleriniz iki ayrı vadide savrulmasa olmaz mı? sizin yüzünüzden ülkede, ateizm hortluyor. sizin Kuran\'a rağmen kutsayarak Kuran yerine koyduğunuz geçmişin yerel yorumları sayesinde daha da hortlayacak. şahsınızda herkese sesleniyorum: BUNDAN VAZGEÇİN ARTIK. KURAN\'A İÇİNDE OLMAYANI SÖYLETMEKTEN VAZGEÇİN ARTIK. KURAN\'A GÖRÜŞLERİNİZİ ONAYLATMAKTAN VAZGEÇİN ARTIK. İSTEKLERİNİZE UYGUN BİR DİN TELAKKİSİNİ HERKESE POMPALAMAKTAN VAZGEÇİN ARTIK. ALLAH\'A DİN ÖĞRETMEKTEN VAZGEÇİN ARTIK... LÜTFEN!
Mustafa Akmeşe

09.09.2020

eyvallah.ilgi gösterdiniz ,katkı verdiniz birsen hanım tşk ederim.insanın tarif edin derseler kadın ve erkeğin olmadığı tarif eksik olmuştur dedim.erkek yarısı değil,insanın yarısı dedim.dolayısıyla kadın veya erkek bir birlerinin yarısı değil,bir birlerini tamamlayandır.yokluğu eksikliktir insanlığı açısından.ayakkabı örneğini verdim \'eş\'tir ama eşit değil diye.kimseye yorgunluk vermek değil derdimiz.sadece tesbit vardı bu yazımızda.erkeklerin moderniteyle birlikte hormanal\'\'nasıl değiştiğini söylemiş ve başka bir yazının konusu olsun demiştim.bir de bir başka okuyucu arkadaşa verdiğim aşağıdaki yorumu okursanız eğer,esas problemin de \'\'kadın sorunu\'\' değil \'\'erkek sorunu\'\' olduğunu söylemiştim.öfke duyduğunuz ne varsa erkekler adına valla benim kabahatim yok.ben kadınların bir çok konuda mağdur edildiğine inanan biri olarak sadece anneliğine dikkat çektim.anne olunca evi olacak ve bu kısmı ihmal etmeden mümkün olduğunca yüzünü dönmesi gerektiğine inanıyorum.ama erkekler çalışan kadını sevdi.ne yazık ki.hem eve rızık getirecek ki o kısım erkeğin görevi olduğuna inanıyorum,hemde geleneksel kadın rolüne devam etsin istiyorlar. bu elbette büyük bir haksızlık..zor konu biliyorum.yazılan okuyucuya geçtiği anda sahibi okuyucu olmuştur.kendimi izah etmek için değil ,ilginize karşılık vermek için yazdım .tşk ederim.
Birsen Karaca

08.09.2020

hep böyle başlar, biraz yağlayarak. kadınların çektiği tüm sorunların nedeni kim; çevrelerindeki erkekler. ancak nedense nasihat hep kadınlara verilir. yahu bu cinsi racul adam oldu da kadınlar kadın olmayı mı beceremedi. eskiden de durum kötüydü şimdi de. ne eskiyi kutsayacak durumdayız ne de yeniyi övecek konumdayız. çünkü anlayış değişmedi. kadın bizim yarımız. peki siz de kadının yarısı mısınız. hayır değil mi? bu nedenle vazgeçin beylik laflardan, kadın sizin ya da kimsenin yarısı filan değildir çünkü kadın da yaratılmış her kişi gibi müstakil bir insandır. bunu kabul etmeden, belli ki herkes onu farklı bir isim altında sömürecek. kimi benim canımın yarısı diye, kimi ömrümün yarısı diye, kimi aklı ve dini yarım diye. vallahi ve billahi ve tallahi çok yoruyorsunuz. gerçekten bırakın kadınların yakasını da eğer biliyorsanız şu erkeklere nasıl İNSAN olunur ondan söz edin. böylece kadınlara daha çok iyilik etmiş olursunuz. eğer buna niyetiniz varsa.
Mustafa Akmeşe

