metrika yandex
  • $44.75
  • 51.58
  • GA50000

Haberler / Sivil Toplum

ASTP: Siyonist-Emperyalist saldırılara karşı İran halkının yanındayız

01.03.2026

Ankara Sivil Toplum Platformu (ASTP), ABD ve İsral'in İran'a yönelik saldırılarını protesto etmek ve Emperyalist işgale karşı durmak için ABD'nin Ankara Büyükellçiği önünde bir araya gelerek basın açıklaması ve protesto eylemi geçekleştirdiler.

Sık sık ABD ve İsrail aleyhine slogan atılan eylemde, İsrail'in yayılmacılığına ve ABD'nin emperyalist tavrına karşı durulması üzerine konuşmalar yapıldı.

Açılış konuşmasını Yazarımız  Dr. Mehmet Sılay gerçekleştirdi. Sılay konuşmasında, ABD ve İsrailin bölgede huzursuzluk istediğini ve güçlü devlet istemediklerini, bu sebeple istikrasızlaştırılmış bir ortadoğu istediklerini belirtti. 

Sılay , küresel şer odaklarına karşı küresel direnişi diri tutmamız gerektiğini vurguladı..

Daha sonra ASTP adına Platform dönem sözcüsüzü MEMUR-SEN İl Başkanı Nevzat Öylek basın açıklamasını gerçekleştirdi.

Nevzat Öylek yaptığı açıklamada, İran'a yönelik bu saldırının tesadüf olmadığını vurguladı. Bu saldırıların, bölgeyi zayıflatma ve parçalayarak yönetme stratejisinin devamı olduğunu,  korku üzerinden siyaset üretme stratejisinin yeni tezahürü olduğunu söyledi.

Öylek: "Emperyalizm kriz üretir, sonra o krizi yöneterek tahakküm kurar. Siyonizm işgal eder, sonra işgali “meşru savunma” kılıfıyla sunar. Bu düzen kan üzerine kurulan vahşi ve kirli bir düzendir." dedi.

Nevzat Öylek, emperyalizme ve siyonizme karşı insanlık hattında direnişlerinin  devam edeceğini belirterek : "Mazlumun yanında, zalimin karşısında durmaya devam edeceğiz.

Sessiz kalmayacağız, geri çekilmeyeceğiz, hakikatin gür sesi olmaya devam edeceğiz." dedi.

Öylek , Siyonist-Emperyalist saldırılara karşı bugüne kadar tüm mazlumların yanında olduğumuz gibi İran halkının da yanında olacaklarını belirtti.

Öylek: "İran halkının acısını paylaşıyor, buradan katillerin yuvası haline gelen ABD büyükelçiliğinin önünden “Zalimler yenilecek, insanlık kazanacak!” diyerek İran halkıyla dayanışmamızı ilan ediyoruz." dedi.

Basın Açıklamasının Tam Metni:

Katil, soykırımcı İsrail ile onun suç ortağı Amerika Birleşik Devletleri’nin işledikleri yeni bir cürmü protesto etmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. İsrail ve hamisi ABD, İran’ın dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in de hayatını kaybettiği, yüzlerce sivilin canice yok edildiği insanlık dışı zorbalıklarına bir yenisini ekledi.

Bütün dünya, savaş suçları konusunda sınır tanımayan bir sapkın zihniyetin dünyayı adım adım bir dünya savaşına sürüklediği izliyor. Bu saldırı, uluslararası hukuku askıya alan, sözde diplomasiyi bombalarla ikame, bölgeyi korku üzerinden dizayn etmeye çalışan yeni bir tahakküm girişimidir. Bu saldırı yalnızca bir ülkeye değil; barışa, bölge insanının iradesine ve insanlığın ortak vicdanına yönelmiştir.

Dikkat çekici olan şudur ki; bundan önce de birçok kez olduğu üzere bu saldırılar da Ramazan ayı içerisinde gerçekleştirilmektedir. Bu zamanlama tesadüf değildir. Ramazan; Müslüman halklar için rahmetin, merhametin ve dayanışmanın ayıdır. Tam da bu ayda bombaların devreye sokulması, İslam ülkelerine verilmiş bir mesajdır. Manevi iklimi hedef alan bu pervasızlık, yalnızca askeri değil sembolik bir saldırıdır.

Ortadoğu’yu ateşe veren emperyal akıl bir kez daha devrededir. Kaos ve fesat üretmeden varlığını sürdüremeyen emperyalist düzen; işgali “savunma”, yıkımı “güvenlik”, ablukayı “meşru hak” diye pazarlamaktadır. Gazze’de soykırımı kendine hak gören ve o sapkın topluluğu destekleyen zihniyet ile bugün İran’ı bombalayan zihniyet aynıdır. Gücü hukuk yerine koyan bu anlayış, dünyayı kuralsız bir ormana çevirmektedir.

Nükleer silah meselesinde kendine sınırsız meşruiyet tanıyıp başkasına mutlak yasak dayatan çifte standartlı bir sistem işletilmektedir. “Benim silahım caydırıcıdır, seninki tehdittir” diyen kibirli bir düzen söz konusudur.

