metrika yandex
  • $18.69
  • 19.34
  • GA1079

Haberler / Yorum - Analiz

ŞİRİN EBU AKİLEYE SON MEKTUP/ABDULBARİ ATWAN

15.05.2022

Belki de tarihte ilk defa, ağır silahlı ve yenilmez olduğu söylenen askerler tarafından savunmasız, yas içerisinde tabut taşıyan insanlara saldırıldığı görülüyor, peki niçin?

Gerçekleri televizyon kanalı izleyicilerine iletmek için meşru görevini yerine getirmeye çalışan bir gazetecinin kasti bir şekilde öldürmesi üzerine cenaze töreninde naaşını taşıyan insanlar saldırıya uğruyor.

Sadece Şirin Ebu Akileye suikast düzenlemekle kalmadılar, aynı zamanda tabutunu taşıyanlara tüfek dipçikleriyle vurdular.

Peki bu kin ve barbarlık nedir? güçlü olmanın doğası bu mudur?

Bunlar hükümetleri ile barış anlaşmaları imzalayıp birlikte yaşayabileceğimiz türden insanlar mıdır?

Ebu Akile'nin evine baskın yapıyorlar. Filistin Cephesinin bayraklarını zorla indiriyorlar ve halkının vatansever şarkılar yayınlamasını engelliyorlar.

Filistin bayrağını yükseltmek suç mu? Vatansever müzik ve şarkıların yayınlanması Hukuka aykırı mı?

Hangi Hukuk?

Silahsız, yas tutan İnsanlara vurmak bir kahramanlık mı?

Bu yas tutanlar kahraman yürekliydiler.Şirin Ebu Akile'nin itibarını ve tertemiz vücudunu tabuta sarılırken koruyan, düşüp kaymamasını sağlayan ve saygıdan yere çarpmasını engelleyenler...

Bu büyük kararlılığı yenmek mümkün müdür? Hayır..

Amerikanın üzgün, Anthony Blinken'ın öfkeli olduğu iddia ediliyor. Başkan Joe Biden ayrıntıları bilmediğini söylüyor. Fransa, kendi adını taşıyan bir hastaneyi basan İsrail güçlerinin şiddetine içerliyor. Başkan Boris Johnson, sanki konu kendilerini ilgilendirmiyormuş gibi henüz herhangi bir kınama yayınlamadı. Aslında Filistin halkının Pazar günü hatırlanacak olan felaketinde en büyük rolü oynayanlar onlar.

Bu ülkelerin başını çekenler, en kötü biçimde yalan söylüyorlar. en çirkin biçiminde ırkçılık yapıyorlar.

Adalet, eşitlik ve İfade özgürlüğü değerlerine inandığını iddia ederlerken, terörizm ve aşırıcılıkla mücadele bayrağını tüm boyutlarıyla yükseltiklerini ifade ederlerken ülkelerinin bariz ikiyüzlülüğünü ortaya koyuyorlar.

Bu ülkeler özgür dünyaya liderlik ediyor. İsrail terörizminden daha büyük ve daha açık terör var mı?

Kırk yedi gazeteci İsrail ordusu tarafından güpegündüz vurularak öldürüldü. Katillere ve hükümetlerine yönelik tek bir resmi kınama ya da işgalci güce karşı herhangi bir yaptırım uygulanmadı.

Çünkü bu devlet, sadece Arapları ve Müslümanları öldüren, Büyük Amerika ve NATO tarafından korunan, yasaların üstünde olan bir "Devlettir".

Şirin Ebu Akila'nın Hristiyan veya Müslüman, Katolik veya Ortodoks olması bizim için fark etmez. Bizim için direnişin siperinde durmaya karar vermiş Filistinli bir Arap olan Rabat topraklarının kızıdır. Gerçekleri çarpıtmadan olduğu gibi yansıtmaya çalışan, kimseye yaranmaya çalışmayan biri olduğu için kapılara çalmadan tüm evlere girmeyi başardı Ebu Akile.

Filistin meselesi farklı Din, Mezhep ve etnik kökeni içerisinde barındıran, Adaleti esas alan bir davadır ve öylede kalacaktır.

Şirinin cenaze töreninin kilisede yapılmasının öncesinde onun bir Hristiyan olduğunu bilmiyordum. Ben onun mesleğinin bir üyesiyim ve onu ve yayınlarını çeyrek yüzyıldan fazla bir süredir takip ediyorum. Yüzlerce kez kendisiyle telefonda konuştuk. Aynı şekilde Naim Khader'in Brüksel'deki Filistin Kurtuluş Örgütü temsilcisi olarak işyerinden ayrılırken İsrail kurşunlarıyla şehit edildiğinde onun Hristiyan olduğunu bu olay sonucunda öğrenmiştim.

İkinci kez şunu söyleyerek bitirmeme izin verin. Şehadet ne kadar büyük olursa, etkisi de o kadar büyük olur ve iyilik şerden gelebilir. Şirin Ebu Akile'nin ahlakı, büyük gazetecilik mirası, ve direnişi harikaydı. Bu yüzden onun tanıklığı, halkının direnişinin tarihinde bir dönüm noktası olacaktır.

Evet, sesini kısmayı başardılar. Ama Filistin bir doğuştur. Mesleğin ahlakını, Adaletin nasıl kazanılacağını öğretti Şirin. Öğrencileri bu bayrağı ondan sonra taşıyacak, azim ve kararlılıkla yürümeye devam edecektir.

Uluslararası soruşturmalar, mahkumiyetler, uluslararası ceza mahkemesi istemiyoruz. Kendimize, direnişimize, kadınlarımıza, erkeklerimize ve yavrularımızın kollarına güveneceğiz. Sizi yargıladık! Aldatma ve öldürülmekten başka bir şey görmedik. Sizinle ve düşmanımızla başa çıkmanın tek yolunun direniş olduğunu biliyoruz. Halkımız 30 yıllık zehirli barıştan sonra güçlü bir şekilde geri dönüyor.

Şirin'e diz çökmeyeceğimize, susmayacağımıza, gurur siperinde dimdik ayakta kalacağımıza dair söz veriyoruz.

Korkudan titreyen düşman, balta ve kurşun korkusu gibi kelimelerden de korkuyor. Allah'a şükürler olsun ki halkımızın her ikisine de sahip.

Cesareti, inancı ve kararlılığı var. bu yüzden kazanacaklar inşallah.

Raialyoum

TERCÜME: HASAN KANAT

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş