Yeter artk, barış görüşmeleri, ateşkes seromonileri, zelil Arap yönetimlerinin uyutma taktiklerinden bıktık. Bıçak kemiğe dayanmadı ,kemiği de parçaladı. Madem adam gibi, onurlu bir devlet gibi üç buçuk kanı bozuk Siyonistlerle mücadele edemiyorsunuz, bari mücadele edeceklerin önünden çekilin. Merhum İmam Humeyni, devrimin daha ilk günlerinde; ”Her Müslüman bir kova su dökse İsrail’i sel götürür.” demişti. Ey zalim ve korkak yönetimler bari halkın önünden, muvahhit Müslümanların önünden, haysiyetli Hırıstiyanların önünden çekilin de hiç olmazsa bu insanlar İsrail’e birer kova su döksünler.
Aslında şu satırları yazmaktan utanıyorum. Niçin? Çünkü sözün bittiği yerdeyiz. Ve ben, halâ yazdığım kelimelerle, satırlarla katil Siyonistlerle mücadele ettiğimi sanıyorum. Çadırlarda hayat ile ölüm arasında yaşayan Filistinli çocuklar, anneler, babalar Siyonist katillerin attığı roketlerle diri diri yanarken sözün, yazının ne anlamı var.
Mısır! Sen ki; 3Temmuz 2013’de Mursi’ye karşı yaptığın darbe sonrası Adevviye ve Rabiya meydanlarında binlerce Mısırlı Müslümanı gözünü kırpmadan katlettin.
Ürdün! Sen ki; İsrail’in Filistin’i işgali sonrası Ürdün’e sığınan Filistinlilere ateş açmaktan ,onları öldürmekten çekinmedin. Sadece tarihe “Kara Eylül” diye geçen olayda 8 bin Filistinliyi öldürdün.
Suriye! Sen ki; “Arap Baharı” sürecinde yaşanan iç savaşta Şubat 2016 itibariyle 470 bin vatandaşını öldürdün.
Irak ve İran! Sizler ki; sekiz yıl süren savaşta bir milyonun üzerinde insanınızın ölmesine ve yine 200 milyar dolar maddi kayba neden oldunuz.
Ey Arap yönetimleri! Sizlere soruyorum; Yahudi-Siyonistlerin canı sizlerin katlettiğiniz insanlarınızın canından daha mı aziz? Sahi sizler dün olduğu gibi bugün ve bugünden sonra da emperyalistlerden aldığınız silahları kendi halklarınıza karşı mı kullanacaksınız?
Zaman sadece İsrail ile Siyonistlerle değil, topyekûn insanlık düşmanı soykırımcı güç ve güç odakları ile de mücadele zamanı. Yahudilerin parası varmış, onlar dünya ekonomisine, medya gücüne, üniversitelere hakimmiş! Öyle mi? Peki Allah ne oluyor, O, hakimlerin hakimi, ezeli ve mutlak otorite değil mi? Öyleyse neden O’na dayanıp güvenmeyi terk ettiniz- terk ettik?
Hani ey Müslümanlar! Kudüs bizim mukaddes davamızdı, yoksa bu davadan vaz mı geçtik? Merak etmeyin aslında biz Müslümanlar Harameyn’den de vazgeçtik. Bu tutarsız, korkak, adam sendeci tutumumuzla yarın Harameyn’de yerli işgalcilerden yabancı işgalcilerin eline geçer merak etmeyin! Zaten şu an da İslam’ın haram saydığı çeşitli defileler yapılmıyor mu Harameyn’i elinde bulunduranlar tarafından.
İsrail, Siyonistler ağa babalarının desteği ile katliamlarına devam ediyor. Çadırlarda aç-bîilaç yaşayanları çadırlarında yaktılar ve hür dünyanın(!) gözünün içine baka baka bu katliamlar devam etmekte. Allah aşkına düşünmüyor musunuz, Hz. Allah bu zulmün, bu katliamın hesabını sadece Siyonistler ve onların ağa babalarından mı soracak,bu ateş bizleri yakmayacak mı? Yüzmilyarlarca dolarlarını silaha yatıran BAE, Suud-i yönetimi vd. bu silahları ne yapacaksınız? Soykırımcı, katliamcı, katil, hırsız Siyonistlere karşı halâ kullanmayacak mısınız?
Filistin davasında sizlere tarih anlatacak değilim, hoş bu güne kadar anlattık da ne oldu. Ama yine de yakın geçmişe atıfta bulunarak sona varmayı arzu ediyorum.Efendim!1948 Arap-İsrail Savaşı sonrası Filistin toprakları; Ürdün, Mısır ve İsrail arasında paylaşıldı. Batı Şeria, Doğu Kudüs Ürdün’e, Gazze Mısır’a, geri kalan topraklar da İsrail’e verildi.1967 Arap-İsrail Savaşı’na kadar bu toprakların önemli bir kısmı Ürdün ve Mısır’ın işgalinde kaldı. Bu, iki ülke 20 yıl boyunca Filistin’e devlet olma hakkını vermediler. Sonrasında İsrail bu toprakları da işgal etti,buna Mısır’ın Sina yarımadası ile Suriye’nin Golan tepelerini de ilâve edin .BM’lerin 242 sayılı kararı ile İsrail’in 1967 öncesi topraklara çekilmesi karara bağlandı. Arap liği önce buna itiraz etti. Kimi el-Fetih ve ona bağlı, ondan kopan örgütler bu kararı tanımadılar. Ne zaman ki ABD Başkanı Reagan Filistin konusunda bir plan sundu, bu plan doğrultusunda Arap liği Fez doruğunda(1982) 242 ve 338 sayılı BM. kararlarını kabul etti. Aslında bu kararın kabulü İsrail’i devlet olarak tanıma demekti.
Yıl 1982 Arafat liderliğinde FKÖ Lübnan’a sürgün edildi. Dönemin İsrail Başbakanı Şaron ,El-Fetih’i orada da rahat bırakmadı. Dönemin ABD Başkanı Reagan ile Sovyetlerin Devlet Başkanı Andropov aralarında Arafat konusunda mutabakat sağlayarak;”Arafat’sız bir Ortadoğu Arafat’lı bir Ortadoğu’dan daha tehlikelidir.” formülünde anlaştılar. Ve Arafat liderliğindeki FKÖ Tunus’a gönderildi. Tarih 8 Aralık 1987, ilk intifada başladı. İsrail şaşkın, dünya şaşkın. Zira bu intifada savaşçıları el-Fetih’e benzemiyordu. Bunların önü kesilmeliydi. Zira bunlar Filistin davasına seküler bir anlayışla değil, İslâmi bir anlayışla yaklaşıyorlardı. O nedenle Yaser Arafat’a 15 Kasım 1988’de Sürgünde Filistin Devleti’ni ilân ettirdiler. Hamas, el-Fetih anlaşmazlığı daha o zaman başladı. Çünkü Hamas, ilk intifada hareketi ile doğdu.
Tarih 13 Eylül 1993, Washington’da Oslo Mutabakatı çerçevesinde Yarı Özerk Filistin Devleti anlaşması imzalandı. Yaser Arafat ve Mahmut Abbas ikilisi bu anlaşmayla İsrail karşıtı bütün Filistinli örgütlerle mücadele etme, onlara ait her türlü savaş araç ve gereçlerini yok etme sözü verdiler. Demem o ki İsrail, dünyada da, bölgede de yalnız değil. Bizler hep Amerika’ya, Avrupa’ya kilitlendik. Filistin’nin en büyük düşmanları yanı başlarında. Mısır, Ürdün, Suriye ve de El-Fetih. Yani sizler, Ramallah yönetiminin Hamas düşmanlığını İsrail’in düşmanlığından daha mı az görüyorsunuz?
Son söz; kalem, kelâm bitti. Zaman Kur’an’ın ifadesiyle; ”Savaş ,hoşunuza gitmediği halde, size farz kılındı. Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin için kötü iken, siz onu seversiniz. Muhakkak ki Allah bilir, siz bilmezsiniz.”(Bakara/216)
Zaman, ne pahasına olursa olsun Siyonistlerle, onların yerli ve yabancı tüm destekçileri ile topyekûn mücadele zamanıdır. Yeter artık ,BM’ler, UCM, UAD’nı gibi yapılanmalara bel bağlamaktan bıktık. Onların anladığı sadece güçtür. Ya bu güç devreye girer ya da Filistinlilerle birlikte tüm insanlık insanlığını kaybeder.
28 Mayıs 2024
Sadakanız, İhtiyaç Sahiplerinin Umudu Olsun!
25.04.2026
İhracatçıya kurumlar vergisi indirimi
26.04.2026
Hasan Hüsrev Hatemi vefat etti
02.04.2026
Irak'ta ABD'li gazeteci kaçırıldı
01.04.2026
Görmediğin bir oğlu olmuş… OSMAN KAYAER 27.04.2026
BOSNA GÜNLÜKLERİ -1 ÜSTÜN BOL 24.04.2026
BOSNA GÜNLÜKLERİ - 2 ÜSTÜN BOL 29.04.2026
Dizilerin toplum üzerindeki etkileri MEHMET GÜMÜŞ 28.04.2026
Rachel Corrie'nin Yolunda Yürümek-II KADİR ÇİÇEK 04.04.2026
Rachel Corrie'nin Yolunda Yürümek-III KADİR ÇİÇEK 10.04.2026
Arada Kalan Hamas ve Direnen İran DERVİŞ ARGUN 06.04.2026
Green Card Sevdalıları CYRANO DE BERGERAC 07.04.2026