04.09.2020

ne güzel insansınız siz avukat kardeşim.. ilgi gösterdin ,katkı verdin tşk ederim. yoruldum dedim ya! öyle çok şey var ki üzerine konuşulacak.mesela büyük günah sahiplerini konuşsak,kim onlar.kadınları tuzağa çekip genelevlerde zina yapanlar diyorum,savaşlar çıkarıp milyonlarca kadını ,çocuğu,ihtiyarı öldürenlerden bahsediyorum.hırsızlar işte,insanlığın alın terini çalan kapitalistlere bakın bir avuçturlar ama cinsleri elbette erkeklerdir.. saymakla bitiremem ki.büyük günahlar belliyse ve adresi cehennemse orayı dolduracak olanlar erkeklerdir. ben sadece moderniteyle birlikte öldürülen birisi de erkekliti. kadınlarolması gereken evlerinden ve annelikten nefret ettirildiler.degilse insanlığın yarısı kadın ve kadını olması gereken iş hayatı nedeniyle zaten çalışma hayatında olacaklar.ama kardeşim, evi ve çocuğu ihmal etmeden. tamamda bu nasıl mümkün olsun ki diyorsanız; ben kendi halinde bir adamım.bildiğim hangi haklı sebeple evin dışına taşarsa taşsın kadın evini ve çocuklarını ısıtacak kadar bir zamanı olmalı ayıracak.zor mu ? elbette zor .ama bi niyeti almak gerek diye düşünüyorum. hiç hayatında ev ve çocuk yoksa ,dualarına katmıyorsa ,yüzünü dönecek kadar bir irade göstermiyorsa sanki yanlış olan o..ihtiyaçlar hiç bitmiyor.erkekler rızka kadının desteğini sevdiler.ama kadından geleneksel hizmetin devamını da bekliyorlar.zulüm olan bu .. allah kendine yüzünü dönenleri mahçup etmez.en azından mazaretimiz olur. sonuç olarak yazdıklarınıza katıldığımı ifade ederken selam ederim..
BİR KADIN AVUKAT

04.09.2020

Evet belki de çok haklısınız. Eminim ki iyi ve güçlü bir baba ve eşsinizdir. Ben de isterdim gerçekten naif ve temiz bir yaşam için evimde daha fazla vakit geçirmeyi. Ancak terk edilmiş bir annenin evladı olarak yazıyorum. Çalışmak zorundaydım. Yeri geldiğinde baba olarak tanımladığımız ve yüksek görevler ve yetkiler tanıdığımız adama minnet etmemek için çalışmak zorundaydım. Hem de çocuk yaştan itibaren. Siz buna ekmek parası diyebilirsiniz. Hamd olsun helaldi tüm kazançlarım. Dayı dediğimiz annenin öz kardeşi de insan türünün erkek cinsidir ve o da bencil olabilir. Şu dünyada herşey zıddı ile vardır. Tüm iyi değerler erkekler de sanki! Yani dediğiniz gibi erkekler kadın türüne göre bedenen daha güçlüdür. Ancak onların zihnen ve ahlaken başka değerlerden yoksun olabileceği gözden kaçmamalıdır. Erkekler önce o boş kibirlerini yensinler ve biraz da zekalarını kullansınlar sonra kadın üzerinde hüküm sürsünler. Böyle bir halde hiç bir kadının en azından iyi niyetli olanlarının özgürlük diye kendini hırpalayacağını düşünmüyorum. Eş dediğimiz baba dediğimiz , kardeş dediğimiz kişi önce insan olsun ve biraz da merhamet kırıntısı. Tabi bir de yönetme yeteneği. Çünkü ben dahil tüm sevdiğim kadın arkadaşlarım bu yükün altında ezilmemek için erkeklerden on kat daha fazla çalışmak zorunda kalmak istemezdik. Evi çekip çevirmeyi, çok kıymetli ve zor olan çocuk yetiştirmeyi pek ala yapabilirdik. En azından bir evde yaşayan 3 kadın adına bunu söyleyebilirim. Kısaca erkekler değişmeseydi keşke