ABD’nin yıllardır “özgürlük” ve “demokrasi” söylemiyle yürüttüğü yıkıcı müdahalelerin bedelini bu coğrafya ağır ödedi. Irak yerle bir edildi, Afganistan’da nesiller kaybedildi, Filistin’de yüzbinlerce masum katledildi. Milyonlarca insan hayatını kaybetti, milyonlarcası yerinden edildi. Aynı müdahaleci akıl, yalnızca Ortadoğu’da değil; Güney Amerika’da da darbeler, ambargolar ve vekâlet savaşlarıyla halkların iradesini bastırdı; seçilmiş yönetimleri devirdi, kıtayı istikrarsızlık sarmalına sürükledi. Küresel kovboyluk anlayışıyla hareket eden bu zorba siyaset, uluslararası hukuku kendi çıkarları doğrultusunda eğip bükmeyi alışkanlık hâline getirmiştir.

Bugün bölgenin ateşe verilmesi yalnızca komşu ülkeleri ilgilendiren bir mesele değildir. Unutulmamalıdır ki bu yangının hedefinde bölgenin tamamı vardır ve ülkemiz de bu büyük hesaplaşmanın dışında değildir. Coğrafyamız üzerinde yürütülen her kirli senaryo, uzun vadede ülkemizi de kuşatma ve zayıflatma stratejisinin bir parçasıdır.

Bu saldırılar tesadüf değildir. Bu saldırılar, bölgeyi zayıflatma ve parçalayarak yönetme stratejisinin devamıdır. Bu saldırılar, korku üzerinden siyaset üretme stratejisinin yeni tezahürüdür. Emperyalizm kriz üretir, sonra o krizi yöneterek tahakküm kurar. Siyonizm işgal eder, sonra işgali “meşru savunma” kılıfıyla sunar. Bu düzen kan üzerine kurulan vahşi ve kirli bir düzendir.

Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo, insanlığı doğrudan hedef alan saplantılı ve emperyal bir aklın tezahürüdür. Milyonlarca insanı katleden, milyonlarcasını yerinden süren; şehirleri enkaza çevire bu anlayış yalnızca askeri değil ahlaki bir yıkım üretmektedir. Bu açık bir vicdan iflasıdır.

Bu saldırılar yalnızca topraklara değil, insanlığın ortak değerlerine yöneliktir. Bu saldırılar yalnızca devletlere değil, adalet fikrine yöneliktir. Bu saldırılar yalnızca bugüne değil, geleceğe yöneliktir.

Geldiğimiz noktada, arka planında şeytani Siyonist aklın olduğunu bildiğimiz dünya düzeninin aktörlerinin koydukları kurallara uymayarak, kurucusu oldukları uluslararası örgütlerini yok sayarak, uluslararası hukuk kuralları ve yargılama sistemlerini hedef alarak dünyayı zorbalıkla yönetmeye çalıştıkları dünya düzeni iflasın eşiğindedir.

Artık halkı Müslüman ülkelerin yöneticileri ahlaksızlıklarını şantaj aracı olarak kullanarak kukla gibi oynattıkları ABD yöneticilerinin kendilerine dost olamayacağını görmeye başladılar.

Batılı ülkelerin vicdan sahibi halklar, ülkelerinin yöneticilerinin nasıl bir küresel terör şebekesinin güdümünde olduklarını gördüler.

Sanat, spor, akademi, medya ve iş dünyasını bir ahtapot gibi saran Siyonist lobinin gizli ve kirli yüzü tüm dünya halkları tarafından görüldü.

Uyanan küresel vicdan, zorbalığı yenecek.

Biz, medeniyetlerin beşiği Anadolu’dan, Küresel aklın ve vicdanın tarafı ve sesi olan Türkiye’nin Başkenti Ankara’dan Zalim ABD ve Terörör çetesi İsrail’e sesleniyoruz.

Siyonist yayılmacılığı ve emperyalizmin zorbalığını reddediyoruz.

Mazlumların kanı üzerine kurulan hiçbir düzeni meşru görmüyoruz.

Bu coğrafya silah endüstrisinin laboratuvar, bu halklar küresel hesapların piyonu değildir.

Bombalar şehirleri yıkabilir; ama hakikati yok edemez, vicdanları susturamaz.

Tehditler korku üretir; fakat onuru teslim alamaz.

Zorbalık geçicidir; adalet kalıcıdır.

Tarih, zulmün değil direnişin tarafında yazılır.

Emperyalizme ve siyonizme karşı insanlık hattında direnişimiz devam edecektir. Mazlumun yanında, zalimin karşısında durmaya devam edeceğiz.

Sessiz kalmayacağız, geri çekilmeyeceğiz, hakikatin gür sesi olmaya devam edeceğiz.

Siyonist-Emperyalist saldırılara karşı bugüne kadar tüm mazlumların yanında olduğumuz gibi İran halkının da yanında olacağız.

İran halkının acısını paylaşıyor, buradan katillerin yuvası haline gelen ABD büyükelçiliğinin önünden “Zalimler yenilecek, insanlık kazanacak!” diyerek İran halkıyla dayanışmamızı ilan ediyoruz.

Kahrolsun emperyalizm!

Kahrolsun siyonizm!

Yaşasın adalet, yaşasın insanlık onuru!

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş